Aşk, savaş, sınıf farkı, hepsi bu kitapta. O kadar nahif bir dili var ki. Su gibi akıyor kitap; tabii bunda çevirmen Ataol Behramoğlu’nun da payı çok fazla. Bir subayın ücra köşelerde başlayan hikayesi tıpkı bizim şark görevlerine benziyor. Arkasından genç yaşında isyanlar ile uğraşması ve dürüstlüğü ve doğru sözlülüğü sayesinde de nihayetinde muradına erişini okuyoruz. Bir tarih ve edebi lezzet kitabı sunmuş bize yazar, çevirmen, yayıncı üçlüsü. Çok sevdim.