Fariğ olmam eylesen yüz bin cefa sevdim seni Böyle yazmış alnıma kilk-i kaza sevdim seni Ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nüh felek Şahit olsun aşkıma arz-ü sema sevdim seni... Şeyh Galip
-Canan, kadife dut sularına ne yaptın? -Onu değil; Nero di Morus'u uyuşturdum.
Reklam
“Hiçim ü hiç de değilim de velî ednâyım Zerre-i hâk-i der-i hazret-i Mevlânâyım” “Ben hiçbir şeyim; hatta ‘hiç’ bile sayılmam, en aşağı mertebedeyim. Mevlânâ’nın kapısının toprağının bir zerresiyim.” Şair, kendisini büyütmek yerine tamamen siler ve şöyle der: “Benim varlığım iddia değil, sadece bir toz zerresidir; hakikat karşısında benlik yoktur.”
“Hem güzel, hem akıllı Moderniteyi reddetmiyor Geleneklerine bağlı Nazenin Azizem Nuru-u aynım Şahsiyetim Zarafet timsalim “
Sevdadırr sevda:
𝑩𝒖 𝒏𝒆 𝒈ü𝒛𝒆𝒍𝒍𝒊𝒌, 𝒃𝒖 𝒏𝒆 𝒚ü𝒛, 𝒃𝒖 𝒏𝒆 𝒌𝒐𝒌𝒖𝒅𝒖𝒓. 𝑨𝒌𝒍ı𝒎 𝒔𝒂𝒄̧ı𝒏ı𝒏 𝒌𝒐𝒌𝒖𝒔𝒖𝒚𝒍𝒂 𝒅𝒐𝒍𝒖𝒅𝒖𝒓. 𝑴𝒖𝒉𝒊𝒃𝒃𝒊 𝒂𝒏𝒔ı𝒛ı𝒏 𝒅𝒊𝒗𝒂𝒏𝒆 𝒐𝒍𝒅𝒖. 𝑩𝒖 𝒏𝒆 𝒂𝒔̧𝒌, 𝒃𝒖 𝒏𝒆 𝒅𝒆𝒓𝒕, 𝒃𝒖 𝒏𝒆 𝒉𝒖𝒚𝒅𝒖𝒓.
Alıntı
Kaf u nûn hitabı izhâr olmadan Biz bu kâinatın ibtidasıyız Kimseler vasıl-ı didar olmadan Ol “kabe kavseyn”in “ev edna”sıyız Yoğ iken Adem’le Havva alemde Hak ile Hak idik sırr-ı mübhemde Bir gececik mihman kaldık Meryem’de Hayret-i İsa’nın öz babasıyız Bize peder dedi tıfl-ı Mesiha “Rabbi erini” diye çağırdı Musa “Len terani” deyen biz idik ana Biz Tûr-ı Sina’nın tecellasıyız. “Künt-ü kenz” remzinin olduk ağahı Hakka’l-yakin gördük cemalullahı Ey hoca bizdedir sırr-ı ilahi Biz Hacı Bektaş’ın fukarasıyız. Zahida şanımız “İnna fetahna” HARABİ kemteri serseri sanma Bir kılkırk yarar kamiliz amma Pir Balım Sultan’ın budalasıyız. Ahmed Edib
Şiir
Reklam
Reklam