Kabuğun Altında Kalanlar
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Rüveyda Şener'in ikinci kitabı Kabuğun altındaki. Edebiyat dünyasında Dilsizler Bandosu eseriyle ismini duyuran yazar, yeni kitabını bu güçlü kökler üzerinde büyütüyor. İnsanların da ağaçlar gibi tutunacak bir vatan aradığı, gövdesine kazınan isimlerle yaralandığı, her sonbahar kaybedip her bahar yeniden doğduğu gerçeğini Kabuğun Altındaki 16 güçlü öyküyle dillendiriyor. Zahmetsizce oluşturulduğunu düşündüren sağlam kurgular, bir yerlerden aşina olduğumuz karakterlerin inandırıcılığını artırıyor. Eseri okurken Türkçenin parıltısıyla gözlerimiz kamaşıyor. Usta bir şoför gibi kullandığı kelimeler hikayeye istikâmet kazandırıyor. Dileriz bu velud kalem uzun yıllar yazmaya devam eder. Kabuğun Altındaki her yara ölümcül olmayabilir, yaşamak için sadece fedakarlık yapmak gerek diyerek,16 öyküyü içine alan Kabuğun Altındaki kitabının ilk öyküsü olan Bir Adım Öne'ye geçiyoruz. "Soluk soluğa uyandığı nice uykunun celladı, rahat bir vicdanınsa yargıcı olmuştu." Gaflet anları, insanın boynuna yağlı bir urgan gibi geçer ve unutmaya çalıştığı her an, her köşebaşında insanı yakalar. Öyküde de yer tutucu gencin aklında sadece baklava desenli atkıyla yer tutan bir ölü vardır. Bir gün çıkıp gelir ve katiline hesap sorar. Yazarın paylaştığı epigraftaki gibi zaman ölüleri gömer ve ansızın önünüze atacağı anahtarı kendinde saklar. Kumda Aslan Pençeleri; grafoloji denilen el yazısı üzerinden kişilikleri okuma ilmine yönelik, şizofreni özelliği gösteren bir ruhun hezeyanlarını ele alıyor. Yazarın psikolojik danışman olması karakterin paranoid hayallerinin anlatımını güçlü kılarken çağımız insanına da ayna tutuyor. Diploma, kurs, eğitim, kamp, etkinlik peşinde koşan buna rağmen arzu ettiği yaşama kavuşamayan modern insan çıkmazlarına... Üstelik belgeler çoğalsa da elalemin ilk basamağı
Edebiyat
Kabuğun AltındakiRüveyda Şener · Şule Yayınları · 20259 okunma
10/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 01:35
Bence bu romanın özellikle kitabın ismi üzerinden önyargıyla: "kadınlardan nefret eden bir erkeğin hikâyesi" şeklinde dar bir kalıba konularak tahayyül edilmemesi gerek. Çünkü çok daha fazlası var bu romanda... Mesela dış görünüşü sebebiyle ailesi ve toplum tarafından dışlanan, sevgiden yoksun bırakılmış bir insanın yaraları ve travmaları var. Reşat Nuri Güntekin, Ziya (Homongolos) karakteri üzerinden okuyucusuna, adeta, bu görünmez yaralara dokunmasını ve derin bir empati kurmasını işaret ediyor. Bazen insan sevemediğinden değil, sevmenin getireceği "kırılganlıktan" korktuğu için sevgiyi reddeder. Hayatı boyunca yalnızlaştırılmış ve daima görmezden gelinen bir insanın sessiz yardım çığlıkları duyulmadığında insan dönüşür ve çevresine görünmez duvarlar örer. Bu aslında bir bakıma çevresindeki düşmanca bakışlardan ve kötülüklerden korunma refleksidir. İnsanlar onu hep "insanlardan kaçıyor" diye acımasızca yargılarken o aslında kendi yaralarından kaçmaktadır. Yarayı açan da, tedavi eden de insandır. Homongolos, yaralanan taraftadır ve o yaralar daima kanar, durur. O da zamanla insanlardan uzak durarak ve onları önemsemeyerek kendisine bir korunma mekanizması geliştirir. Bu aşamada İstanbul'dan dayısının kızının düğünü için köye gelen Sâra ile yolları kesişir. Sâra, tüm erkeklerin ilgi gösterdiği güzeller güzeli bir kadındır. Onu görüp yanından geçenler arkalarına dönüp tekrar tekrar bakmaktadır ve bu ilgi Sâra'yı fazlasıyla şımarık ve egolu bir kadına dönüştürür. Tüm dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanır. Tâ ki Homongolos'la karşılaşana dek... Her iyi kitap sona erdiğinde aslında okuyucunun kalbine bir mesaj bırakır: "Kalbini korumak için etrafına duvar ören kişi, sonunda kendini de o duvarların içine hapseder." Seni daima zihnimde yaşatacağım: "Homongolos..."
