Puan vermedi·103 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 16:00
Yol Uçurumu'nu okumaya başladığımda, bu güzel ismin anlamı ve işaret ettiklerine dair bir merak duymadan edemedim. Yazar, "Yol uçurumu yener" diyerek yaptığı girizgâhla okuru, en sarp yolların dahi uçurumlardan kuvvetli olduğuna inandırmaya niyetli görünüyordu çünkü. Hepimizi yolun davetkâr kıvrımlarında ümitle yürümeye ikna eden bir çağrıydı bu. Her bir öykü karakterinde olduğu gibi, bilinmedik manzaralar eşliğinde, ortaklaşa buluştuğumuz o kadim ve insanî yanımıza alıp götürecek güce sahipti. Bir öykücünün başarısı okurun beklentilerine göre değişebilir ancak, Aybüke Akgül öykü okurunun bütün beklentilerini karşılayabilecek kalibrede usta öykülerle giriş yapmış edebiyat sahasına. Yazarın kurmaca gücündeki sınırsızlığa, hiç karşılaşmadığımız pek çok evrenle kurduğu muhteşem öykü atmosferine, birkaç sayfalık kısa öykülerde bile sorunsalı derinleştirebilmesine, etkili finallerle son golü atışına ve başarılı diyalog yazımına hayran kaldım. Bu kadar zor bir işi, kitabında yer alan 19 öyküde birden başarabilmesi ayrıca takdire şayan. Kitapta favori öykü belirleyebilmek oldukça zor. Aybüke Akgül, fantastiğin sürprizlerle dolu kapısından eli kolu öylesine dolu dönüyor ki, sonraki eserlerinde anlatacağı yeni dünyalarla tanışmak için şimdiden sabırsızlanıyoruz. Orijinal konuların merkezde olduğu alegorik kurgular, diğer yandan lezzetli ve tertemiz bir Türkçeyle birleşince akıllardan kolay kolay silinmeyecek öyküler doğmuş. Okur olarak, benzerine az rastlanır bir düş gücüne eşlik etmekse oldukça şanslı hissettiren nadir duygulardan. Resmetmek için hikayesi olan gözler arayan ressamın asıl yitiği bizatihi kendisi olabilir yazarın düşleminde. Kaderini başkasına bulaştırmaya itiraz edenler, denklemi bir anda tersine çevirebilir. Burada, babadan oğula devredilen yastıklarda
Yol UçurumuAybüke Akgül · Şule Yayınları · 202534 okunma
Ümitsizliğin İçinde Yeşeren Ümit: Canımın Canı
10/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 23:58
Melike İlgün'le tanışma hikayemin başlangıcı olan "Canımın Canı"... Okurken içinde kaybolduğum, okudukça okuduğum ve bittiğinde ağzım açık bir şekilde kaldığım bir kitap oldu benim için. Her şey, bir ümitsizlik içindeki bir ümitle başlıyor. Okudukça ana karakterimiz, zamanla çok sevdiğimiz bir dostumuzun hayat hikayesini dinliyormuşuz gibi hissettiriyor. Kitap, zamanda yolculuk yaparken okuyucusunun kalbini ısıtan geçmiş anılarına gittiği sırada, sanki bize yapbozun parçalarını birleştirmemiz için zaman tanıyormuş hissine kapılmamıza yol açıyor. Ve beni asıl mahveden kitaptaki en trajik olayı öğrendiğinizde, kitabı bir daha elinizden bırakamayacağınıza ve ana karakterle özdeşleşeceğinize çok eminim. Daha fazla spoiler vermeden, iyi okumalar diliyorum...
1000Kitap
Canımın CanıMelike İlgün · Kırmızı Kedi Yayınları · 202470 okunma
Reklam
Öldürülen askerlere dair öyküler
6/10
·160 syf.··
2026 51. kitabı
Derleme öykü kitapları okurum. Daha önce dediğim gibi, hem sevdiğim yazarlara rastlamak, onların henüz okumadığım veya tekrar okumaktan zevk alacağım öyküleri, hem de ilk defa ve bir ümitle okuyacağım ve belki de beğeneceğim yazarlarla karşılaşmak için. Sevdiğim Sema Kaygusuz veya yeni tanıyıp sevdiğim Murat Özyaşar gibi yazarların yanında, Murathan Mungan'ın ne ilişkisi varsa, Bora Abdo, Aslı Tohumcu gibi okunması zor ve sıkıcı yazarlar var. Ayrıca, Şule Gürbüz gibi bile bile devrik cümleler yazıp okunmayı güçleştirenler var. Bu kitapta, etnik açıdan farklı bulundukları için milliyetçi ve kötü komutanları veya başka askerler tarafından öldürülüp intihar ettiği söylenen askerlerin öyküleri var.
