7/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Bir Yılmaz Özdil klasiği. Akıcı, bazen karmaşık anlatımıyla tarihe farları yakmış... Siyasi yakın tarih meraklılarına keyifli bir öğün; ileride bugünleri anlamaya yardımcı olacaktır kanımca.
GaslightYılmaz Özdil · Sia Kitap · 2023417 okunma
Puan vermedi·333 syf.··
2026 19. kitabı
BİR KULELİ HİKAYESİ . İçimi sımsıcak yapan,eski bir Türk filmi izleme hissiyatı içinde okuduğum bir kitap oldu #birkulelihikayesi . Yalnızca geçmişte kalmış bir aşka eşlik etmeyip, Türkiye’nin yakın tarihine de şahitlik ettiğimiz dostluk, aile temalarıyla birlikte macera ve gizemi de içine alan bir okuma. Onlar üç silah arkadaşı. Hamza Başçavuş, Doğan Türkmeneli ve insanlarla mesafeli, duygularını bastırmaya alışmış emekli asker Mustafa Albay, Mustafa Korkuter. Onları bir araya getiren şey ise, eski günlerdeki gibi maceraya atılacak olmak. Gençliklerinden beri çözmeye çalıştıkları Akasya bulmacası. Seneler sonra nereden çıkmıştı da bu üç arkadaşı tekrar hayata döndürmüştü Akasya? Mustafa Albay'ın araştırmacı gazeteci kızı Zeynep'in iki ay zorunlu izinle ülkesine, babasının yanına gelmesi ve Beyoğlu'ndaki sahafında eski bir kitap arasında bulduğu resimle. Foroğrafın arkasında yazan; " Akasya kokulu bir sokak, kalbimi bıraktığım bir yaz-1979" notu ve Mustafa Albay'ın gençlik aşkı. Kuleli'de okuduğu yıllar, pazar günleri kitabını alıp oturduğu çay bahçesinde aşık olduğu ve ayrılırken sımsıcak sarıldığı Akasyası. Sonrasında 6 gün 17 saat tekrar sarılmak için beklediği özlemi. 1979 yazı, Mustafa Albay için umut, gençlik ve saf duyguların zamanıdır. Ancak bu umut, 1980 Darbesi’yle birlikte aniden kesilir. Yıllar sonra fotoğraf ile karşısına çıkmış ve şimdiye kadar atladıkları detayı o gün fark etmişti. Fotoğrafta önde genç kız poz verirken; taksiye yaslanmış, elinde sigarası ile Akasya'ya bakan Pamuk Orhan! Zamanın haraç toplayıcısı. 6/7 Eylül olayları sonrası zor bir hayat yaşayan İskender Bey ve Melisa Hanım, 1980 darbe zamanı yaşanılanlar ve sonrası... Zeynep'in babasının yıllarca bakan buğulu gözlerinin gizemini mesleğini de kullanarak çözmek için adım
Bir Kuleli HikâyesiOgün Burak Aydıner · İkinci Adam Yayınları · 202524 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·179 syf.··
2025 103. kitabı
Kemal Atatürk' ü Anarken; Afet İnan kaleminden, Türk Tarih Kurumu tarafından baskısı yapılan, Prof. Dr. A. Afet İnan’ın 10 Kasım’larda Atatürk’ü anmak için çeşitli gazete, mecmua ve broşürlerde yayınlamış olduğu makaleler bir araya getirildiği, 179 sayfadan ibaret anı türünde eser. Basın Yayın Umum Müdürlüğü’nün 4 Mayıs 1953 yılında yabancı dillerde, yayımlanmak üzere hazırlanan Atatürk’ün biyografisi ile başlıyor. Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün, çocukluğu, askeri ve siyasi hayatı, devrimleri, düşünceleri, yaşadığı bazı olaylarda Afet İnan' a kaleme alması için aktardıkları,doğa sevgisi, kadın haklarına verdiği önem, kişisel özellikleri, edebiyata olan düşkünlüğü, 1934 yılında, TBMM’de verdiği nutuk (orijinal metinler ile), Ecnebi Yayınlarda Atatürk anlatılmış. Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi, onunla alakadar olmalıyız. İnsanları mesut edecek yegane vasıta onları birbirine yaklaştırmak, onlara birbirlerini sevdirmek karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi , duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir." Gençler, Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin vatan muhabbetinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Atatürk'ü ölüm yıldönümünde anmak onun arkasından sadece bir yas tutmak için değildir. Onu milletçe bu vesile ile anarken O, Türk büyüğünün yaşadığı yıllarda, milleti için yaptığı hayırlı işleri yâd etmek ve gene milleti için beslediği fikirler üzerinde düşünmek, açıklamalar yapmak ve onları benimsemek gayemiz olmalıdır. O, herhangi bir kitaba başladığı zaman, kitap hacmi ne kadar olursa
Kemal Atatürk'ü AnarkenAfet İnan · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 202478 okunma
Avrupa da Aristotelesten sonra 2.öğretmen
Puan vermedi
Farabi islam dünyasında doğmuş büyümüş müthiş yetenekli ve zeki bir bilim insanı ve bir türk olarak kesinlikle kendi insanlarımızı daha yakından okumamız tanımamız gerektiğine inanıyorum. Anlamanın ve Aydınlanmanın Felsefesi burada. Sadece filozoflan degil, sayisiz bilim insanını da derinden etkilemis, akimlarin ve icatlarin ilham kaynağı olmuştur. Varlıklı bir ailenin ferdi olarak saraya yakın olmasına rağmen siyasi iradeyi tamamen reddedip kendini ilme adamıştır. Günde yalnızca bir öğün yemekle hayatini sürdüren Farabi, zamaninin her saniyesini ilimle geçirmeye gayret göstermiştir çünkü Farabi'ye göre insan ilmi aramakla mükelleftir. İlmi bulmak, onu öğrenmek ve onu anlatmak zorundadır. ilim Çin'de bile olsa kalkıp pesine düsmek gerekir. insan ilim için yasamiyorsa istirap içinde, anlamsiz ve mutsuz bir ömür geçiriyordur. Çagimiz insaninin anlamli ve anlamsiz gayretleriyle yüzlesmesi ve yeniden bir yaşam kurgusu inşa etmesi açısından Farabi'nin ilham dolu hayatı ve çalışmları örnek alınacak niteliktedir. Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?
Felsefe
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma
10/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2025 144. kitabı
Vedat Bilgin / Üniversite Bilim ve Türkiye. Bayburt’ da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Bayburt’ ta tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde “Şehirleşme ve Sanayileşme İlişkileri” konusunda Master çalışmasını, “Türkiye’de Sanayileşme Politikaları ve Demokratikleşme Süreci”  adlı çalışmasıyla da İktisat Sosyolojisi alanında Doktorasını tamamladı. 1995-96 yılları arası York Üniversitesinde Misafir Öğretim Üyeliği yaptı. 2006 yılında Michigan Üniversitesinde “Ortadoğu Toplumlarında Modernleşme Sorunları” konulu uluslararası çalışmada yer aldı. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde öğretim üyeliği, TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanlığı, Başbakan Başdanışmanlığı görevlerinde bulundu. Çok sayıda yayımlanmış araştırma kitabı, makale ve çalışmaları bulunmaktadır. 25. ve 26. Dönem Ankara milletvekili seçildi. 26.Dönemde AGİT Parlamenter Asamblesi Başkanı ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi oldu.   İyi düzeyde İngilizce bilen Bilgin, evli ve 2 çocuk babasıdır. Eser, 2012 yılında Prof. Dr. Vedat Bilgin'in başkanlığında, editörlüğünü Huzeyfe Arslan'ın yaptığı ülkemizde üniversite ve bilim kavramları ve bilim dünyasında karşılıklarının incelendiği bir çalışmadır. Konuyla ilgili makaleler, söyleşi tarzında üniversite sohbetleri ( soruşturma) bulunmaktadır. Ahmet Turan Alkan, Toktamış Ateş, Zakir Avşar, Aydın Başbuğ, Bülent Bayat, Mehmet Bayraktar, Muhittin Bilge, Mehmet Birey, Hasan Biri, Süleymanlı Hayri Bolay, Kadir Cangızbay, Şenol Durgun, Durmuş Hocaoğlu, Turan Güven, Ahmet İnam, Galip Beygü İsen, Mehmet Ali Kılıçbay, Şükrü Koç, Ahmet Mahiroğlu,
Üniversite Bilim ve TürkiyeKolektif · A Kitap · 20121 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 00:00
"SIRADIŞI" "İnsan büyüdükçe mi artıyor dertleri.. Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri? Bazı acılar vardır insanı olgunlaştırır, bazı acılar vardır ki insanı çaresiz bırakır Ne acıdır ki insan bu dünyada bıraktıklarıyla hatırlanıyor. Karnı tok ama gözleri bir türlü doymak bilmeyenler. Her güç odaklarının bir devri vardır. Önemli olan bu deviri yaşarken geride bıraktıkları eserlerdir. Ölümün bile hak edişi olmalıydı." Kader… Doğum ile ölüm arasındaki yaşamın gizemli akışını tanımlayan bir kelime. O, çoğu zaman açıklanamaz, kimi zaman ise içimizi rahatlatan bir sığınak gibi. Yaşamın kendisi gibi, kader de bir bilinmezlik. Dağlardan süzülen ırmak gibi akıp gider; kimi zaman yönümüzü belirler, kimi zaman ise bizi sürükler. Belki de kaderin en ilginç yönü, ne kadar sıradışı olursa olsun, herkese eşit dağılmasıdır. Yıllarca savaş meydanlarında cesurca bulunup, evine döndüğünde sıradan bir kazayla hayatını kaybeden insanlar… İşte bu, kaderin oyununa verilebilecek en somut örneklerden biri. Kader, bazen öngörülemez bir cilveyle karşımıza çıkar ve hayatımızın akışını beklenmedik biçimde değiştirir. Hayatta bazen kendi seçimlerimizi yaşarız; bazen de başkalarının seçimlerinin sonuçlarını taşımak zorunda kalırız. İşte biz buna da kader diyoruz. Peki kader, yalnızca en zor zamanlarımızda bize avuntu sağlayan bir kavram mı? Belki de… Başardığımızda emeğimizin hakkını teslim ederiz; ama başarısızlıkla karşılaştığımızda, sığınabileceğimiz bir gerekçe olarak kaderi öne süreriz. Can, 42 yaşında iki kez evlilik yapmış, hayatını sıradışı deneyimlerle dolu bir yolculuk olarak yaşamış bir isim. Uzun yıllar savaş muhabirliği yapmış, hayatının tam dokuz buçuk yılını cephelerde geçirmiş ve tam 52 ülkede iç karışıklıkların ortasında bulunmuş. Kan, gözyaşı, bombalar… Can her şeyi
Edebiyat
SıradışıOgün Can · 40 Kitap · 202397 okunma