Atatürk'ün başlangıç noktası, Meşrutiyet döneminde gördüğümüz, "İslâm dini akli ve tabii bir dindir" görüşüdür. Bu açıdan bakınca dinin toplumsal rolü konusunda paradokslu bir durum olduğunu gördü: Toplumsal bir felaket karşısında, adı bile olmayan bir toplumu bir ulus çabasının fedakârlıklarına itmede, dayanışma yaratmada, dinin rolü vardı; faka yine görüyordu ki, aynı zamanda şeriat ya da tarikat giysisi altında din, ulusal çabayı baltalayan bir güç de olabiliyordu.
Sayfa 541 - Cumhuriyet Devrimleri