Akıcı bir kitap. Polisiye olarak tahmini biraz daha zorlaştırılmış olsa daha güzel olurmuş. Ama kalemi de hikayenin anlatımıda güzel... Geçmiş te emniyet içindeki çürümüşlüklere de değinmesi ayrıca önemli.
Sis ve GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201324bin okunma
Normalde polisiye okurken katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırım ve çoğu zaman da az çok tuttururum. Ama Beyoğlu Rapsodisi bu konuda beni gerçekten şaşırttı. Kitap boyunca kafamda farklı senaryolar kurdum, ipuçlarını takip ettim ama finaldeki ters köşe bütün tahminlerimi boşa çıkardı. Bunun yanında Beyoğlu'nun atmosferi ve karakterlerin derinliği hikâyeyi daha da etkileyici hale getiriyor. Hem merak duygusunu son ana kadar canlı tutan hem de bittiğinde "nasıl ya" dedirten başarılı bir polisiye roman.
Polisiye deyince de Ahmet Ümit gerçekten. Muazzam bir iş olmuş yine. Mitoloji sevmeyenin bile sıkılmadan okuyacağı harika bir eser. Bu kadar uzun bir romanın (502syf) akıcı dili, mitoloji ve arkeoloji ile harmanlanmış kurgusu, olay örgüsü okuma zevkini zirveye taşıyor haliyle.
Berlin den Bergama’ya uzanan bir cinayet soruşturması. Soruşturmada görevli Türk asıllı başkomiser Yıldız olayın sıradan bir cinayet olmadığını düşünür. Soruşturma derinleşince karşımıza sürpriz bir isim çıkıyor. Kendisini tekrar gördüğüme çok sevindim :) Kendisinin gelmesiyle parçalanan bölümler yerine oturuyor ve ters köşe oluyoruz.
Ahmet Ümit’in İstanbul atmosferini polisiye kurguyla birleştirmesi kitabı daha canlı kılıyor. Sadece olayın çözümünü değil, karakterlerin geçmişini ve şehrin ruhunu da takip ediyorsunuz.
Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi ve #heraybiryazarbirkitap etkinliğini birleştirip, @everestyayinlari n'dan bir Ahmet Ümit kitabı olan #karkokusu ile geldim.
Yarı otobiyografik bir roman olan Kar Kokusu, Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günlerini, devrim zamanlarını anlatıyor. Kilit olan her karaktere kurgu içerisinde sırası geldikçe ayrı ayrı yer verilmiş. Yaşadıkları zorluklar, verdikleri kayıplar, aile hayatları, aşkları, gizlilikleri, gördükleri işkenceler... Beklentimi karşılayan, kopmama izin vermeyen, kendi çapımda dedektifçilik oynamama müsade edip sonunda bildiğini okuyan keyifli, ara veremediğim bir okuma oldu benim için.
Dünyanın dört bir yanından gelen devrimciler, Moskova'daki uluslararası bir okulda eğitim görmek için bir araya getiriliyorlar. Komünist Partiden olan Cemil, Nejat, Can, Mehmet, Şerif, Turgut, Hikmet, Dursun, Kerem, Beşir... Türk istihbaratçılar ise onların peşinde. İşlenen bir cinayetle seyir değiştiriyor herşey. Cinayet anı ve soruşturma esnasında geçiyor bütün kurgu. Sorgular sırasında yaşananlar, iç hesaplaşmalar her zamanki gibi insanların kendi çıkarlarını doğuruyor. Bu çıkarlar için ne kadar kolay adam harcandığını hıncımdan hop oturup hop kalkarak okudum. Gözlerim onurongo ı aradığında sabahın 3'ü olmuştu. Yoktu tabi ki Şaşırsam da içime sinerek bitmesinin rahatlığını yaşadım.
Alıntılarımdan bir kaçını bırakıp müsade istiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun...
"Ayrı düşmüş insanlar için ülke bazen yalnızca bir türkü demekti, bazen buğusu üstünde sıcak bir yemek, bazen bir sokak görüntüsü, bazen de bir isim. Nereye giderse gitsin, ülkesini içinde taşırdı insan..."
"Doğru yöntemi uygulayarak yitirilen zaman, yanlış yöntemi uygulayarak kazanıldığı varsayılan zamandan daha kısadır..."
"Felaketler
Kar KokusuAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20189,4bin okunma
Doğu'nun masallarında yer alan mitolojik unsurları, Batı'nın anlatım tarzıyla harmanlayan Ahmet Ümit yine harika bir esere imza atmış. En çok etkilendiğim kısım, yazarın çocukluğunda annesinden dinlediği hikayeleri kendi kurgusal süzgecinden geçirerek yeniden canlandırması oldu. Bu sadece bir kitap değil, Türk kültürünü yaşatma, sözlü geleneğimizi geleceğe taşıma adına harika bir çaba.
Kütüphanemin en güzel yerine koyacağımdan emin olduğum bu kitabı hediye eden arkadaşım Lacey'e teşekkür ederim ^^