1970'lerin sonundan başlayarak uluslararası sermayenin global çıkarlarına uygun "teorik modeller" ve ideolojik meşrulaştırma araçları oluşturulurken, yeni-sömürge statüsündeki ülkeler de unutulmamıştı. Pazarın erdemlerini, "görünmez el in marifetlerini" yücelten iktisat teorisyenlerine peş peşe Nobel Ödülleri verilmesi boşuna değildi. Sermayeye ideolojik destek sağlamanın "bilimsel" yolu, önce "ödül sektörünü" harekete geçirmeyi gerektiriyordu. Bu arada müteşebbisin yüceltilmesi, serbest ticaretin yararları, korumacılığın kötülükleri sergilenecekti. Sermaye sırtını Nobel Ödüllü iktisatçılara dayarnıştı bir kere. Sermayenin en çığırtkanlarından Reagancı teorisyen Gilder, "sadece müteşebbislerin dünyanın büyük kanunlarını ve tanrının emirlerini bildiklerini, bu sayede fani dünyadaki hayatı idame ettirebildiklerini söylememiş miydi?
Öteki Yayınları - Seksen Sonrasi Turkiye Ekonomisinin Anatomisi - Mülkiyeliler Birligi Dergisinin Eylül 1989 111'inci sayısında yayınlanmıştır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Burjuva düzeni içinde demokratik eğtiim gerçekleştirilemez. Eğitimin amacı bir bakıma toplumdaki sosyal farklılığı sürdürmekken, bu eğitimden demokratik sonuçlar beklemek bir şeyi olmadığı yerde aramaktır. Burs sistemiyle ya da benzer yapay metotlarla demokra tik bii eğitim mevcut düzen içinde olanaksızdır. Sınıfsal farklılıklar, sosyal köken farkları ortadan kalkmadıkça demokratik eğitim sloganı bir oyalama ve aldatma aracı olmaya devam edecektir. Radikal olmak demek sorunu kökeninde ele almak demektir. Oysa temelde eşitsizlik varken yukariarda eşitliği gerçekleştirmeye çalışmak fazla iyimserlik olur.
Öteki Yayınları - Kapitalist Toplum Egitiminin Islevi Üzerine * - Türkiye Mühendislik Haberleri, Mayıs 1976, sayı 254.
Çocuğun kurulu düzene uyumlu yetişmesini sağlayan ilk ve temel kurum ailedir. Baskı aileden başlıyor. Okulda, sokakta, Üniversite de, askerlikte devam ediyor. Her evde aile "reisi" olan baba bir anlamda aile içinde kurulu düzenin bekçisi durumundadır. Ve de devletin, güvenlik kuvvetlerinin "yardımcısıdır". Çocuğa bu biçimde baskı yaparak düzene uyumlu yetiştirmenin bedeli, madalyonun öteki yüzü ise, çocukta yararlı olan, insani olan ne varsa hepsini öldürmek, gömmektir. Bütün bunlar "terbiyeli" "ahlaklı" vatanına ve milleti ne bağlı vatandaş yetiştirmek için yapılır(!).
Öteki Yayınları - Kapitalist Toplum Egitiminin Islevi Üzerine * - Türkiye Mühendislik Haberleri, Mayıs 1976, sayı 254.
Okulun ikinci ve daha önemli işlevi, toplumdaki sınıfsal farklılıkları olağan bir şeymiş gibi göstermesi ve bu farklılığın kabullenirliğini sağlamcısıdır. Şüphe yok ki, toplumdaki sınıf farkları okulla birlikte ortaya çıkmadı. Sınıflar okul öncesinde vardı fakat, okulun bu farkları olağan bir şeymiş gibi göstermede ve kurulu düzenin ayakta kalmasında önemli bir rolü olduğu da hiç bir zaman gözden uzak tut ulmamalıdır. Burada yapılan çoğu zaman "genel kültür" adı altında egemen sınıfın ideolojisini ve "değerlerinin" okul ve öğretmen aracılığıyla genç neslin kafasına şırınga ehnekten başka bir şey değildir. Öğretmenin her şeyden önce "genel kültür" diye öğrettiklerinin egemen ideolojiden başka bir şey olmadığının bilincine varması gerekir. Nitekim "genel kültür" ne kadar "iyi" öğretilirse, egemen ideoloji de o kadar "başarılı" bir şekilde genç neslin kafasına sokulmuş ve uyum o ölçüde sağlanmış, sonuçta da egemen sınıfa aynı ölçüde "'başarılı hizmet" sunulmuş olur.
Öteki Yayınları - Kapitalist Toplum Egitiminin Islevi Üzerine * - Türkiye Mühendislik Haberleri, Mayıs 1976, sayı 254.