Edebiyat
Merhaba AskerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 201450 okunma
8/10
·688 syf.··
2026 12. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 15:20
Yazar 1950 lerin başında kitabı yazmaya başlıyor. Bas karakter Nicholas gibi kitabın taslakları da yönü de sürekli değişiyor.   Bir yanı yazmaya devam etse de bir yani başarısızlıkla sonuçlanacak  bir gelecek öngörüyor.  1963 yılında Koleksiyoncu  eserinin basarisi üzerini bu kitabını 1964 de yeniden eline alıp bütün taslakları birleştirerek olusturuyor. Büyücü kitabı ilk kez 1966 da basılmış, yazar kitabın son sözünde bahsettigi değişiklikleri yaptığı ikinci basim ise 1977. Kütüphaneden aldım, süreyi üç kere uzattım. 686 sayfa oku oku bitmiyor, tuğla gibi kitap. Ne anlatıyor dersiniz sürekli git geller ile  oyun mu gerçek mi, doğru mu yalan mı, var mı yok mu diyerek okuduğum, baş karakter Nicholas'ın vurdumduymazligina kızdığım bir kitap. Hadi bırakmayayım  nereye bağlayacak buradan diye ümitle sayfaları çevirdim. Mutlaka  okunması gerekenler listesinde mi hayır  , okumayı çok sevenler  ileride listesine alabilir ama hayatta daha öncelikli okunması gereken bir çok kitap var, psikolojiye ilgi duyanlar için  merak uyandıracaktir. Kitap birden bitti gibi geliyor ama düşününce sonu yok gibi. Sürekli ne yalan ne gerçek  bilmeden sürülen bir hayat gibi kitap devam edip gidecek gibi geliyor. Ve her ölüm gibi aniden bitiveriyor.  Yazarin shakespeare  hayranlığı çok yüksek. Her eserinde izler görüyoruz. Özellikle  bu kitaba başlamadan önce shakespeare  külliyatina hakim olmak gerek, ayrıca yeterli seviyede mitoloji bilgisi de gerekiyor.
Edebiyat & Roman
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,721 okunma
10/10
·361 syf.··
2026 28. kitabı
Cehaletin Bitmeyen Savaşı: Yanık Buğdaylar Bu kitap benim için sadece bir roman değil; annemin gençliğinde okuduğu, yıllar sonra benim de aynı heyecanla elime aldığım çok kıymetli bir miras. Okurken hazmetmesi zor bir süreçti. Ancak bitirdiğimde hissettiğim şey sadece bir hikaye değil, insanın içine oturan kocaman bir hayranlık ve asla kabullenemediğim o kör cehaletin bıraktığı acı bir tortu oldu. Emeklerin bir çırpıda silinip atılmasına ne kadar sinirlensem de, başrolün o dik duruşu zihnime kazındı. Karakterlerin Vakur Duruşu ve Fedakarlık Kitabın başrolüne kelimenin tam anlamıyla hayran kaldım. Ümitle, sabırla, bıkmadan usanmadan; belki de hiç değmeyecek insanlar için bile bir şeylerin farkına varmalarını sağlamaya çalışması inanılmaz bir irade örneği. Bu nankörlük sarmalında, eşinin de tüm bu saçmalıklara rağmen kocasını anlaması, ona o derin sevgisiyle fedakarlık gösterip hep yanında durması içimi ısıtan nadir detaylardandı. Özellikle adamın annesinin o muazzam tevekkülü ve gelinine her koşulda sahip çıkıp destek olması, takdir ettiğim en güçlü sahnelerdi. Bu aile bağı ve dik duruş, kitabın en karanlık anlarında bile bir ışık gibi parlıyor. İyiliğin Unutkanlığı ve Cehaletin Duvarı Ancak kitabın en çok sinirime dokunan tarafı, o aşılması imkansız görünen cehalet duvarı... Ne kadar çabalarsanız çabalayın, insanların kemikleşmiş "alışılmış" hallerini değiştirmek bir ömre mal oluyor. Yıllarınızı verip bir şeyi düzeltiyorsunuz ama ufacık bir lafla, tek bir fitneyle her şeyi unutup o eski, karanlık dünyalarına dönüyorlar. İyilik maalesef çok unutkan... O köylülerin takındığı at gözlüğü, sanki ellerinde olmayan bir "cahil alışkanlığına" dönüşmüş. Bunun yanında haksız yere giden canlar, bitmek bilmeyen o anlamsız kan davaları okurken canımı çok sıktı ve
1000Kitap
Yanık BuğdaylarAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 19994,415 okunma
Ahmet Ümit’le tanıştığım ilk kitap
9/10
·418 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Yazarı tanıdığım ilk kitap bir kere okuyup sonra yeniden okuma isteği. Fakat sonra da diğer kitaplarını tek tek elime aldığım yazar teşekkürler Ahmet Ümit
Duygu ve Düşünce
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
Reklam
Reklam