Hayal gücü cesur bir uçuşla
Ve ümitle sonsuzluğa yayılsa da,
Küçük bir alan yeter ona aslında,
Söndükçe mutluluklar zamanın girdabında art arda.
Kaygı hemen yerleşir yüreğin dibine
Orada gizli acılar yaratır,
Telaşla dolanır, ne istek ne de huzur bırakır;
Sürekli yeni maskelere bürünür,
Girer ev-bark, çoluk-çocuk şekline,
Ateş, su, kılıç ve zehir olur bazen de:
Seni ilgilendirmeyen her şeyden korkarsın,
Ve asla kaybetmeyeceklerine sürekli ağlarsın.
Beklenti sancı, ümitli beklenti sancılı ölümdür.
Umut, insanın çektiği eziyeti ve acıyı rasyonelleştirerek sadece süreyi uzatır.
Sürekli bir beklenti içinde yaşamak insan ruhuna sancı verirken, bu beklentiyi büyük bir ümitle beslemek kişiyi hayal kırıklıklarına mahkum eder ve içsel olarak yavaş bir ölüme (tükenişe) sürükler.
Umudu tükenmiş insanların işi zor!
Çünkü insan umut ettiğinde, edebildiğinde yaşayabiliyor.
Umutlar tükendiğinde, geleceğe ümitle, umutla, heyecanla bakabilmek imkânlarından mahrum olduğunda, insanoğlu âdeta yaşama sevincini de kaybediyor. Küsüyor hayata. Geleceğe bakmak geleceği düşünmek imkânsız hâle geldikçe, zihinler geçmişi de
unutuyorlar, geçmişe de bakamıyorlar.
Mektubuma upuzun ve daha tatlı cevap vermeye gayret et. Ben şimdi bu ümitle mutluyum, en azından seni göremesem de mektuplarını alıyorum. Sen bana mektup yaz. Belki bu mektuplar biraz acı ve keder yükümü azaltır, kalbimizin içindekileri onun vasıtasıyla birbirimize bildireceğimiz en iyi araçtır.