Hayatlar, geçim araçlarını ellerinde tutan küçük bir sınıfın lütuf ve merhametine bağlı kaldıkça; ne anayasa, ne insan hakları, ne cumhuriyet, ne anayasal monarşi, insanları özgür kılabilir.
Sana açıkladıklarında değil, açıklayamadıklarındadır insanın gerçeği. Bu yüzden, onu tanımak istediğinde söylediklerine değil, söylemediklerine kulak ver.
İnsanın içinin zenginliği yüzünü güzelleştirir. Sevecenlik ve saygıyı doğurur onda. Her varlığın canı gözlerinde, çehresinde, bedeninin tüm devinimlerinde ve her türlü davranışlarında ortaya konmuştur. Görünüşümüz, sözlerimiz ve tavırlarımız kendimizden daha büyük değildir. Çünkü can bizim yuvamız, gözler onun pencereleri ve sözlerimiz de onun bildiricileridir.
Suçluluk duygusu kanın burundaki erektil dokuya hücum etmesine neden olur. Bu otomatik bir reflekstir, yalan söylemeyi beceremeyenlerin neden burunlarına veya kulaklarına sürekli dokunduklarını ya da onları kaşıdıklarını açıklar.
İnsanlar tuhaftır! Kötü bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en önce vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar. Kötü işler yapanlara sorunuz, hepsinde kendi kendilerine yaratılıp özenle pekiştirilmiş sebeplere rastlarsınız.