Akrep yelkovanı öldürmüş.
Gözlerimin omurgası kanlanıyor. Kadrajımın seferinde kompozisyon kırmızı. Saniyelerin patladığını gördün mü hiç? Pimi çekilmiş elmanın tadı gibi. "Çatalında bırakmış menevişini." Görmekten gideceğim biliyorum. Kıpırdarsam eğer deniz dökün üzerime. Olur mu? "Bilmiyorum." Anlamları zıttının sırtına atıyorum. Uyarmasam indirmeyecek -o değil hırkam gitti-. Salıncağa koşuyor devasa küfeler. Başı yukarıya kalksa, boynu kanser. "N'oldu? Böldü. Soldu." Nakaratı çiğnenilmez zoru mu başlıyor kümülüslerin? Çok aradan çık buradan. Kantarı yok ki topuzun tartayım. Çok ses var her yerde. Gürültü saçlarımı yoluyor. Kel kalacağım. Nefesimi dinlese neyzen, boşluğa üfleyeceğim. Düşünce zatürresi sendeki diyor Hikmet. Pek aldırmıyorum. Hani aldanasım yok değil, damarları patlayacak küs "me sakın" sükunetin. Yüz yirmi küsurun 15 saatinde kusur buldum ki uyumuşum. O kaddar olur. Hatırlamıyorum, mış gibilerin fısıltısı serilmiş yere. Gözleri kapalı. "Uyuyan insanlar hep ürkünç görünür bana." Kalemim şizofren olmuş halüsinasyon gördüğü rüyalarda -hışırtılar mı vardı bitek? Silindi gitti-. Bilmiyorum kelimesi. "Yağmurun damlalarına kim verdi neşteri?" Öldüremedim gitti intihar düşüncelerimi. Uyumak istiyorum. Beşikte sallarım -seçeyim bir sayı- seneyi -önemi yok-, aralardan sıyırıp geceyi, gündüzün kılçığını yutarım dert değil ki. İnsan, günlerinin kiralık katili. Maaşını veren dünyaya gelme nedeni. 1 Haziran 2026 05.28
ürkünç bir uğursuzluk gülümsediği sıra. İsmet Özel
Şiir
Reklam
Üzüncün senin hangi çağrışımlara uzandı benim eskil saatlerimde? geçmişsiz ve geleceksiz suç sevinçleri, deniz kıpırtılarınca yürek dalgalanmaları? titreyerek uçurulan köpükten balonlar, anlık aşkın tasarımlar mı? nasıl bir ak konutun isteklendiricisi oldun anılarıma düz baktıran ah, ben pembe fistanımla kuşanırdım dantelalı tafta yumuşaklıkla savaşırdım kovmaya, çifte yetkeyi hiçlemeye annemi ve uykuyu öğle sonlarında ürkünç odaların! diledin mi yanında tümden varolmayı an için ve bir kaç sonrasında hiç yokmuşçasına
Şiir

KerZeY35

@kerzey35
·
Sen ne getirdin bana çocukluğundan? şen kahkahalar ulumalar dona kalmalar mı? Nilgün Marmara
Şiir
“garip bir tarafı var kaşlarını çatınca bir çocukluk dolduruyor yüzünü ürkünç bir uğursuzluk gülümsediği sıra.” İsmet Özel
…döndüren gözümü en derine sen oluyorsun. Bir kez yakmıştın beni, bir kumsalın ürkünç gecesinde. Eziyetçi tanıklığın, tutuşan dikenlerimin çığlığını gömmüştü küle.
Günaydınn..
Yaşam her zaman bir masal gibidir, başkasından dinlendiğinde keyifli gelir ama içine girildiğinde ürkünç bir hal alır.
1000Kitap
Reklam
Reklam