Bir beş yıl önce, yıllardan 'SEN';
'SEN'in elinin sûretine bakarken kalbimin 'SEN' diye attığı haftalar, günler, geceler, saatler, dakikalar başladı...
O gün bugündür durmaksızın 'SEN'i gösteriyor zaman.
Geçen ay mesela inanmazsın 'SEN' yağdı gökten inci gibi serin serin;
Döndüm yüzümü göğe, 'SEN' oldu kirpiklerim, dudaklarım,
Bir baktım sırılsıklam 'SEN' olmuşum...
Hatırlarsın, yılın dördüncü 'SEN'inde yollara düşmüştüm;
Şehrin 'SEN' , yollar 'SEN' , karlar 'SEN' , sempozyum 'SEN'...
Yine geçtiğimiz ay biçtiğim çayırlar 'SEN', ağaçlar 'SEN' , kokladığım gül 'SEN'...
Bilhassa geceleri kimsesizliğim 'SEN' , gözyaşlarım 'SEN'...
Köye gittim biliyorsun, dağ taş 'SEN' , adımlarım 'SEN' , manzara 'SEN'...
Daha yeni, iki hafta 'SEN' gün önce onca emekle yazdığım ve kazayla tamamı silinen tezim 'SEN'...
"Her şeye baştan başla, zihnin silinmedi ya, sen yaparsın" diyerek umudum olan yine 'SEN'...
Önceki gün yaa, şahitsin teslime gittim kan ter içinde toparlayıp yazdığım tezimi; "başaracaksın demiştim" diyen yine 'SEN'...
Beni anlayan, sakinleştiren, gecesinde bile yorgunluğuna aldırmadan 'SEN' izledik birlikte dün gece...
Gece 'SEN' , dün 'SEN' , bugün, yarın, sonrası hep 'SEN'...
Şimdi 'SEN' çekiyorum ciğerlerime,
'SEN' içiyorum sımsıcak, ince belli bardakta... Şimdi 'SEN' yazıyorum içim kıpır kıpır 'SEN'... Sağım, solum, yanım, yönüm, işim gücüm, sıhhatim, sancım 'SEN'...
Elim kolum, dudağım dilim, gözüm gönlüm 'SEN'...
Sen bilmiyorsun belki, ADIM 'SEN'
Sahi ben 'SEN'sem kimsin SEN ..? Bişnev...