undine sıvı formundan insan formuna dönüşürken. undine mitolojik bir karakterdir, ormandaki göllerde yaşar. ancak insanlar gibi ölümsüz bir ruha sahip değildir ve sahip olabilmesi için yine bir insanla evlenmesi gerekmektedir. undine de bir adama aşık olur ve onunla evlenir, böylece forma ve ruha kavuşmuş olur. fakat her şey burada bitmez.
Temmuz Özeti
Selamlar, verimli bir ay geçirdiğim için sabırsızlıkla özetini yazmaya başladım ve işte buradayım, ağustosun ilk saatinden iletimi yayınlıyorum. Kitaplarımızla başlayalım her zamanki gibi Şeytankaya Tılsımı Ayın ilk kitabı oldu ve müthiş de oldu. Kısacık ve kolay olduğu için beni geçen ayın netameli havasından kurtardı. Bayılmasam da okuduğuma pişman değilim. Buz Ateşi Buz Öpücüğü ve Kristal Krallık Kanin Günlükleri serisi benim çok ucuza toplu olarak aldığım bir seriydi. Fantastiğe yeni başlayanlardansanız ya da canınız 2010'ların başındaki o dönemden bir şeyler okumak istiyorsa şans verilebilir. Böyle bir niyetiniz yoksa yetersiz geleceğine eminim. Çiçeklenmeler Bayıldım. Daha önce Melisa Kesmez okumuştum zaten bu nedenle beklentim yüksekti ama yine de bu kitabını da sevmek beni çok mutlu etti çünkü küçük okuma kulübümüze zorla bunu okuyalım demiştim. Yüzümü kara çıkarmadı sağ olsun. Deliliğe Övgü Benlik değil, elimde süründü. Tabii bu kötü bir kitap demek olmuyor, sadece ben sevmedim. Yanlışlıklar Komedyası Favori Shakespeare'lerime girdi diyebilirim. Ben Shakespeare komedisi insanıyım ya. Kefilim alın okuyun. Altıncı Koğuş Kısacık ve gayet akıcı bir kitap. Klasik sayılmayı kesinlikle hak ediyor. Hala okumadıysanız listenizde öne çekmeniz tavsiyemdir. Şimşek Hırsızı Bugün, daha doğrusu dün bitirdim ve fantastik çocuk kitabı ya da 2000'ler kitaplarını özlediğimi bana çok güzel hatırlattı. En kısa zamanda seriye devam etmek istiyorum. Dizilerim bu ay çok fazla değil iki tane mini dizim var, bir de geçen ay finalden sonra konuşalım dediğim Good Boy. -Good Boy Yani Kore işte her zamanki dizilerinden. Güzeldi, seyir zevki vardı ama bu kadar. Bir de green flag erkek karakterler? Evet onlar da vardı. -Fantasmas Çok etkilenmediğim ama izlediğime de pişman olmadığım bir dizi. Bazı gerçekleri şak diye yüzümüze vurması ve
Reklam
Undine
Bir beş yıl önce, yıllardan 'SEN'; 'SEN'in elinin sûretine bakarken kalbimin 'SEN' diye attığı haftalar, günler, geceler, saatler, dakikalar başladı... O gün bugündür durmaksızın 'SEN'i gösteriyor zaman. Geçen ay mesela inanmazsın 'SEN' yağdı gökten inci gibi serin serin; Döndüm yüzümü göğe, 'SEN' oldu kirpiklerim, dudaklarım, Bir baktım sırılsıklam 'SEN' olmuşum... Hatırlarsın, yılın dördüncü 'SEN'inde yollara düşmüştüm; Şehrin 'SEN' , yollar 'SEN' , karlar 'SEN' , sempozyum 'SEN'... Yine geçtiğimiz ay biçtiğim çayırlar 'SEN', ağaçlar 'SEN' , kokladığım gül 'SEN'... Bilhassa geceleri kimsesizliğim 'SEN' , gözyaşlarım 'SEN'... Köye gittim biliyorsun, dağ taş 'SEN' , adımlarım 'SEN' , manzara 'SEN'... Daha yeni, iki hafta 'SEN' gün önce onca emekle yazdığım ve kazayla tamamı silinen tezim 'SEN'... "Her şeye baştan başla, zihnin silinmedi ya, sen yaparsın" diyerek umudum olan yine 'SEN'... Önceki gün yaa, şahitsin teslime gittim kan ter içinde toparlayıp yazdığım tezimi; "başaracaksın demiştim" diyen yine 'SEN'... Beni anlayan, sakinleştiren, gecesinde bile yorgunluğuna aldırmadan 'SEN' izledik birlikte dün gece... Gece 'SEN' , dün 'SEN' , bugün, yarın, sonrası hep 'SEN'... Şimdi 'SEN' çekiyorum ciğerlerime, 'SEN' içiyorum sımsıcak, ince belli bardakta... Şimdi 'SEN' yazıyorum içim kıpır kıpır 'SEN'... Sağım, solum, yanım, yönüm, işim gücüm, sıhhatim, sancım 'SEN'... Elim kolum, dudağım dilim, gözüm gönlüm 'SEN'... Sen bilmiyorsun belki, ADIM 'SEN' Sahi ben 'SEN'sem kimsin SEN ..? Bişnev...
