Ben Kimim?
Evet, yıllar sonra şunu ben de yapıyorum sonunda. Birçok kişi bunu yapmıştı ama ben ilk zümi den görmüştüm. Maalesef bu akımın popüler olduğu zaman yetişemedim ama olsun ben yapayım da hesapta kalsın :) 🤍MBTİ tipim : İNTJ 🤍My Little Pony: Prenses Luna (tam bir divadır kendisi) 🤍Powerpuff Girls: Yani kişil olarak blossom ama favorim Bubbles 🤍Dc: Bumblebee veya Flash 🤍Marvel: Wanda ve Spiderman(Tobey>>) 🤍Ninjago: Nya ve Kai(bunu izleyen var mıı) 🤍Winx: Layla(tüm kızlar bloom için kavga ederken kraliçemi alıp bir köşeye çekilirdim) 🤍Disney Princess: Jasmine 🤍Monster High: Clawdeen (küçükken özellikle koyu tenlileri seviyordum tenim baya beyaz aslında vampir gibiyim de :)) 🤍Hogwarts Binası: Hufflepuff ve Slytherinden ortaya karışık 🤍HOBİLERİM: badminton ve tenis oynamak, kitap okumak, anime dizi ve film izlemek, tuval boyamak özellikle sayılarla boyama yapıyorum, kitap yazmak ✶ yazdığım yaklaşık bi altı yedi kurgu var birkaç yarışmaya da katılmıştım aslında ama olumlu bir sonuç alamamıştım. 🤍 Yabancı Dil: almanca hazırlık okuduğum için b2 seviye bir almanca bilgim var. Onun dışında yine b2 seviyede bir ingilizce bilgim var. Birden fazla yabancı dil çalışanlar bilir ki öğrendiğiniz tüm diller bir yerden sonra birbirine karışır. Mesela ben de bir almanca sınavında yazma kısmının yarısını ingilizce yazmıştım sonra hızlıca silmem gerekmişti😅 🤍 Müzik: çok net olmayan bir müzik zevkim var. Ağırlıklı olarak yabancı müzik dinlesem de türkçede de ezhel ve yanında birkaç popüler şarkıyı dinliyorum. İngilizcede james arthur, lewis capaldi, conan gray, ed sheeran ve halsey ağırlıklı olarak dinliyorum. Yani aslında direkt SAD MUSİC tarzı seviyorum. 🤍 İdol House: Yazmaktan en mutlu olduğum soru falan. Tabii ki Barış
1000Kitap
Aşktan Nefrete
Bir kişiyi sevdiğimizde, bir çift göze tutulduğumuzda; diğer gözlere kör oluruz. Aşk budur. O kişiden hızlıca soğuyabiliyor ve onu görmeyince unutabiliyorsak, bu aşk değildir. Ben, galiba aşık oldum. Onu yıllarca bekledim. Diğer gözlere kör, sözlere sağır oldum. Sonucunda aşık olduğum kişinin eskisi gibi olmadığını öğrendim. Bu öğreti, çok canımı yaktı. Bir çift ela göze tutulmuştum oysa ki.. Bir, 'Kumral kız' lakabına yenilmiştim oysa ki.. Kalbimin bir köşesine değil, kalbimin tam ortasına yerleştirmiştim onu. Konuşabilmek için an kollayıp, imkansızları başarmıştım. Hataydı. O, beni hiç sevmemiş ki! Benim gözlerim bir tek ona parlarken, onun gözleri başka birine aitmiş. Artık bitti onunla ilgili kurduğum güzel hayaller. Ve o an.. Bir şey öğrendim. O şey; aşk ve nefretin arasında çok ince bir çizgi olduğuydu. Belki de ona olan aşkımı bilmeyen kalmadı.. Önemli değil. Nefretimi de bilecekler. Aşktan daha üstün olan bir duygu olduğunu öğrenecekler. Nefret, can yakan ve ölümcül bir duygu. Ben, can yakmayı sevmezdim oysa ki.. Ama bu hikayenin sonunda iki tarafın da canının yanacağını biliyorum. Bilmeliyim.. Onu sevmiyorum artık. Bana takındığı düşmanca tavırları umursamıyorum artık. Sanırım gerçekten bitti. Yine de bir sorun var. Bu kişi, zihnimde bir yürüyüşe çıkmış gibi.. Gitmiyor. Tek düşünebildiğim, ona başımdan beri daha kötü davranmam gerektiği. Pişmanım. Ona iyi davrandığım ve onu sevdiğim için..
