o gece, yatağıma uzandım ve konfüçyüs'ün kitabını rastgele açtım. daha ilk özlü sözde, ''bilge sakin ve dingindir; sıradan insan kaygıların altında ezilmiştir.'' diyordu, ürperdim; bu ifade bana grand hotel'in helacı kadınını anımsatıyordu. ''mutlu insan azla yetinir'' , ''her şeyde doğru mekanı korumaya özen gösterin.'' cümleler birbiri ardına yankılandıkça, her biri bayan ming'in ağzından duyduklarımın yansıması olarak zuhur ediyordu.
«Son on yıl içinde yüzler­ce "canavar", insana benzemeyen yüzlerce yaratık görmüştüm öyle; Anne'yle Baba'nın çocukları, öte­kilerden korkunç delğildi doğrusu - ama yüzüne bakamıyordu insan. Karnı büyük bir davul gibi şiş­mişti - ölümün çaldığı bir trampete benziyordu. O "davul"un derisi, kara lekelerle kaplıydı, açlık lekeleriyle, "kwaorte" denilen lekelerle. Bacakları, çekirge bacakları gibi incecikti. Ama en çok saçları dokunuyordu insana - benim saçlarım gibi ağar­mıştı. Ben, yaşama tutkunu olan ben bile, o korku­luğu görür görmez iliklerime kadar ürperdim - az kalsın kusacaktım.»
Sayfa 158
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
«Seher yeli, ku­cak dolusu kumlar getiriyordu çölden, dünyamızı öldüren ilaçların kokusunu getiriyordu; o koku ha­la zehirlemekteydi yeryüzünü. Ürperdim. Yaşlanmış gibi oluverdim birdenbire, üşüdüm. Umutlarım öy­lesine kırılmıştı ki, kendi kendime sordum: bu kor­kunç yaşama savaşını sürdürmeye değer miydi?»
Sayfa 154
Edebiyat
hatice, dedim. benim, dedi. ürperdim. ölüm yok, dedim. yok, dedi. yalnızlık bile yok. bir tuhaf ayrılık bu. gitmemişsin. birazdan geleceksin. varsın ve yoksun. .
"Koluna serum takılıyordu. Ürperdim. İğnelerden nefret ederdim."
Alıntı
— İlerde kitap falan olmayacak. Herşeyi internetten okuyacaksın. dedi, dediğinden pek emin, kaşları kalkık, elleri dijital adam. Birden ürperdim. Ne yani? Artık kitap okunmayacak mı? Usum bunu içine sığdırmakta zorlanıyor. — İnternet kullanmayan n’apıcak? sorusunu serdim masanın rengârenk nakışlı örtüsüne. — İnternet kullanmayan kalmayacak.