Kalbizm
Undine (2020) - Christian Petzold
Friedrich de la Motte Fouque'nin Undine (2011) isimli romanından uyarlanan romantik bir dram filmi. Spoiler olmasın diye filmin konusundan bahsetmek istemiyorum. Undine'nin birebir uyarlaması değil de modern zamanda geçen alternatif bir versiyonu olarak değerlendirilebilir. Filmde kitaptaki bazı karakterlerin adı değiştirilip imajları modernize edilmiş, bazı karakterlere de hiç yer verilmemiş. Undine'yi yıllar önce okumuştum. Film bittiğinde her ne kadar daha yalın bir aşk hikayesini anlatan modern bir uyarlama olsa da "Undine'nin fantastik yönüne filmde daha fazla yer verilebilirdi." diye düşünmeden edemedim.  Bir gün kitaptaki olay örgüsü ve detaylara daha sadık kalınmış, fantastik - gotik temalı bir uyarlaması daha yapılırsa izlemeyi çok isterim. (Bir an için Disney ve Tim Burton'ın kitabın yeni bir uyarlaması için işbirliği yaptığını hayal edin.) Ayrıca romantik sahnelerde ve filmin sonunda arka fonda çalan piano parçasını da beğendim. Tavsiye ederim.  📌Not: Unidine pek çok farklı dalda sanat eserine ilham olmuş bir kitap. Eğer merak ederseniz bir başka film uyarlaması olan Ondine/İlahların Aşkı (2009) filmine de göz atabilirsiniz.
Film
20 filmi . 20.(bkz: apples) christos nikou'nun ilk uzun metrajı 2020 sinema yılını çeşnilendiren sürpriz filmlerden biri olarak karşımıza çıktı. yorgos lanthimos ile dogtooth (2009) filminde yardımcı yönetmen olarak da çalışmış olan yönetmen nikou, yunan yeni dalga sineması (greek weird wave) geleneğini takip ediyor ve yine bu tarz “tuhaf” filmleri sevenlerin hoşuna gidecek oldukça çarpıcı ve başarılı bir filme imza atıyor. hayatımızı, alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren 2020 senesine uyabilecek bir unutkanlık salgını ile başlayan film, aris karakterinin kaybettiği hafızasını geri alma uğraşını takip ediyor. nikou'nun, ana karakteri gibi olaylara sakin bakışı, geniş planlarla karakterinin yalnızlığını aktarışı, filmin özgün taraflarından sadece birkaçı. farklı noktalara evrilebilecek, devlet ve sistem eleştirisini de içeren, izleyeni sürekli düşünmeye iten film, oldukça kişisel bir kabullenişle, hisli bir yerde bitiyor. hafızanın, travmaların, kazaların katmanları açılırken kendi hayatımızdaki dönüm noktalarını yeniden hatırlarken buluyoruz kendimizi. mila (apples) farklı bakımlardan önemli bir deneyim sineması aynı zamanda. tuncay uravelli 19. the vast of night andrew patterson'ın ilk filmi olma özelliğini de taşıyan the vast of night, bir basketbol sahasında başlayan ve muazzam kamera işçiliğiyle filmin de referans verdiği gibi adeta bir radyo tiyatrosu gerginliğinde sizi bu sahadan tekinsiz ve gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor. bu yolculuk 50'lerin mitlerine dair birçok referansı barındıyor, filmin bizatihi girişi dönemin kült tv işlerinden the twilight zone'a bir gönderme. patterson bu mitlerin ve referansların arasından, uyumlu ve harika performans çıkaran iki başrolle beraber sonu hariç orijinal ve 90 dakikalık her an diken üstünde bir deneyim yaratmayı
2020 yılının en iyi 20 filmi
20 filmi . 20. apples christos nikou'nun ilk uzun metrajı 2020 sinema yılını çeşnilendiren sürpriz filmlerden biri olarak karşımıza çıktı. yorgos lanthimos ile dogtooth (2009) filminde yardımcı yönetmen olarak da çalışmış olan yönetmen nikou, yunan yeni dalga sineması (greek weird wave) geleneğini takip ediyor ve yine bu tarz “tuhaf” filmleri sevenlerin hoşuna gidecek oldukça çarpıcı ve başarılı bir filme imza atıyor. hayatımızı, alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren 2020 senesine uyabilecek bir unutkanlık salgını ile başlayan film, aris karakterinin kaybettiği hafızasını geri alma uğraşını takip ediyor. nikou'nun, ana karakteri gibi olaylara sakin bakışı, geniş planlarla karakterinin yalnızlığını aktarışı, filmin özgün taraflarından sadece birkaçı. farklı noktalara evrilebilecek, devlet ve sistem eleştirisini de içeren, izleyeni sürekli düşünmeye iten film, oldukça kişisel bir kabullenişle, hisli bir yerde bitiyor. hafızanın, travmaların, kazaların katmanları açılırken kendi hayatımızdaki dönüm noktalarını yeniden hatırlarken buluyoruz kendimizi. mila (apples) farklı bakımlardan önemli bir deneyim sineması aynı zamanda. tuncay uravelli 19. the vast of night andrew patterson'ın ilk filmi olma özelliğini de taşıyan the vast of night, bir basketbol sahasında başlayan ve muazzam kamera işçiliğiyle filmin de referans verdiği gibi adeta bir radyo tiyatrosu gerginliğinde sizi bu sahadan tekinsiz ve gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor. bu yolculuk 50'lerin mitlerine dair birçok referansı barındıyor, filmin bizatihi girişi dönemin kült tv işlerinden the twilight zone'a bir gönderme. patterson bu mitlerin ve referansların arasından, uyumlu ve harika performans çıkaran iki başrolle beraber sonu hariç orijinal ve 90 dakikalık her an diken üstünde bir deneyim yaratmayı
Reklam
Reklam