Bugün, kendimizi gerçekleştirdiğimiz inancıyla, kendi özgür irademizle kendimizi sömürüyoruz. Herkesin kendi kendisinin rahibi olduğu külte, benliğe tapınmaya saygı gösteriyoruz. Özgünlük zorunluluğu kitle toplumuna yabancıdır. Kitle iletişim araçlarının egemen olduğu kitle toplumunun aksine, dijital medya çağında konuşma yeteneği körelmez. Tam tersine. Bugün herkes bir üretici ve yayıncıdır. Herkes kendini üretiyor. İletişim çılgınlığı karşısında sersemlemiş durumdayız.
Bugün insan kalbi, ölümsüzlüğe sığınacak bir yer sunamıyor. Eğer kalp, belleğin ve hatırlamanın organıysa dijital çağda tamamen kalpsiziz. Büyük miktarda veri ve bilgi depoluyoruz ancak anıların peşine düşmüyoruz. Her türlü sonsuzluğa sırtımızı dönüyoruz. Sadakat, sorumluluk, söz verme, güven ve bağlılık gibi zaman alan uygulamalara tövbe ediyoruz. Geçicilik, kısa vadecilik ve tutarsızlık hayata egemen oluyor.