Şaşırmanın bir sınırı var, diye düşünür insan, oysa hayatın en kederli ve en ümit verici yanı bu: şaşırmanın bir sınırı yok. İflah olmaz iyimserleri ve karamsarları aynı anda ve aynı ölçüde haklı kılan, yaşanacak şaşkınlığın sınırsızlığı olsa gerek.
Hiç sonu gelmeyecek çileli bir arayıştı yaşamımız. Neyi arıyorduk? Kimi arıyorduk? Bu kaybolmuşluğumuz daha ne
kadar sürecekti ? Bu susuzluğumuz, bu yıkılmışlığımız, bu kahrolmuşluğumuz?
"Bu biraz ince bir gönül eğlencesinden başka bir şey değil miydi” derken dudaklarında ne mustarip bir tebessüm vardı. İhtimal içinden bana dargın... İhtimal çektiği acıların hatırası, vaktiyle o kadar huşûnetle kırdığım kadınlık gururu ona bunları söyletti... Böyleyse her şey ölmemiş demek. İhtimal bir gün... Kimbilir... Evet ümit ölmüyor...