Ûs

"ANAP iktidarı rantiyelere kaynak transfer etmek amacıyla bir taraftan emisyonu zorlarken, diğer yandan da KİT zamları yoluyla sağlanan kaynağı asalak sermayeye hadiye ediyor. Bu koşullarda bütçe giderek bir borç ödeme bütçesi hal ine geliyor. Nitekim transfer harcamaları 32 trilyon 920 milyar TL'Iik bütçe içinde, 16 trilyon 394 milyar TL ilc cari harcamaları toplamına eşitlenmiş durumda. Elbette yatırım harcamalarının yaklaşık üç katı kadar borç ödemek durumunda olan bir ülked e okul yapma işinin "hayırsever" vatandaşiara bırakılması doğaldır. Bu yüzden bütçeden sağlığa ayrılan pay sadece %2.8'dir. Bu oran Federal Almanya'da %19.3 (1984), Fransa'da %14.7 (1982), Italya'da %11.5 (1981)'tir. Sosyal hizmetlere ayrılan pay da %0.6'dır. Oysa bütçenin sağlık ve eğitime giden bölümü %15.6, faiz ödemelerine giden de %28.2'dir. Eğer bir ekonomide sağlık ve eğitime ayrılanın yaklaşık iki katı faiz ödemeleri adı altında rantiyclere hediye ediliyorsa, bu oranlar devletin niteliği hakkında fikir veren önemli bir gösterge olmaktadır."
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır - Rantiye Sermayesinin Baskıcı Gücü
Siyaset & Politika
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Türkiye'nin dış borçları 1981'de 12.5 milyar dolardan 1988'de 43 milyar dolara yükseldi (FMS borçları dahil). Bir taraftan borçlar hızla artarken diğer yandan da kısa vadeli borçların oranı yükseldi. Artık Türkiye eski borçlarını ödeyebilmek için her yıl yaklaşık 7 milyar dolar borç bulmak zorunda."
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır - Rantiye Sermayesinin Baskıcı Gücü
Siyaset & Politika
Elbette gerici düzenlemeleri meşrulaşhracak gerici ideolojiler de boy gösterecekti. Cumhuriyet dönreminde görülmemiş bir şekilde geleneksel ideolojiye yeşil ışık yakıldı. Cunta tarikatların desteğini almadan demokratik odakları kolay ezemeyeceğini biliyordu. Bu yüzden tarikatların istekleri doğrultusunda kararlar alındı. Tarikatların istediği liselcre zorunlu din dersi generallerin bir jestiydi. Diyanet İşleri personel sayısı 1983'te 53582'den 1988'de 84714'e yükselerek %58 artış gösterdi. Imam Hatip Okulu sayısı da 1 983'te 249'dan 1988'de 383'e, öğrenci sayısı da 178.000'e yükseldi. Diyanet İ şleri Başkanlığı Bütçesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinin sekiz katına çıktı. Zaten Anayasa'nın 136. maddesinde Diyanet Işlerinin "milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek... görevlerini yerine getirir" ifadesi 12 Eylül rejiminin neyin peşinde olduğunu gösteriyordu.
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır - Neden Dışa Dönük Model?.
Araştırma-İnceleme
"12 Eylülle gelen devlet terör rejiminin asıl amacı Türkiye'ye emperyalizmin çıkarlarına uygun bir sermaye birikimini kabul ettirmek ve Türkiye'yi başta ABD olmak üzere emperyalist hegemonyaya daha fazla sokmaktı. Gerçekten Orta Doğu'da emperyalizmin en güvendiği kalelerden birinin düşmesi (Şah rejimi), lran'a biçilen alt-emperyalist rolü Türkiye'de doğru kaydırıyordu. Bu nedenle 12 Eylül rejimini sıradan ir baskı rejimi olarak görmek yanı ltıcıdır. Devlet terör rejimi, uluslararası sermayenin ve hegemonik gücün projelerini gerçekleştirmek üzere gündeme getirildi. Bu nedenle devlet aygıh baştan sona yeniden düzenlendi. Tüm demokratik ve ilerici hareketler ezildi. Özgür düşüneeye savaş ilan edildi. "Üniversiteler" hizalaya geti rild i. Kısaca beyine dayalı ne varsa tahrip edildi. Demokrasinin yeniden filizlenmesini geeik ti recek baskı ve denetim mekanizmaları devreye sokuldu. O kadar ki, "sivil" yönetime geçildiği zaman bile, generallerin ve emperyalist "uzmanların" kurduğu makina çalışmaya devam ediyor. Nitekim genera llerin "emir, ve müsaadcleriyle" kurdurulan siyasi partiler 12 Eylül rejimini sürdürmek ve meşrulaştırm-ak konusunda gereğini yapmada kusur etmiyorlar."
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır - Neden Dışa Dönük Model?.
Siyaset
Parasalcılığı doğuran ikinci büyük yapısal krizdi.
Kapitalizmin yapısal krizi atlatması, yeni teknolojilerin devreye sokulmasını, yeni ürünlerin d ünya pazmını kapiarnısını gerektirir. Eskiyen teknolojilerin yerine yenilerinin üretilmesi ise yeni tip bir birikim modelini, yeni tip bir sınıf ittifakını, emek-sermaye ilişkilerini yeniden düzenlemeyi, yeni bir devlet anlayışını ve yeni ideolojik meşrulaştırma araçlarını zoru nlu kılar. Bu arada sermayenin sömürgelere, kapitalizmin çevresinde yer alan ülkelere karşı da yaklaşımı değişir. Kısaca kaynak sorunu gündeme gelir. Başka bir ifade ile sömürünün derinleştirilmesi gerekir.
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır - Neden Dışa Dönük Model?.
Siyaset