Okumaya Değer
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:28
umudu sevgiyi aile bağlarını ve insanın hayata tutunma çabasını anlatan duygusal bir roman büyük olaylardan çok karakterlerin yaşadıkları acılara değişimlerine ve iç dünyalarına odaklanıyor yer yer hüzünlendiren yer yer umut veren bu hikaye sakin anlatımı ve verdiği duygularla öne çıkıyor duygusal kitapları sevenler için kalbe dokunan bir okuma deneyimi sunuyor.
Ve Usulca Fısıldadı KalbimPetunya · Destek Yayınları · 2020300 okunma
10/10
·160 syf.··
2021 28. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 19:18
duygusal olarak yoğun bir dönemden geçen ve yalnız olmadığını hissetmek isteyen okurlar için ideal bir "iç döyme" kitabıdır. Eğer edebi bir sanat eseri veya karmaşık bir kurgu aramıyor, sadece duygularınıza tercüman olacak samimi, melankolik ve akıcı yazılar okumak istiyorsanız bu kitaba şans verebilirsiniz.
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201711,5bin okunma
Reklam
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:57
Uzun zaman sonra okuduğum bir kitaptan ilk defa bu kadar zevk aldım. Şahsi olarak pek öngöremediğim bir kurgusu vardı, ince eleştiriler içeriyor ve dünyamızın acı gerçeklerini yüze vuruyordu. Üzerinde uzun uzun konuşabileceğim ve tartışabileceğim bir kitaptı. Öncelikle yayın sektörüne karşı oldukça eleştiri içeriyordu – bu konuda haklı olduğunu da düşünüyorum. Bir tutku olarak başlayan yazarlık mesleğinin (bunun çoğu meslekte de geçerli olduğunu düşünüyorum, özellikle sanat dallarını içerenleri) yayınevleri ve okuyucuları memnun etme baskısının yanında, diğer yazarlar arasında fark yaratma, görülme arzularının ve artan kıskançlıkların tutkuyu nasıl zehirlediğini ve takıntı haline getirdiğini gösteriyordu. Bir hayal ve tutku olarak başlayan bu yolda tamamen kişisel arzular ve hırslar ön plana çıkmaya başlıyor. Ayrıca ırkçılığa değinme şekli de hoşuma gitti. Uzun yıllar boyunca ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kalmış kesimler, karşı karşıya kaldıkları sorunlarda muhatap oldukları kişiyi ırkçılıkla suçlarken aslında asıl ırkçılığı kendileri yapmaya başlarlar. Kitabın linç kültürünü yansıtma şekli de aynı şekilde oldukça iyiydi. Günümüz insanlarını muazzam yansıttığını düşünüyorum bu kitabın. Bu tip değinilen eleştiri ve yüzleştirmeleri kalbimi çaldı diyebilirim. Ana karakterin her koşulda kendini bir şekilde haklı görmesi, tüm yaptıklarını kendisine hak görmesi günümüz insanlarının sorunlarından biri. Karakterin endişe ve korkuları o kadar güzel yansıtılmış ki, eğer meyilli bir yapınız varsa okurken kaygıyla doluyorsunuz. Kitap hakkında o kadar çok konuşabilirim ki... Benim önereceğim kitaplar arasına kesinlikle giriyor.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 17:45
Beyaz Duvakla", geleneksel değerlerin sıcaklığını özleyen, içinde entrikaların veya yozlaşmış ilişkilerin olmadığı, temiz ve umut dolu bir hayat hikayesi okumak isteyenler için kaleme alınmış, nostaljik lezzete sahip samimi bir Anadolu romanıdır.
Beyaz DuvaklaMuhammed Recep Akgemik · Sistem Ofset Matbaacılık · 200712 okunma
Büyük buhran...
Puan vermedi·556 syf.··
2026 2. kitabı
20.Yüzyılın başlarında Amerika’da yaşanan büyük ekonomik kriz yıllarını anlatan mükemmel bir yapıt.Bu çaresizlik içinde portakal bahçelerine yetişmeye çalışan bir aile… umut,çaresizlik,zorluk…
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025161 okunma
Reklam
Reklam