Puan vermedi·376 syf.··
2026 4. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:12
Roman, ünlü yazar Ahmet Hamdi Tanpınar etrafında dönen gizemli ve sıra dışı olayları anlatıyor. Gerçek ile kurgu iç içe geçiyor; edebiyat, polisiye ve mizah bir araya geliyor. Hikâye boyunca karakterler geçmişin izlerini takip ederken kimlik, sanat ve hakikat sorgulanıyor. Kısacası: hem edebiyat göndermeleri bol, hem de sürükleyici bir gizem romanı. Baştan sona tempolu ve farklı bir anlatımı var.
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026765 okunma
6/10
·121 syf.··
2026 52. kitabı
Evvel Zaman İçinde W. Somerset Maugham 1946 yıllında yayınlanan tarihsel roman, Floransa'da ve diğer İtalyan şehirlerinde geçmektedir. Ünlü Floransalı politikacı, diplomat, filozof, yazar Niccolò Machiavelli romanın baş karakteri olarak karşımıza çıkmaktadır. Roman, Machiavelli'nin Cesare Borgia ile karşılaşması ve Imola'daki ev sahibinin karısı Orelya'yı baştan çıkarmak için her türlü yollu denediği başarısız bir aşk hikayesini konu almaktadır. Okunmaya değer zevkli ve eğlenceli bir eser....
Edebiyat & Roman
Evvel Zaman İçindeW. Somerset Maugham · Çağlayan Yayınları · 19553 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Iron Maiden 2016 Nobel Edebiyat Ödülünü almalıydı
10/10
·32 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:29
Nobel Edebiyat Ödülünü kabul etmekle birlikte törene katılmamış ve ödülü sonradan almış, sanırım sonradan pişman olup ses kaydı göndermiş ve bunu video olarak yayınlamışlar ve Kırmızı Kedi Yayınları da Türkçe’ye kazandırmış. Mini ciltli bir kitapçık halinde olan bu eser Bob Dylan veya müzikle ilgili kitap koleksiyonu için düşünülebilir. Basım ve kitap güzel olmakla birlikte konuşmanın içeriği ile söylemek istedikler var. Bob Dylan siyaset, savaş karşıtlığı, aşk temalarında şiirsel bir dille şarkılar yazmış. Nobel Konuşmasında üç kitaptan bahsediyor ve bu kitapların içeriğini alıntılamış. Şarkılarında ise bu alıntılar yok. Sanki Nobel Edebiyat Ödülünü neden kazandığını kendisi ikna olmamış ve şarkıları ile edebiyat kitapları arasında bağ kurmuş/kurmak istemiş. Ve sanki sadece 3 kitap okumuş; savaşla ilgili bir kitaptan bahsederken o kitaptan sonra başka savaş kitabı okumadığını söylüyor. Fakat konuşmasında anlattıkları sanki Iron Maiden grubu tarafından yapılmış gibi, bu şarkılar Iron Maiden grubuna ait: The Rime of the Ancient Mariner (Powerslave): İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge’in aynı adlı uzun şiirine dayanır. Şarkı, doğaüstü olaylarla dolu lanetli bir deniz yolculuğunu anlatır. The Trooper (Piece of Mind): Lord Tennyson'ın Kırım Savaşı'nı anlatan "The Charge of the Light Brigade" (Işık Tugayı Hücumu) adlı şiirinden esinlenmiştir. Phantom of the Opera (Iron Maiden): Gaston Leroux'un yazdığı "Operadaki Hayalet" romanının gotik atmosferinden ilham alır. Alexander the Great (356-323 B.C.) şarkısıdır.Grup bu şarkıyı 1986 çıkışlı ünlü Somewhere in Time albümünün kapanış parçası olarak yayımlamıştır. Şarkı, Makedonyalı Büyük İskender'in hayatını, askeri dehasını ve fetihlerini adeta bir tarih dersi kronolojisiyle anlatır. Ödüllü fimleri ilgi çekici
2016 Nobel KonuşmasıBob Dylan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201837 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 26. kitabı
Stefan Zweig’den yine harika bir kitap. 1 saatte bitirilebilecek, ancak etkisi uzun süre devam edecek bir eser. Daha önce Stefan Zweig okumadıysanız bu kitapla başlamanızı öneririm. Hem yazarın diline hem de psikolojik derinliğine alışmak için güzel bir başlangıç. Gelelim kitaba… Öyle büyük bir aşk okuyoruz ki, aşk için nelerden vazgeçebileceğimizi sorgulatıyor. Kitap, ünlü bir yazarın doğum gününde isimsiz bir kadından uzun bir mektup almasıyla başlıyor. Mektubu yazan kadın, 13 yaşından beri yazara büyük bir aşkla bağlı olduğunu anlatıyor. Hayatının merkezine onu koymuş, yıllarca uzaktan sevmiş ve onun haberi olmadan yaşamını bu sevginin etrafında şekillendirmiş. Tam anlamıyla platonik bir aşk. Kadın bu karşılıksız aşk uğruna yalnızlık, özlem ve hayal kırıklıkları yaşıyor. Mektubunda, birlikte geçirdikleri kısa anların kendisi için ne kadar değerli olduğunu ve bu ilişkinin hayatını nasıl etkilediğini samimi bir şekilde dile getiriyor. Kadının tek isteği, yazar tarafından hatırlanmak. Ancak yıllar içinde yolları birkaç kez kesişmesine rağmen yazar onu hiçbir zaman hatırlamıyor. Kitap; karşılıksız aşkı, takıntıya dönüşen bağlılığı, yalnızlığı ve insanın görülme, hatırlanma arzusunu etkileyici bir dille anlatıyor. Mektup boyunca bir kadının ömrü boyunca içinde taşıdığı büyük sevginin ve derin hüznün tanığı oluyoruz. Aşkının büyüklüğü, kendinden bile vazgeçmesi ve her şeye rağmen sevdiği insanın üzülmesini istememesi insanın içini burkuyor. Kadının tek istediği şey hatırlanmaktı. Ve bu mektupla yazarın onu unutamayacağı kesin… Ben de kitabı bitirdikten sonra o kadını unutamadım.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Kesinlikle bir şans verin...
