İstanbul
Haliç’in sularında iki yaka birbirine nazırdır bir yanda surların içine çekilmiş yorgun gölge öte yanda Ceneviz taşlarında uyuyan tuzlu hatıra aralarında köprü ne tam geçiştir ne tam ayrılık balıkçıların sabrı kadar uzun martıların ezelî çığlığı kadar eski ve zamanın unuttuğunu hatırlatan mısradır derler ki değişmiştir şehir oysa değişen insanın içidir rüzgâr yine eski yerinden eser su yine ezelden beri aynı duayı taşır dalgaya İstanbul tek yüzlü olmayan bir nûr şehir her sokağı başka vakit her taşı başka bir sır saklar teninde açan erguvanlar damarlarından sızan hatıradır üzümün en mayhoş mevsiminde insan meyhane arar bir kemerin gölgesinde bulur kendini anason buğusunda silinmiş masalarda yarım kalmış aşklar yarım söylenmiş türküler eski bir gazeldir gece
Ümmühan Yıldız
AÇAİ AMA YEŞİL
İyi akşamlar sevgili günlükseverler. Özelimiz falan yok malum. Tüm günlüklerimi canım blog sayfama bembeyaz bir çarşaf gibi seriyorum. Hani şu bana temiz bir yatak yapsalar kendimi bile unutup uyusam dedikleri yatağın çarşafı. Bu akşamın sessizliğine biraz açai kokusu kattım. Gözlerimi kapattım sarı ışık direkt ruhuma vursun diye. Şakaklarımda tozlanma varmış gibi ağırlıklar hissettim. Şuan hala duruyor. Onları da bu yazı bitene kadar atlarım diye düşünüyorum. Bugün öyle bir pazardı ki koydu vallahi ağırlığını. Ben böyle bir pazarım işine geliyorsa ne iyi gelmiyorsa da napalım tarzı bir gündü. Mecburen kabullendik bastık bağrımıza. Dur bir yudum yeşil çayımdan alayım. Oh valla mis. Bugün bir buçuk film izledim, yarım kitap bitirdim alıntılarımı da alıp rafa kaldırdım. Tıpkı bazı şeyleri de rafa kaldırdığım gibi. Derin bir düzen günü, hafif aydınlanma, yoğun bireyselleşme falan derken kişisel gelişim geçmişim yaptı şovunu valla. Ne kadar da kendimi anlatmaya başladım ben ya. Oysa hiçte sevmem. Acaba bu yazıları yazan başka biri mi ? Olabilir mi ! Siz anlatın biraz da napıyosunuz ? Evrene enerjiler gönderiliyor olumlamalar yapılıyor mu ? Tuzlu suyu sol omuzdan aşağı gönderiyor musunuz? Esra Ezmeci'nin estetikleri ortaya çıktı mı? Kadir Ezildi saçı varken neden saç ektirdi ? Eşi hamile mi değil mi ? Ayşe Şeyma ile İbrahim Selim evlense de storylerini izlesek. Ay napalım gri hayatımıza böyle renk buluyoruz. Bizde böyle insanlar olduk. Neyse ben meditasyona geçiyorum. Boş duvara bakıp hiçbir şey düşünmemeye çalışacağım. 287. denemem. Bu sefer yirmi saniyeye ulaşıp rekorumu kıracağım. Göreceksiniz. Bu arada yeşil çayımı bitirdim. Merak edersiniz diye bilgiyi bomba gibi bıraktım buraya. Son 28 yıldır başlayıp sonunu getirdiğim tek şey. İlk dört seneyi hatırlamıyorum çok
Alıntı
Reklam
Dünya tuzlu su gibidir içtikçe susuzluğun artar.🌷
Alıntı
“Dünya, tuzlu su gibidir; ondan içtikçe susuzluğun daha da artar.” ||Ibn Mukaffa||
Diyeceklerim Bu Kadar
Annelerin evlatlarını tanımayacağı güne hazırlığımızı yapalım.. Dünya tuzlu su'dur içtikçe içesin gelir.. Asıl yurdumuza yatırım yapalım..
Hicv-i Muzip
Vuslata beş kala girme duşa yar, Teninin kokusudur aşka veren har, Sevmem ben parfümü, miski, sabunu, Lazım olan kokun, sende zaten var, Dilime değdimi teninin tuzu, Eritmeli bünyemde kar ile buzu, Ağzından çıkacak bir ufak sözü, İşletmeli belimin kordonuna yar, Dudakta kirazı, göbekte çölü, Göğüste sümbülü, kasıkta gülü, Yetmiyor yanınca en büyük gölü, Ateşime su senden gelmeli yar, Terin terim olsun, tenin bedenim, Aceleye ne gerek var, zaten seninim, Bir serbest bıraksak, bayılırız eminim, Takati bendedir, hazzı sende yar, Şevkimi affeyle, ben de bir kulum, Gerdandan baldıra uzanır yolum, Yakarsan geriye kalacak külüm, Nefesin har eyle, bende nardır yar, Nefesin hızlansın, gözün kararsın, Nankörsün sen, iş düşünce ararsın, Nazın boldur ama acır verirsin, Verdiğin nimete minnet yetmez yar,
Aşk
Reklam
Reklam