Arkadaşınızın önerdiği bir filmi izledikten sonra aynı gece evdeki gürültülere uyansanız ve aynı filmde kendinizine tıpatıp benzeyen birinin oynadığını görseniz ne hissedersiniz? Ama oyuncu değilsiniz, neden bir filmde oynayasınız? İkiziniz de yok?
Kopyalanmış Adam tam da bu konu üzerine inşa edilmiş. José Saramago'nun okuduğum kitapları arasında Körlük 'ten sonraki favorim oldu.
Olağanüstü bir kurgu, hiçbir eksiklik görmedim kurgusunda. Fakaaaat, en önemli meseleye gelirsek...
Saramago çok iyi yazardı fakat bir kusuru vardı: Nokta ve virgül ve virgül dışında noktalama işareti kullanmazdı. Virgül demiş miydim? Bir de virgül.
Mükemmel olabilecek bir kitabı okurlardan soğutmuş desem yalan söylemem. Koskoca bir sayfa konuşma ve sadece virgüllerle ayrılmış. Hani yanlışlıkla kafanız başka bir yere gitse bir sözü kimin söylediğini bulmanız imkansız.
Sona yakınlar da kısmen tahmin ettiğim gibiydi. En son 1 yaprak ise kafamı allak bullak etti. Halen toparlayabilmiş değilim. En son 3 yıl önce Kardeşimin Hikayesi nde böyle hissetmiştim. Böyle kurguları seviyorum.
Kısaca: Çok beğendim, 1 puanı nokta ve virgül dışındaki noktalama işaretlerinin hakkının yendiğini düşündüğüm için verdim. Biz bu işaretlerden az çekmedik sınavlarda. Şimdi de yokluklarından çekiyoruz.
Herkese tavsiyemdir, iyi okumalar dilerim.
Bu mavi şey nedir? Bu insanın içini sevinçten, keyiften parlatan şey nedir? Ne kadınla yatmak, ne şarap içmek, ne arkadaşlarla prafa oynamak, ne tiyatro, sinema seyretmek... Hepsi bir yana dünyayı seyret. Al gözüm bak efenedim.