”her şeye rağmen sıcaktı güneş. her şeye rağmen üstesinden geliyordu insan. hayat bir şekilde günleri birbiri ardına eklemenin bir yolunu buluyordu, her şeye rağmen.”
• mrs. dalloway | virginia woolf
İşlerimiz iyi gitmiyor diye, tanrılara kızmayalım, demişti.
İşlerimiz, bizim ve bize benzerlerin küçük sakatlıklarıyla,
tesadüflerin ihanetiyle, her zaman bozulabilir. Hatta birkaç nesil
için bozuk gidebilir. Bu bozulma, bu düzensizlik iç kıymetlerimize karşı vaziyetimizi değiştirmemelidir. İki ayrı şeyi birbirine karıştırırsak çıplak kalırız. Hatta zaferlerimizi bile
tanrılardan bilmemeliyiz. Çünkü ihtimallerin cetvelinde
mağlubiyet de vardır. Amcanın mahkemesinin uzamasıyla bu
vatan üzerindeki tarihi haklarımızın ®, kızkardeşinin evlenmemesiyle Süleymaniye'de okunan sabah ezanının ve
Müslüman bir babadan doğmanızın, paranızı dolandıran emlak
tellaliyle iç çehremizi yapan kıymetlerin, bizi biz yapan büyük
realitelerin ilgisi nedir? Bunlar sonu cemiyete dayanan realiteler
olsa bile, bizi kendimizi inkara değil, şartları değiştirmeğe
götürmelidir.
“Son zamanlardaki çalışmalarınız memnuniyet verici değildi, gerçi bu mevsimde iyi iş yapmak biraz zor bunu kabul ediyoruz; fakat hiç iş yapamayacağınız bir mevsim yok Bay Samsa, olmamalı.”
Önce sakin sakin ve rahatsız edilmeden kalkmak ve giyinmek istiyordu ve her seyden önce de kahvaltı yapmak; ancak ondan sonra ne yapacağını düşünecekti, çünkü yatakta düşünmeye devam ederek akılcı bir çözüme ulaşamayacağını kendisi de fark etmişti.