Uzun uzun burnumu çektim. "Önemi yok, onu öldüreceğim!" "Ne diyorsun sen, küçük; babanı mı öldüreceksin?" "Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek."
Yirmi dördüncü yaşıma bastığım 2017'ye kadar bir şekilde kutladığımız ve her defasında Anıl'ın beni öpüp ilan-ı aşk etmesini beklediğim 18 Ağustos'lar geçiriyordum. Keşke doğmasaydım, diye diye. 2017'de ise artık hayalim bile olmayı bırakmış epeski bir düşünce dan diye gerçek olurken, o günün, hayatımın en kötü doğum günü olduğunu düşünüyordum. Kaldı ki doğum günümün de Begüm'ün benim için verdiği partinin de ve hatta Anıl'ın bana aşık oluşunun da bir önemi yoktu. Keşke doğmasaydım cümlesini en hak eden gün, şüphesizdi ki o gündü. Zaten sonra da 18 Ağustos'u hayatımdan çıkartıp attım. Nina'nın doğum günü 25 Eylül'dü ve ben, Nazlı'yı tanımıyordum. Şimdi ise yani 18 Ağustos 2021'de, sanki hayatımda ilk kez doğum günü kutluyormuş gibi hissediyordum. Mecazen değil gerçekten. Bora beni öyle bir öpüyordu ki, dünya durmuştu,
Reklam
Bir adam varmış; her gün, yüksek bir tahta perdenin dibine oturur, tek bir tahtanın çıkmasıyla oluşan dar bir aralıktan dışarıyı seyredermiş. Çöldeki bir yaban eşeği her gün tahta perdenin dışından, o dar aralığın önünden geçermiş -önce burnu, sonra başı, ön bacakları, uzun kahverengi sırtı, arka bacakları ve sonunda da kuyruğu. Adam bir gün ayağa fırlamış ve yaptığı keşifle gözleri parlayarak, onu duyan herkese bağırmış: Buldum! Kuyruğu yaratan burundur!
Edebiyat
Eflatun'un mağarasındaki gölgeleri hakikat sanan kölelerin varlık tasavvuru, gölgelerden ibaret kalmaya mahkümdur. Hayatında hiç ayağa kalkıp etrafına bakmadığı için ayağındaki prangaların dahi farkında olmayan köleleri kim azat edecek?
“Araplar mezhep kurucusudurlar. Biz Türkler, tarikat kurucusuyuz. Arap mezhepleri sufiliğe, Türk tarikatları tasavvufa dayanır. Tasavvufa göre dünyada her şeyden önce güzellik vardı. İbadet bu güzelliğe tutkunluktur. Bu sebeple Türk'ün bağlanacağı inanç, Allah korkusundan değil Allah sevgisinden gelir. Okudukça tasavvufun yalnız Türk'e mahsus bir yol olduğunu anladım. Türk illerinde doğmuş, Anadolu'da gelişmiştir. Türk tasavvufu, Şamanlıkla islamlığın karışımıdır.”
Sayfa 71
"Bazen uyuyamadığımda, Van Gogh'un kesik kulağına Leonard Cohen'den Hallelujah söylediğini hayal ediyorum Huzurla."
Sayfa 13 - Weşanên Harfayê·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam