bu yazı, sabahattin ali’nin kamu malı hâline gelmiş metinlerinden yapılan alıntılarla hazırlanmış bir okuma ve değerlendirme yazısıdır. oldukça kıymetli ve kaliteli bu çalışmanın / derlemenin editörleri nüket esen ve nezihe seyhan’dır. alıntılar, eleştiri ve inceleme amacıyla kullanılmıştır. kronolojik bir şekilde sıralanan mektuplar ve belgelerin dipnotları okuyucuyu yormayan, açıklayıcı biçimde oluşturulmuş. bu değerli çalışmanın tarihe tanıklık ettiğini düşünüyorum.
...
dixi et salvavi animam meam
"konuştum ve ruhumu kurtardım."
bu ifade sabahattin ali'nin hasan ali yücel'e yazdığı mektupta geçer ve bana kalırsa kendisinde bu eserin kısa bir özeti mahiyetini taşır.
eser, sabahattin ali’nin yakınlarına, iş arkadaşlarına, kurumlara gönderdiği mektupları ve resmi belgeleri içeren, yazarın dünya görüşünü en çıplak haliyle gözler önüne seren bir dokümantasyon. eşi ve kızına yazmış olduğu mektupları içeren canım aliye ruhum filiz ile birlikte okunduğunda, sabahattin ali'yi en yakın arkadaşından daha iyi bilir ve tanırsınız.
kendi adıma ise sabahattin ali külliyatında okuduğum 13. ve son kitaptır.
belgelerden ve mektuplardan net bir şekilde çıkan sonuç şu; ali'nin hayatı siyasi, bürokratik ve politik kavgalarla, mahkeme koridorlarında tükenmiş. bu memlekete büyük edebi eserler kazandırmış ve dahasını da kazandırma potansiyeli çok yüksek olan bu yazar, başını kaldırıp etrafına dahi bakamadan edebiyat dışı her şey ile uğraşmak zorunda bırakılmıştır.
dikkatimi çeken notları kısaca aşağıda paylaşıyorum.
--- spoiler ---
- atatürk'e hakaret davası ve "memleketten haber":
ali, kendisine atfedilen ve bir iftira olduğunu uzun uzun anlattığı o meşhur şiir yüzünden çok yıpratılmış. savunmasında; "vahdettin'i kast eden 'koca teres' kelimesini reisicumhuru kasteder göstermek