Bir kişiyi sevdiğimizde, bir çift göze tutulduğumuzda; diğer gözlere kör oluruz. Aşk budur. O kişiden hızlıca soğuyabiliyor ve onu görmeyince unutabiliyorsak, bu aşk değildir. Ben, galiba aşık oldum. Onu yıllarca bekledim. Diğer gözlere kör, sözlere sağır oldum. Sonucunda aşık olduğum kişinin eskisi gibi olmadığını öğrendim. Bu öğreti, çok canımı yaktı. Bir çift ela göze tutulmuştum oysa ki.. Bir, 'Kumral kız' lakabına yenilmiştim oysa ki..
Kalbimin bir köşesine değil, kalbimin tam ortasına yerleştirmiştim onu. Konuşabilmek için an kollayıp, imkansızları başarmıştım. Hataydı. O, beni hiç sevmemiş ki! Benim gözlerim bir tek ona parlarken, onun gözleri başka birine aitmiş.
Artık bitti onunla ilgili kurduğum güzel hayaller. Ve o an.. Bir şey öğrendim. O şey; aşk ve nefretin arasında çok ince bir çizgi olduğuydu. Belki de ona olan aşkımı bilmeyen kalmadı.. Önemli değil. Nefretimi de bilecekler. Aşktan daha üstün olan bir duygu olduğunu öğrenecekler. Nefret, can yakan ve ölümcül bir duygu. Ben, can yakmayı sevmezdim oysa ki.. Ama bu hikayenin sonunda iki tarafın da canının yanacağını biliyorum. Bilmeliyim..
Onu sevmiyorum artık. Bana takındığı düşmanca tavırları umursamıyorum artık. Sanırım gerçekten bitti. Yine de bir sorun var. Bu kişi, zihnimde bir yürüyüşe çıkmış gibi.. Gitmiyor. Tek düşünebildiğim, ona başımdan beri daha kötü davranmam gerektiği. Pişmanım. Ona iyi davrandığım ve onu sevdiğim için..