“Umarız ki ömrümüzün çoğu aramakla değil bulmuş olmakla geçer.”
Allah’ı Hesaba Katmayanın Hesabı Görülür! Bugün Kur'ân kıssalarından birini anlatmak istiyorum. Allah Teâlâ Kalem sûresinde bahçe sahiplerinin olayını şöyle anlatmıştır: “Biz onları, bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi imtihan ettik. Bahçe sahipleri sabaha ulaştıklarında bahçedeki ürünleri toplayacaklarına ve hiç kimse için bir şey ayırmayacaklarına dair yemin etmişlerdi. Onlar uykudayken Rabbinden gelen bir azap bahçeyi kuşattı. Böylece bahçe hasat edilmiş bir hale döndü. Bahçe sahipleri sabahleyin uyandıklarında birbirlerine seslendiler: “Eğer ürünlerinizi toplayacaksanız haydi erkenden ekininizin yanına gidin.” Hemen yola koyuldular; birbirleriyle fısıldaşıyorlardı: “Bugün yanınıza hiçbir yoksul girmesin” diyorlardı. Onlar yoksulları mahrum edebileceklerini zannederek sabah erkenden bahçeye gittiler. Fakat bahçeyi gördüklerinde, “Biz herhalde yanlış yola saptık” dediler. Onlardan biri, “Bilakis bizler ürünümüzden mahrum bırakıldık” dedi. Onlardan aklıselim olan kişi dedi ki: “Ben size Allah’ı hamdederek tesbih edin dememiş miydim?” Onlar, “Rabbimizi hamdederek tesbih ederiz. Bizler gerçekten zalim olduk” dediler. Sonra birbirlerine yönelerek birbirlerini kınamaya başladılar: “Yazıklar olsun bize! Bizler gerçekten haddimizi fazlasıyla aştık. Umarız Rabbimiz bize bunun yerine daha hayırlısını verir. Bizler Rabbimize yöneliyoruz.” Dünyadaki azap işte böyle olur. Ahiret azabı ise bundan daha büyüktür. Keşke bilselerdi!” (Kalem sûresi, 17-33.) Onlar plan kurdular. Allah da plan kurdu. Onlar sabah erkenden yola çıktılar. Kimseye görünmeden, hırsızlar gibi yola koyuldular. Ama Allah ne uyur ne de uyuklar. Onların mallarını yerle bir etti. Mallarını paylaşmak istemediler. Yoksullardan esirgemek için plan yaptılar. Allah onların tüm malını ellerinden aldı.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih edecek durumdalar. Ve durdurulmaları gerekiyor. I. Şu Deccal Saçmalığı Amerikan teknokrasisinin yükselişini yirmi ikinci yüzyılda inceleyecek tarihçiler, bu dönüşümün zirvesini Peter Thiel’in Eylül ve Ekim 2025’te San Francisco’daki Commonwealth Club’da verdiği dört konferansta bulabilir. Thiel’in serveti 29 milyar dolar. Kendisi veri madenciliği devi Palantir’in yönetim kurulu başkanı ve PayPal’ın kurucularından biri. Bu tarihçiler, Amerikan teknokrasisinin garajlarda tuhaf icatlarla uğraşan, Whole Earth Catalog okuyan neşeli tiplerden Philip K. Dick kehanetlerini hayata geçiren karanlık oligarklara dönüşümünü izlerken, o dört konferansa özel bir yer verebilir. Konferansların konusu Deccal’di. Thiel şöyle açıklıyordu: “On yedinci, on sekizinci yüzyılda Deccal, bir Dr. Strangelove olurdu; bu türden kötü, çılgın bilim yapan bir bilim insanı.” Thiel konuşurken dışarıda onlarca protestocu yürüyordu. Bazıları şeytan kostümü giymişti. Ellerindeki pankartlarda “Son Yakın / Palantir Yoldur / Thiel Yolu Gösteriyor” gibi ifadeler yazıyordu. Thiel devam etti: “Yirmi birinci yüzyılda Deccal, bütün bilimi durdurmak isteyen bir Luddit’tir. Greta ya da Eliezer gibi biridir.” Greta, İsveçli iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’di. Eliezer ise Berkeley merkezli yapay zekâ eleştirmeni Eliezer Yudkowsky’ydi. __Sınıf savaşı bundan daha zıvanadan çıkmış hale pek gelemez. Amerikan plütokrasisi hakkında ne derseniz deyin, ekonomik çıkarını nadiren dinî bir zorunluluk olarak çerçeveler. Ama Silikon Vadisi daha masum günlerinde bile büyüklenmeye yatkındı. Yalnızca yeni bir
Makale|Yazı
Fiziksel çekim açıklanamaz, tadını çıkarır, Bizi bir güzel gün götürür, Ve umarız sonsuza kadar sürer, Böylece nazik bir aşk gelişecek, Hiçbir şey değiştirilemez, Sadece tadına bakmamız gerekiyor, Bu nazik ortak an, Sonunda her şeyi paylaşabileceğimiz yer, Her şeyden önce, kendine soru sorma, Şimdiki anı tutkuyla yaşamak, Sohbetlerimiz uyum içinde olacak, Vücutlarımız füzyon moduna girecek..
Bu gurubun serabına doğru dönüşler, varılan her noktanın, her gayenin boşluğunu, fâniliğini göstermez miydi? Zira bilmez miyiz ki, karşımızda bizim için hiçbir ebediyet yoktur? Her günümüz, tedavi etmek istediğimiz hayatımızın bir yükselen basamağıdır sanırız. Hâlâ umduğumuz ve beklediğimiz saadet ve selametimiz için bir hazırlanıştır diye umarız. Bilakis! Her gün biraz daha iniyor, uzaklaşıyor, geçiyoruz! Boğaziçi Yalıları
Yaşlılıq və ölüm
"Umarız ölmeden önce çoğumuz yaşlanacağız, ama yaşlılık, pek öyle hanım evlatları için olmadığı söylenen zorlu bir süreç: Acı verici. Çocuklarımızı bile tanıyamayacak kadar ciddi olan bir bunaklık. Çoğunlukla yalnız başına, hatta kedi mamasıyla geçirilen akşam yemekleri. Emekliliğe zorlanmak; kolostomi torbaları; artık emirlerimizi dinlemeyen kaslar; yarı yolda bırakan organlar; bizi görmezden gelen çocuklar; en çok da sonunda, tam da büyüyüp kendimizi sevmeye başlamışken, hem sevip, hem oynayabilirken, dönülmez günün akşamına az kaldığını, vaktin artık çok geç olduğunu bilmek." Robert M. Sapolsky Zebralar Neden Ülser Olmaz?
Alıntı