Tolstoy bu kitabı yazarken kendini odasına kapatmış ve hizmetçisine önemli bir durum olmadığı sürece asla odasına girmemesini yemeğini kapının önüne bırakıp gitmesini istemiş. Hizmetçisi bir kaç öğünden sonra yemeğini hala yemediğini görünce birşey mi oldu acaba diye düşünerek kapısını çalmış ama hiç bir ses alamamış. Korktuğu için odaya bir türlü girememiş. Gidip akrabalarına durumu anlatmış. Kapıyı açtıklarında Tolstoy'u yerde ağlayarak bulmuşlar. Günlerdir yememiş içmemiş. Ne oldu diye sorduklarındaysa verdiği cevap şuymuş:
Anna Karenina öldü.
Böyle duygu yüklü bir kitap tekrar tekrar okunmayı hakediyor.
"Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim."
Aslında bu alıntı kitabın bir cümleyle özeti gibi. Kendi halinde sessiz sedasız farkedilmekten korkarak yaşarken bir portreyle hayatının değişebileceğini hatta artık fark edilmek için can atacağını nerden bilebilirdi ki Raif Efendi.
Stefan Zweig'in okuduğum ilk eseri. Oldukça akıcı film izliyormuşsunuz gibi bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap. Hayatı boyunca kendini hiç sevmeyen bir adama aşık bir kadın düşünün. Onunla uyuyup onunla uyanan. Aşkın verdiği acıyı bile sevecek kadar cesurmuyuz diye düşündüm okurken. İnsan gerçekten sevdiğinde o sevgiye dahil olan her şeyi sever. Sevginin ne kadar güçlü olduğunu, gerçek olduğunu ama bu sevgiyi asla haketmeyen insanlar olduğunu da biliyoruz. Hissettirdiği yoğun duygular sonucu mutlu sonla bitmesini o kadar çok isteyeceksiniz ki. Umarım bir gün herkes hakkettiği aşkı en güzel şekilde yaşar ve bu eserin aksine mutlu sonla biter hikayeler.
"Beni hiç tanımamış olan sana."
Kitap önerisi istenildiğinde önereceğim ilk kitaplar arasında. Savaşın acı tarafını görüyoruz bu kitapta. Kadının bir eşyadan farkının olmadığı hiç bir hakka sahip olmadığı bir dönem de hayatları kesişen iki kadının bitmeyen çilesi. Kapalı kapılar ardında yaşanan bir çok acı. Yardım çığlıklarının duyulmadığı, işkencelerin görülmediği daha doğrusu üç maymunun oynandığı bir zaman. Okurken göz yaşlarıma engel olamadım. Eskiye oranla bu zihniyetten biraz olsun kurtulmuş olsakta hala bunları yaşayan sokağa çıkması yasak olan okuması yazması gülmesi yasak olan hala yardım çığlıklarını duymamızı bekleyen bir çok kadının olduğunu unutuyoruz. İşte tüm bu acı gerçekleri bize hatırlatan bir kitap.