Tā meni ayırdı devrān sevgü yārumdan menüm
İncidi gökde melāyik āh u zārumdan menüm
Ṣūretüñ gördüm nigārā vālih ü sevdā-yı men
Firḳatüñ dūr eyledi ṣabr u ḳarārumdan menüm
Ey perī-peyker seni andan berü kim görmişem
Ḥüsnüñ ayırdı ḳarār u iḫtiyārumdan menüm
Ḥasretem Ya‘ḳūb tek Yūsuf yüzine ey ṣabā
Tañruñ içün bir ḫaber algil nigārumdan menüm
Ey Ḫaṭāyī her tüğüñ titrer ḫazān yapraġı tek
Tā meni dūr etdi bu devrān bahārumdan menüm
"Allah ile ancak onun rızasına muvafık hareket ettiğin takdirde sohbet et.Halk ile ancak nasihat etmek ve nasihati dinlemek kaydıyla arkadaşlık yap. Nefis ile ancak ona muhalif hareket etmek suretiyle arkadaşlık et. Şeytanla ancak ona düşmanlık gütmekle arkadaşlık yap."
"Müslüman, müslümanın kardeşidir. Kardeşine zulmetmez. Ondan yardımını esirgemez. Ve onu mahrum edip ihmal etmez?"
Kişinin müslüman kardeşine yardımcı olmaması, onu düşmana teslim ve mahrum etmesi demektir.
Sevginin celbedilmesinde bütün bunlardan daha tesirli bir rol oynamak, arkadaşını gıyabında kendisine bir kötülük yapılmak istendiği veya açık, yahut da dolaylı yollardan şerefine dil uzatılmak istenildiği zaman, müdafaa etmektir. Kardeşliğin hakkı onu himaye etmek veya yardımına koşmak hususunda kolunu sıvamak, ona saldıranı susturmak, saldırgana karşı şiddetli ve göz açtırmayacak derecede hücuma geçmektir. Bu durumda sükût etmek, arkadaşın kalbini hararetle doldurur ve nefretini mucibdir. Bir de arkadaşlık hakkında kusurluluktur.