10/10
·517 syf.·
2026 143. kitabı
Martın Eden'i bitirdiğimde sanki uzun bir yolculuktan dönmüş, bir insanın yükselişine, yalnızlaşmasına ve kendi içinde yıkılışına tanıklık ettim. Martin'in hikâyesini okurken zaman zaman ona hayran oldum, zaman zaman ona kızdım ama hiçbir an ona kayıtsız kalamadım... Jack London, Martin Eden'da yalnızca bir adamın hikâyesini anlatmıyor; insanın kendini gerçekleştirme tutkusunu, ait olma arzusunu ve sonunda bunların bedelini sorgulatıyor. Martin'i ilk tanıdığım andan itibaren onun içindeki açlığı hissettim. Bu açlık sadece bilgiye ya da başarıya duyulan bir istek değildi; dünyada bir yer edinme, kendini kanıtlama ve sevdiği kadının gözünde değerli olma arzusuydu. Onun geceler boyunca çalışmasını, kitaplara sarılışını ve defalarca reddedilmesine rağmen vazgeçmeyişini okurken büyük bir hayranlık duydum. “İnsan, istediği şeye ulaşmak için her şeyini verebilir; yeter ki ona gerçekten inansın.” Martin'in mücadelesi bana başarı denilen şeyin çoğu zaman dışarıdan göründüğü kadar parlak olmadığını düşündürdü. Çünkü o, hayalini kurduğu yere ulaştığında aslında peşinden koştuğu dünyanın sandığı gibi olmadığını fark etti. İnsanların onu başarısızken görmezden gelip ünlü olduğunda el üstünde tutmaları romanın en çarpıcı taraflarından biriydi. **“Başarıya ulaştığında, seni alkışlayanların çoğu yolun başında yanında olmayanlardır.”** Kitap boyunca beni en çok etkileyen şeylerden biri de Martin'in yalnızlığıydı. Bilgisi arttıkça çevresinden uzaklaşması, düşünceleri derinleştikçe insanlarla arasına görünmez duvarlar örülmesi oldukça sarsıcıydı. Bazen insanın en büyük kazançlarının aynı zamanda en büyük kayıplarına dönüşebileceğini hissettim. “Hayat, insanın kendisini bulmaya çalışırken kaybettiklerinden ibarettir bazen.” Keyifli okumalar....
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Martin Eden İncelemesi
Puan vermedi·517 syf.··
2026 5. kitabı
Martin Eden,insanın yaşama amacının ne olması gerektiğini ve toplumun iki yüzlülüğünü en iyi anlatan kitaplardan biri. Martin,kitaplara ilgili yoksul bir denizcidir. Arkadaşı ile bir köşkün tamirat işlerini yapmak için gittiği evde evin kızı Ruth'a aşık olur. Ruth da bu gençten etkilenir ve aralarında bir ilişki başlar ama aralarındaki kültürel ve ekonomik farklılıklar günler geçtikçe belirginleşir ve ilişkilerini yıpratır. Martin,Ruth'u kaybetmemek için ünlü bir yazar olmayı,toplumdan saygınlık görmeyi hedefler ve bunu yaşam amacı haline getirir. Bunları başarırsa sevdiği kadınla sonsuza kadar mutlu olacağını düşünür. Ama hayatın, ona istediklerini kolay kolay vermeye niyeti yoktur. Martin,mükemmel bir kitap yazmak ve ünlü olmak için gece gündüz çalışır. Öyle ki bazen aç kalır, bazen uykusuz kalır. Lakin o, bunlardan yüksünmez zira bu yolun sonunda ebedi mutluluk vardır. Bir süre sonra birikmiş parası bitince kaldığı pansiyonun sahibi çıkmasını ister. Böylece Martin,yazmaya bir süre ara vermek zorunda kalır. Bir gemide hiç de insani olmayan koşullarda çalışmaya başlar. Üstelik hiç kimse, onun hedeflerini gerçekleştireceğine inanmaz;herkes,hayalperest olarak görür. Ruth'un ailesi,kızlarının yoksul ve "olmayacak hayaller" peşinde koşan bu gençle birlikte olmasını istemez. Ruth, başta dirense de bu baskıya daha fazla dayanamaz ve Martin'i terk edip zengin bir adamla görüşmeye başlar. Martin ise umudunu yavaş yavaş kaybetse de yazmaya devam eder. Bir gün aniden şöhret basamaklarını tırmanmaya başlayan Martin,ünlü olduktan sonra insanların ona olan davranışlarının değişmesi ile bu iki yüzlülük karşısında derin bir depresyona girer. Aslında Martin yolda olmayı varacağı yerden daha çok sevdi. Hayatının merkezine başarabileceği bir şey koydu. Bu da; onun,hedeflerine
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma