bazı hesaplar
Kişi 1 Sen haklıydın, Mavi Çocuk. Ben ne yaptıysam onun beni sevmesi için yaptım. Bir gülüşünü kazanmak için kendimden vazgeçtim, bir bakışını kaybetmemek için bana en çok iyi gelen insanı kaybettim. Seni bile karşıma aldım. Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum; bir insanı sevilmeye ikna etmeye çalışırken, beni zaten seven bir dostun elini bırakmışım. Bana neden yalan söylediğimi sorduğunda cevap verememiştim ya… Şimdi biliyorum. Çünkü ben gerçeği biliyordum ama siz bilmiyordunuz. Ben onun beni sevmediğini hissediyordum ama siz onu beni seviyormuş gibi bilin istedim. Belki de bir yalanın içinde biraz daha yaşayabilmek için, kendi kalbimi kandırmaya devam ettim. İnsan bazen gerçeği inkâr etmiyor; sadece gerçekle yalnız kalmaktan korkuyor. Seni kaybettiğim için içimde hâlâ büyük bir sızı var. Çünkü sen bana dostluğun ne olduğunu, bir insanın gerçekten görülmesinin nasıl bir şey olduğunu öğrettin. Bana kattığın her şey için minnettarım. Umarım hayat, senin kırılgan kalbini benim yaptığım gibi incitmez ve gittiğin her yerde güzellikler seni bulur. Ve şimdi seni suçlamayı da, kendimi affetmeyi de zamana bırakıyorum. Çünkü bazı dostluklar biter ama minnet asla bitmez. Kişi 2 Henüz dünyanın nefesini ciğerlerime çekmeden bağ kurdum seninle. İnsan ilk bağını kurduğu kişiyi seçemiyor zaten; gözlerini açtığında kendini onun sevgisinin içinde buluyor. Ama zamanla öğreniyor ki bazı bağlar kök salmıyor, sadece düğüm oluyor insanın içinde. Ben hep şunu düşündüm; eğer gerçek beni bilseydin, içimdeki kırgınlıkları, korkuları, yanlışlarımı, eksiklerimi görseydin bana böyle bakmazdın. Bana duyduğun sevginin, tanıdığın kişiye değil, olmak istediğin kişiye ait olduğunu düşündüm. Bu yüzden sana kendimi hiçbir zaman bütünüyle gösteremedim. Belki de en büyük yalnızlık, birinin seni
"Umarım bir gün birisi bütünüyle içimi görür. "İyiyim" dediğimde gözlerimdeki yaşları fark eder. Umarım biraz mesafe istediğimde, beni güldürüp bana sıkıca sarılır. Ve yine "o şeyi" yapmaya başladığımı yüzüme vurur; hani şu kendimi geriye çekip uzaklaştığım günler... Çünkü bana dürüst olmanın her zaman en doğru yol olmadığı öğretildi. Umarım kusurlarımın ardındaki hikayeleri veya ihtiyacım olan sevgiyi neden ısrarla bu şekilde aradığımı sürekli açıklamak zorunda kalmam. Umarım ben azını istediğimde, biri bana daha fazlasını verir. Çünkü ben değer verdiğim biri için elimden gelenin fazlasını yaparım. Tonlarca hissi kağıda dökebilirim ama asıl konuşan beden dilidir. Bu yüzden umarım kelimelerin ardına saklandığımda, biri beni gerçekten duyar. Ve asla mükemmel olduğumu iddia etmez, umarım o kişi tüm gerçeklerimi görür. Yine de buna değeceğime inanır. "
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Esaretin Bedeli
Sevgili Red, Bu mektubu okuyorsan özgürlüğüne kavuşmuşsun demektir. Buraya kadar geldiysen, belki biraz daha yol almaya da hazırsındır. Sana bahsettiğim kasabanın adını hatırlıyorsun değil mi? Orada kurmak istediğim hayat için yanımda güvenilir bir adama ihtiyacım var. Seni bekliyor olacağım; satranç tahtası da hazır olacak. Unutma Red: umut iyi bir şeydir. Belki de en iyi şeydir. İyi olan bir şey asla ölmez. Bu mektubun sana ulaşmasını umuyorum. Umarım seni bulur. Dostun, Andy.
Film
Seveceğime emin olduğum kitaplarr
Muhalifler 2 YILDIR almak istiyordummm sonunda aldım ama okuyamadım daha AYLARDIR KİTAPLIĞIMDA DURUYOR. Tam benlik evren, tam benlik konu, TAM BENLİK SERİ!! Marissa Meyer benim en sevdüğüm yazarlardan zaten (ask kadınım 🤌🤌) bayılacağıma eminimm Martin Eden Konusuna dair hiçbir fikrim yok, neden sevecegime emin oldugumu ben de bilmiyorum, 6. his 🥀🥀 Zalim Prens Fanartları MUKEMMEL her gördüğümde alıp okuyasım geliyor, evreni çok hoşuma gidiyor. Konusuna dair cok bir bilgim yok sadece romantizmin fantastiğe göre arka planda kaldıgını biliyorum ki ben fantastik kitaplarda romantizmin ön planda olmasını asla sevmem. Bu da seveceğimi düşünmemin sebeplerinden biri. (kitabın linç yemesinin sebebi de bu...) Övgü Deveci Safi tarafından yazılacak tüm kitaplar 🙏🏻🙏🏻 En sevdiğim yazar olur kendileri, kalemine olup bitiyorum ne yazsa okurum!! Şu anda yazmakta olduğu kurgu mesela, çıktığı gibi okumak istiyorum Buzdan Kıvılcım Ateşten Tezahürat Külden Reverans Bu seri içimi ısıtıyor, çok sekerr sipariş verdim geldiği gibi okuyacağımm Evelyn Hardcastle’ın Yedi Ölümü Atmosferi çok değişik tam benlik gibi hissettiriyorr Özel Koruma Koruma kurgularına ayrı bir sevgim var, hepsini okurum 😍😍 Kargalar Meclisi Övgü Deveci Safi 'nin önerisi ile aldımm. Found family olması, evreni, karakterleri çok hoşuma gidiyorr. Ayrıca hm evreninin ilhamı olduğu için eminimm Kızıl Şelalenin Çağrısı Konusu COK guzel bence, cıkmasını heyecanla bekliyorumm Not: Okudukca buraya yazarım gercekten sevdim mi diyee (umarım severim 🙏🏻🙏🏻)
Kleopatra
bugün buraya kalbimi bıraktığım, araştırırken "yuh bu kadar da olur mu" deyip hayran kaldığım o kraliçeyi ve onun gizemli ülkesini anlatmaya geldim: Kleopatra ve Mısır piramitleri popüler kültür bize Kleopatra'yı hep filmlerde falan sadece güzelliğiyle erkekleri parmağında oynatan biri gibi gösteriyor ... hepsi yalan! bu kadın aslında tam bir dahi, inanılmaz bir vizyoner ve tam bir İKOONN. üstelik içinde yaşadığı o gizemli Mısır dünyası ve piramitlerle ilgili öyle tatlı detaylar var kii öncelikle en büyük şoktan başlıyorum: bu kızımız aslında Mısırlı bile değil ? soyu Makedon Yunanistanı'na, yani Büyük İskender'in generali Ptolemaios'a dayanıyor. ama işin en saygı duyulası kısmı ailesindeki herkes Mısır halkını küçümseyip sadece Yunanca konuşurken, Kleopatra oturup sıfırdan Mısırca öğreniyor! sırf halkıyla gerçekten bağ kurabilmek, onların dilinden konuşabilmek için. bu bile onun ne kadar samimi ve halkına değer veren bir lider olduğunu gösteriyor hazır Mısır demişken piramitlere geçmezsek olmaz şimdi zaman algınızı tamamen altüst edecek o meşhur bilgiyi veriyorum: Kleopatra, kronolojik olarak Gize Piramitleri'nin (yani o bildiğimiz kocaman Keops Piramidi'nin) yapılışından ziyade, aya ilk insanın ayak basışına yani 1969 yılına çok daha yakın yaşadı! evet, . piramitler o kadar eski ki, Kleopatra bile bizim şu an piramitlere baktığımız gibi uzaktan hayranlıkla bakıyor, onların gizemini çözmeye çalışıyordu. yani piramitler onun için bile çoktan "antik tarih" olmuştu, inanılmaz bir detay ✨ peki bu piramitler nasıl yapıldı dersek: hani filmlerde hep köleleri kırbaçlayarak zorla çalıştırıyorlar ya, o da yanlış! piramitleri inşa edenler aslında ülkenin dört bir yanından gelen, maaşları ödenen, hatta öldüklerinde piramitlerin yakınına gömülme şerefine erişen saygın
Yarın YKS ye girecek sonra herkese başarılar diliyorum. Umarım herkesin sonucu istediği gibi olur. Gerçekleşmesede asla mi asla dünyanın sonu değil tekrar denersiniz Tüm yıl hatta yıllar boyunca bu sınava çalıştınız inşallah emeklerinizin karşılığını alırsınız. Şimdiden başarılar dilerim