Aşk
Reklam
Avusturya’nın Meşhur Tiyatrosu, Burg Tiyatrosu Burgtheater, Avusturya’nın başkenti Viyana şehrinde yer almaktadır. Mekan; Avusturyalıların şehirdeki ulusal tiyatrosu olmasıyla öne çıkmaktadır. Yerel halk tarafından “Burg” olarak da anılan tiyatro, muhteşem bir mimari tarza sahiptir. Rönesans mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Burgtheater şehrin tiyatro merkezidir. Sadece Almanca konuşulan dünyanın en büyük tiyatrosu değil, aynı zamanda Avrupa’nın en eskilerinden biri olmasıyla bilinmektedir. Burgtheater’ın iç tasarımı da oldukça dikkat çekicidir. Muhteşem tavan resimleri Gustav Klimt, kardeşi Ernst ve Franz Matsch tarafından yapılmıştır. Çalışmaları o kadar takdirle karşılanmıştır ki, İmparator Franz Joseph onlara Altın Liyakat Haçı taktim etmiştir. 2000’li yılların ortasında bu sanatçıların, tavan resimleri için yaptığı ön taslaklar, tiyatronun çatı katında keşfedilmiştir. Kapsamlı bir yenilemeden sonra ise şimdilerde tiyatronun içinde sergilenmektedir. Viyana’daki diğer birçok bina gibi Burgtheater da İkinci Dünya Savaşı sırasında ciddi şekilde hasar görmüştür. Bir bombanın isabet etmesinden sonra, oditoryum ve sahne artık kullanılamaz hale gelse de mimar Michel Engelhart tarafından restore edilmiş ve 1955’te yeniden açılmıştır. Burgtheater bugün, Shakespeare, Schiller ve Goethe gibi dünya tiyatrosunun büyük isimlerinden, gelecek vaat eden yeni çağdaş oyun yazarlarına kadar ünlü isimler tarafından kaleme alınan oyunları düzenli olarak sergilemektedir. Tiyatro her sezon yaklaşık 400.000 tiyatro müdaviminin yaklaşık 800 gösteriyi izlemesine imkan sunmaktadır
Hüzün... Ahmet Özhan...
Hüzün zaman zaman Deli dalgalarla gelir Gönlümün kıyısına vurur Aşınan kayalar gibi ruhum Suskun, yorgun, öylece durur Suskun, yorgun, öylece durur Islak kumlara yazılmış hikâyeler Ummana karışır, silinir yavaş yavaş Islak kumlara yazılmış hikâyeler Ummana karışır, silinir yavaş yavaş Her dalga ömrümden Bir şeyler koparır Her dalga ömrümden Bir şeyler koparır Ağır ağır sönen gönlüm Sakin koyları özler Son kum tanesi olana kadar open.spotify.com/track/4tOIgm8XZ...
Müzik

KerZeY35

@kerzey35
·
Bu hüznün nedeni, yaşamdaki belirsizlikler, ayrılıklar ve herkes için aynı olan son, yani ölüm. Ama Buğra için bu hüznü yoğunlaştıran, "bu kadar ağdalı" yapan, çevresini saran insanların kaba duyarsızlığı ve aldırmazlığı: Hangi kelebekti o toz pembe çiçeğe iğrenç yumurtasını koyan diye düşünecekler mi? Bilmem onu. Ama hüzün kafalarını bulandıracak, bungunlaştıracak, sözlerini darmadağın edecek; bunu da biliyorum. Siz ne dersiniz dramı, trajediyi... ve mutluluğu kazık kadar olmuş, odunlaşmış kadınlarla erkeklerde arayan koca budalalar?
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Rêça Me
Ji tenka dijmin em qet natirsin Kî ku tê kuştin em lê napirsin Armanca me bes kuştina dijmin Yan bên kuştin yan bên girtin Cegerxwîn
Helalleşsin benimle gökyüzü, kuşlar ve toprak, Çünkü ömür denen o deli nehir, dökülüyor nihayet ummana. Ardımda ne bir sitem kalsın, ne bir kırık yaprak, Hoşça kal ey dünya, döndüm yüzümü sonsuzluğa yana yana. #alıntıdeğil
1000Kitap
Reklam
Reklam