Bir Kadın DüşmanıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 19865,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·94 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Sezarın hakkı Sezara ! Mecburiyetin tam olarak nasıl bir his olduğunu doyasıya yaşatıyor okuyucuya. İdeolojisini dayatan bir devlet karşı koymakta güçlük çeken Ferdinand. Kitaplığımda olan okumadığım bir kitaptı . Öneriye göre aldığım bir kitap olduğunu düşünüyorum . Çok beğendim ben Almanca'dan Itır Ilgaz'ın çevirisiyle okudum. Sadece Stefan Zweig ' ın yahudi olduğunu bilmiyordum okuduğum ilk kitabı değildir çok kaliteli bir yazar lakin şuan yapılan soykırımdan ötürü bir Yahudi menşeli kitap okumak vicdanen rahatsız etti. Diyeceklerim bu kadar.
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Dekalog Yayınları · 202075,1bin okunma
Aşkı arayan bir aşk öyküsü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:41
Rüyayla gerçek iç içe kaynaşmış bu romanda buluşmuş. Mekan seçimleri, karakterlerin birbirleriyle diyalogları ve olay örgüsü muazzam. Öyle bir merak unsuru sarıyor ki zihninizi kitabın içinden çıkamıyorsunuz Saklıkuyu denilen gözlerden uzak beldeye siz de hapsoluyorsunuz. İmkansız bir aşk olarak tanımlansa da Orhan’ın aşkı bence imkansız değil karşılıksız ve saplantılı bir aşk. Ve Firdevs.. Orhan’ın ona aşkını bile bile umut verip sonra uzunca bir süre aramayan, izini kaybettiren aşkı kullanan bir kadın. Edebiyat dünyasının nefret edilen kadın karakterlerine adını yazdıracak cinsten. Ve Tarık Tufan beni yine şaşırtmadı. Sanırım Gece Açan Çiçekler’den daha çok beğendim bu kitabını. Kendisinden okuduğum 3.kitabı oldu. Yıl içinde tüm külliyatını bitirmek istiyorum Modern Türk edebiyatının en değerli yazarlarından biri bence kendisi. “Neşeyle gülümseyen insanlarla karşı karşıya geldiğimde benden bir şey çalmışlar yahut hakkımı yemişler gibi düşmanca bakıyordum.”
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,542 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 94. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 06:48
Merhaba. Kitabı bitirdim. Lori’ye bakıyorum buradan ve ona bir şarkı uzatıyorum -bir çiçekmiş gibi- : Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer’in söylediği “Kimseye Anlatmadım” Dinliyor. Bir süre sessiz kalıyor. Sonra başını kaldırıp gülümsüyor.”Sevdim bu şarkıyı Deniz.” diyor, belki de içinden “Düğümlerim var ve orada başlıyor sancım.” da diyor bilemeyiz…Bu kitap “Uzun süre kendi içine mühürlenmiş odalarda yaşamış, sesini başkalarından önce kendisinden saklamış insanların hikayesini anlatıyor.” diye bir özet cümle yazayım diyorum ama bu kestirmelik de canımı sıkıyor çünkü #ClariceLispector’un yaptığı şey özetlenmeye pek razı olmuyor zira bir olay anlatmaktan çok iki insanın içini , en içini izletiyor bize. O yüzden kelimelerin terazisi daha da hassaslaşıyor haliyle… Ve evet , doğrudur ,bizler birbirine eklenmiş “mış gibi”lerin içinde yaşıyoruz hep. Acının yerine maskelerimizi , korkunun yerine rutinlerimizi , arzularımızın yerine ise uslu açıklamalarımızı koyarak …Kendi personalarımızla yaptığımız bu uzun uzlaşmayı da hayat diye ittiriyoruz işte…. Lispector’un kitabı o maskenin çatladığı yerden seslenmek istiyor… Ulisses ile birlikte hem de…çünkü o Lori’ye “Bir gün bir meyve kâsesini güzelleştirme olasılığını göstermişti.” #BirÖğrenmeyadaHazlarKitabı insanın kendi içindeki sürgünden dönüşün hikayesidir derim o halde , “bana çoğu zaman düşmanca davranan bir dünyaya neşe borcumu ödemek zorundaydım.” diyen iç sese cevap vermenin hikayesidir belki de , dünyayı sevmek için onun anlaşılır, adil ya da merhametli olmasını beklememek gerektiği konusunda uyaran sesin hikayesidir yahut korkuya , kırgınlığa rağmen sevmenin ve Ulisses’in dediği gibi, “rağmenlere rağmen var olma”nın hikayesidir hatta … İnsanın en büyük çıkmazı acı çekmek değildir. Acı onun eski evidir.
Bir Öğrenme ya da Hazlar KitabıClarice Lispector · Can Yayınları · 202610 okunma
Puan vermedi·42 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:27
Rilke ile seneler önce Zarifoğlu okurken tanışmıştım. İlk okuduğum kitabı Malte Laurids Brigge’nin Notları’ydı, bazı sayfalarını hayretle ve severek okuduğumu hatırlıyorum. Bu uzun aradan sonra on ağıttan oluşan bu şiir kitabını severek okuyacağımı düşünüyordum ancak ne yazık ki kitap çeviriye kurban gitmiş. Şiirler, çeviriyle birlikte yan yana gelmiş kelime yığına dönmüş maalesef. İyi tarafı ise, her ne kadar ben faydalanamasamda, az-çok Almanca bilenler için her sayfanın yanında şiirin orijinaline yer verilmesi olmuş.
Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20153,272 okunma
Reklam
Reklam