Tylor'a göre, geniş anlamda animist bir dünya görüşü şekillendikten sonra evrim geçirmeye başlamıştır. Örneğin bir noktada, her ağacın bir ruhu olduğu düşüncesi, yerini, ağaçların toplu olarak "orman tanrısı" tarafından yönetildiği düşüncesine bırakmıştır. Bu yeni başlayan çoktanrıcılık da daha sonra olgunlaşmış ve sonunda tektanrıcılığa dönüşmüştür.
Tylor'a göre "Kültür yahut medeniyet, geniş etnografik manasıyla ele alındığında, bir toplumun üyesi olarak insanın elde ettiği bilgi, inanç, sanat, ahlaki değerler, kanun, adetler ve diğer imkan ve alışkanlıkları kapsayan karmaşık bütünü" ifade eder.
Dar anlamda ruh tasavvurları, geniş anlamda bizatihi ruhsal varlıklara ilişkin öğretiye animizm denir. Bir de, animatizm denen, bize cansız görünen doğanın canlı olduğu öğretisi vardır ve animalizm ile manizm de bu kapsama girer. Eskiden belirli bir felsefisistem için kullanılan animizm teriminin şu andaki anlamına E. B. Tylor sayesinde kavuştuğu söylenebilir.
Tylor'a göre din ruhani varlıklara inanç, Marett'e göre heyecan, Frazer'a göre çaresizlik duygusu, Freud'a göre suçluluk psikolojisi, Durkheim'a göre ise toplumun kendisine tapınmasıdır.
Tylor'ın teorisine göre ilkel insanlar, doğa olaylarının oluşumunu manevi varlıklarla açıklamış,bu inanç politeizminin doğmasına yol açmış ve sonrasında tanrıların gücünün tek bir tanrıda toplanmasıyla monoteizm teşekkül etmiştir.