(...) Daha sonra, kanunlarda yapılan değişikliklerle birçok siyasî tutuklu ve hükümlüyle beraber Salih Mirzabeyoğlu da tahliye oldu. Çıktığı ânda da, gözaltına alınmasından gördüğü işkenceye kadar, hukuk dersleriyle dolu olan “İşkence” kitabını yazdı. Kitab, işkencenin ne olduğunu, nasıl yapıldığını, zaman zaman ironik, zaman zaman küfürlü bir üslûbla anlatıyordu. Büyük ilgi gördü. Kitabın, arka kapak yazısı çok ünlü oldu; Metris’teki İbdacıların bulunduğu koğuşun duvarına çizilmiş ve yazılmış olarak yıllarca orada durdu:
"Tenimizi ezebilirsiniz… Ama… Ruhumuzu asla… Onu ne işkence zapteder, ne kelepçe, ne pranga… Gülümser durur inancımız, hürriyet buudunda sonsuzca… Bizi edebilirsiniz, evimizden, tenimizden… Ama dinimizden?.. Çok şükür… Pişmanlık uğramadı semtimizden… Ya siz?.. Ezelî pis, hayvancıklar… Neye yaradı işkenceniz?.. Dünyanız kara, ahiretiniz zift… Sizi bekliyor cehenneminiz!.."