Yeraltı bir insan mıdır,bir düşünce midir yoksa bir olgu mudur? Kitaba başladığımızda bu sorunun cevabını aramaya başlıyoruz. Okuyunca yeraltının bir mekan olarak değilde kendi iç dünyasına çekilmiş ve toplumdan uzaklaşan bir insanın metaforudur.
Kitabı iki bölümle inceleyeceğiz. İlk bölümü okurken ukala, kendini beğenmiş ve burnu havada bir insanın düşüncelerini okuyor gibi hissedeceksiniz. Ama kitabın ikinci bölümüne gelecek olursak yeraltına karşı düşünceleriniz değişecektir. Aslında toplumun onu bu hale getirdiğini anlayacaksınız. Meslek hayatındaki başarısızlıkları, çalışma arkadaşlarıyla sağlıksız iletişimleri ve zaman zaman kendini üstün görmesi bazende değersiz görmesi içine kapanmasına neden olmuştur.
Kitabın sonlarına doğru Liza ile karşılaşması en önemli olaylardan bir tanesiydi. Liza da yeraltı gibi toplumdan dışlanmış ve zor koşullarda yaşayan bir kadındı. Liza ile konuşurken bazen ondan kurtulması gerektiğini düşünür bazende onu kıracak davranışlar sergiler. Yeraltının iç dünyasının çatışmaları nedeniyle Liza ile de sağlıklı iletişim kuramaz.
Dostoyevski, bu eserle insan psikolojisinin karanlık yönlerini ortaya koymuştur. Günümüzde de modern insanın zaman zaman bu psikolojiye büründüğünü görüyoruz.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma
Çok karmaşık ve biraz sıkıcı. Her sayfayı çevirdiğiniz de yeni bir heyecan var mı diye bekliyorsunuz. Ne yazık ki tek düze. Aubreyden hiç bir olay olmadan vazgeçilmesi can sıkıcı.
Ukala PiçVi Keeland · Yabancı Yayınevi · 2018535 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güneş tanrısı Helios’un Okeanos’un nympha kızı Perseis’ten olma dört çocuğunun üçüncüsü: Kirke. Diğer üç kardeşi gibi ilahi güçlere, erdemlere, nymphaların güzelliği ve zarafetine sahip değildir ve bundan dolayı tabiri yerindeyse annesi dahil herkes tarafından sürekli hor görülür. Aşkı yüzünden ölümlü bir balıkçıyı tanrılaştırır, kıskançlığı yüzünden rakibi bir nymphayı canavara dönüştürür ama bunlarla sınırlı kalmaz. Bu cadılığından ve suçundan ötürü Zeus tarafından Aiaie Adası’na sonsuza dek sürgüne gönderilir.
Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.
Aiaie’de kendini cadılık konusunda her geçen gün daha da geliştirir. Bitki kökleri, özsular, efsunlar, malü çiçeği, yabani otlar… Adada tabiri yerindeyse izole bir hayat sürer. Zaman zaman ukala Hermes ziyaretine gelir, kehanetler getirir. Zaman zaman yolunu kaybeden taşkın denizciler adayı ziyaret eder; yedirir, içirir, sonra da onları domuza dönüştürür ve böylece Kirke’nin ünü yayılır…
Kehanetler, Troya Savaşı, Akhilleus ve Patroklos, Odysseus, Skylla, Daidalos ve İkaros, Minotaurus ve daha fazlası…
Ben, Kirke, yazar Madeline Miller’ın ilk kitabı Akhilleus’un Şarkısı’ndan fikrimce daha derli-toplu, akıcı fantastik bir eser. Tıpkı ilk eserinde olduğu gibi yazar, bu eserinde de okuyucuyu sıkmayan bir anlatımla Yunan mitolojisinin sevilen kahramanlarının hikâyesini bize yalın, sade bir şekilde sunuyor. Yunan mitolojisi ilgililerinin seveceği Ben, Kirke her okurun değil ama fantastik, mitik her okurun kütüphanesinde yer edinmeli.
İşte aradığım dark romance bu. Kitap "Günahkar" serisinin ilk kitabı. Kesinlikle devam kitaplarını türkceye çevrildiği zaman okuyacağım. Şuan bildiğim kadarıyla ilk iki kitap çevrilmiş, ve seri 5 kitap olucakmış.
__________________________________________
Ana erkek karakterler 5 farklı ülkenin mafyalarıdı ve biz bu serinin diger kitaplarında bu mafyaların aşk hayatlarını okuyacağız. İlk kitap Yunan mafya lideri Nikolas ve babasının yeni evlendiği karısının kızı, yani üvey kardeşi Tess'in aşk hikayesini anlatıyor. Tess 21 yaşında, Nikolas ise 36 yaşında. İlk başlarda Nikolas ukala, emir vermeyi seven, kızı zorbalayan biri gibi davransa da, aşık olunca tamamen farklı biri oluyor ve ben o hallerine bayıldım. Yani benim bu tarz kitaplarda okumak istediğim tam da şu. Korumacı, ama kısıtlamayan, sevdiği kadının hayallerinin peşinden koşmasına izin veren, onu her zaman destekleyen bir eş olması Nikolas'ı gözümde yükseltdi diyebilirim.
Ve diğer sevdiğim kısım ise biraz spoiler olucak ama yine de üstü kapalı bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Hayatları tehlüke altında olduğu zaman, yani büyük bir savaşın ortasında olduğu zaman diğer 4 mafya liderlerinin de adamlarıyla birlikte yardıma gelmesini okumak çok güzeldi ya. Baya eğlenerek ve fazla duygusal olduğum için sulu gözlerle okumuş olabilirim o kısımları.
Yorumum bu kadar. Dark romance sevenlere kesinlikle önereceğim bir kitap oldu. Hoşçakalın.
Seri ikinci kitabıyla devam ediyor. İçim içime sığmıyor en sevdiğim karakter kitaba dahil olana kadar onu sabırsızlıkla bekledim. Rhysand kitabın en güzel yanı olabilir. Birinci kitapta anlamlandıramağıdım birçok şeyi ikinci kitapta anlamlandırdım. Bu kitap kesinlikle ilk kitaptan çok daha güzel, çok daha akıcı, çok daha heyecanlıydı. Kızımızın yeteneklerini kazanmış ve kullanmaya başlamış olması da beni ayrıca mutlu etti. Tamlin Feyre'nin yeteneklerini hakir gören aşağılık kompleksine sahip beceriksiz bir ukala. Kızımızın bir yerden sonra Tamlin'den vazgeçmiş olması beni aşırı keyiflendirdi. Yani kısacası kitabı beğendim. Ayrıca kitap daha çok kadın gücü çevresinde dönen bir kitap. Krallar var lordlar var ama kadınlar asla ikinci planda değil ve çok güçlü. Umuyorum ki kadın karakterlerin, erkek karakterin arka planına düşmediği kitaplar okumaya devam ederiz. Serinin bir sonraki kitap yorumunda görüşmek dileğiyle.
Doyamadım yazarın beğenemediğim kitaplarını okumaya :) Sanırım hala içimde beğendiğim kitapları nedeniyle illa hepsini okuyup ya kötü kitapları var ama çok güzel kitapları da var diyebilmeye çalışıyorum. Ama maalesef buda gol değil yine bi ofis romantizmi bay ukala kendini beğenmiş küçük dağları ben yarattım Ceo Harrison ın kahve alırken karşılaştığı ve etkilendiği Adrea nın taze aldığı yeni şirkette ki eski patronun asistanı olduğunu öğrenmesi şirketin geçiş sürecinde yaşadıkları çatışmalar tabii ki birbirlerinden etkilendikleri için yaşadıkları yakınlıklar sonra onları inkarlar bi ayrılık tekrar barışma ve kapanış. Bilmiyorum ben mi çok alışmışım bu tarz kitaplara yoksa kitap cidden mi çok basitti siz de okursanız yorum yazın ki karar verebilelim :)