Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
9/10
·160 syf.··
2026 12. kitabı
Bir inanç ritüelinin baskı sonucu değişime uğraması karşısında derin bir bunalıma düşen bir keşişin, kendi olma ve hayatını anlamlı bir uğurda yaşadığına ikna olmak için girdiği büyük bir mücadele ve bu mücadeleyi göze alamayıp değişime ayak uyduruyor gibi görünen başka bir keşişin ise içindeki boşluğun büyüyerek ağır bir sancıya ve yıkıma dönüşümünün şiirsel bir anlatımıydı kitap. Hakikat mücadelesinin çilesi ve özle uyuşmayan ,sorumluluk almadan taşınan maske iki ayrı ölüm getirdi. Tükenmez bir sorgu gem de...Bir hikaye okumadım, uzun bir şiir okudum sanki. Yazarın kullandığı dil ve üslup fark yarattı, bir yandan da Ferit Edgü' yü çağrıştırdı. İnandığımız gibi yaşamak veya yaşadığımız şeye inanmanın derin bir sorgusu üzerine harika bir eser.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,181 okunma
10/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2026 55. kitabı
Nilgün Bodur'un Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan adlı kitabı, modern ilişkileri, yalnızlığı ve insanın kendisiyle kurduğu bağı sorgulayan, deneme ve anı türünün iç içe geçtiği samimi bir eserdir. Kitap, klasik bir roman gibi başı ve sonu belli bir olay örgüsü sunmaz. Bunun yerine yazar, kendi yaşamından izler, çevresinde gözlemlediği ilişkiler ve okurlarından gelen hikâyeler üzerinden günümüz insanının en büyük korkularından biri olan yalnızlığı ele alır. Kitabın adı da bu düşüncenin merkezindedir. Nilgün Bodur , insanların çoğu zaman yanlış seçimler yapmasının sebebinin bilgisizlik ya da dikkatsizlik değil, yalnız kalma korkusu olduğunu savunur. Ona göre birçok insan, sırf hayatında biri olsun diye kendisine iyi gelmeyen ilişkileri sürdürmekte, değer görmediği hâlde vazgeçememekte ve zamanla kendi benliğinden ödün vermektedir. Kitap boyunca yazar, sevginin insanı tamamlayan değil, zaten kendini tamamlamış iki insan arasında yaşandığında sağlıklı olabileceğini vurgular. Kendisini yeterince sevmeyen bir insanın sürekli karşı taraftan ilgi beklediğini, bunun da zamanla bağımlı ilişkilere dönüştüğünü anlatır. Bir ilişkinin bitmesinin her zaman başarısızlık anlamına gelmediğini, bazen ayrılığın insanın kendisine duyduğu saygının bir göstergesi olduğunu ifade eder. Bu nedenle kitapta ayrılıklar yalnızca acı veren olaylar olarak değil, insanın yeniden kendini keşfetmesine fırsat tanıyan süreçler olarak değerlendirilir. Nilgün Bodur, eserinde sık sık geçmişte yaptığı hatalara da değinir. Kendini ikinci plana attığı zamanlardan, karşısındaki insan değişir umuduyla beklediği dönemlerden ve sonunda bunun kendisini nasıl yorduğundan söz eder. Ancak bunu bir pişmanlık hikâyesi olarak değil, okurun aynı hataları yapmaması için paylaşılmış deneyimler şeklinde sunar. Samimi anlatımı sayesinde okuyucu, yazarın
Edebiyat
Yanlışlıktan Değil YalnızlıktanNilgün Bodur · Destek Yayınları · 2019517 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. Mustafa Polat İnceleme
Puan vermedi·
Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. 3 Cilt. Bursa: Emin Yayınları, 2018. Mustafa Polat Günümüzde tüm insanlığın Hz. Peygamberin hayatını öğrenmeye her zamankinden daha fazla muhtaç olduğu noktasından hareketle kaleme alınan eserin önemli bir boşluğu doldurduğuna şüphe yoktur. Kitabın kaynakları arasında ilk sırada Kur’an, sonra hadis-i şerifler ve tedvin döneminden bugüne kadar ki muteber siyer kaynakları yer almıştır. Türkçe yazılmış Siyer-i Nebi kitaplarına yer verilerek milletimiz bu eserlerden haberdar edilmiş ve bu sahada emek harcamış zevata teşekkürlerini sunmak vefakârlığı gösterilmiştir. İncelenen eser; üç cildinin müellif, son cildinin Prof. Dr. Osman Çetin tarafından hazırlanarak daha önce yayınlanmış olan dört ciltlik kitabın (İslam Tarihi, Gonca Yayınları, İstanbul, 1986) gözden geçirilerek yayınlanmış halidir. Güncellenmiş halinde Türk İslam Devletleri’ni içeren son cilt çıkarılmıştır. Üç ciltlik eserin ilk iki cildi Hz. Muhammed (s.a.v.) devrine ayrılmıştır. Birinci ciltte girişten sonra beş bölüm yer almaktadır. İkinci cilt konu bütünlüğü açısından birincinin devamı niteliğinde olup 6-7 ve 8. bölümler ile sonuç ve ekleri içermektedir. 3. cilt Hulefâ-i Râşidîn devri olaylarına ayrılarak konular altı bölümde incelenmiştir. Yazar önsözde (s.17-20) Siyer-i Nebi konusunda araştırma yapma ve bilgi sahibi olmanın önemine vurgu yapmıştır. Kur’an’ı doğru anlama, İslam’ı en güzel şekilde algılama ve özümsemenin ancak bu sayede gerçekleşeceğini ifade etmiştir. İnsanlık için rehber olan Hz. Peygamberin hayatının her dem taze ve canlılığını koruduğunu, nasıl ki yeni tefsirler yazılıyorsa aynı şekilde yeni Siyer-i Nebi çalışmalarına da gerek olduğunu söylemiştir. Giriş (s.21-38) “Peygamberler, peygamberlik ve Hz. Muhammed (s.a.v.)” adını taşımaktadır. Müellif burada
Alıntı
İslam TarihiHüseyin Algül · Emin Yayınları · 20189 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 1. kitabı
‎Bu romana bir tür adı vermem gerekse Hayat romanı derdim çünkü tamhayatın içinden tam bizden. Roman yazar anlatıcının İranlı halı tüccarı dedesi Settarhan ile Trabzonlu anneannesi Zehra'nın bu uzak coğrafyalarda rağmen nasıl olupta evlenebildikletini merak edip dedesinin hayatını öğrenmek için İran'a gitme kararı almasıyla başlıyor. Bu arada hayatında ona bir sürprizi oluyor ve baktığı fotoğraflardan bir gölge olarak  onların yanına gidip . bizzat şahit oluyor hatta hakim anlatıcı gözüyle göremediklerini bile görüyor. Bu iki insanın karşılaşma serüvenleri paralelinde :Balkan Seferleri, 1.Dünya Harbi, Sovyet Rusya'nın kuruluşu, muhabirlik ,Mecusiler gibi tarihi meselelerde kahramanların hayata etkileriyle güzel ve çarpıcı işlenmiş. ‎Yazar anlatı boyunca hiç acele etmeden oldukça  şairane üslup ve betimlemelere yer vermesiyle duyguyu okura çok güzel verebilmiş. Bu eseri bir sefer daha okuyup bitirmişken esere veda etmenin hüznünü tekrar yaşıyorum. ‎Ah İsmail!  Osmanı'nın Balkan koçu Zehra seni Gülcemal Vapuru'nda uğurlarken ben de arkandan ağladım. Hele o günlüğünü okurken gözyaşlarına hakim olabilmek ne mümkün. Zehra'ya şöyle demiştin günlüğünde : "Söylesene Zehra'm unutmak bu lisanda kaç hecedir? " haklıydın bu acıları unutmak ne mümkün. . . ‎Setterhan, Sehend Dağı'nın zirvesinde ölümle karşılaştığında ölüm olunca her şeyin nasıl da teferruat olduğunu bir kere daha anladım. Zehra muhacirlik yolundayken insan denen mahlukun ne kadar kötü olabileceğini ise idrak ettim. ‎Sofya'nın ve özellikle Celil Hikmet'in mektupları ise beni benden aldı.Yani bu hikayeden heybem gayet dolu ayrılıyorum nasibi olan karşıma çıksın. ‎Zehra ve Setterhan'ın bir yanları kırık kalacak ama ihtimal bir kafiye tutturabilmişlerdir. Hem tuttursunlardan bizim de bir okuduğumuz roman da mutlu bitsin
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
10/10
·228 syf.··
2026 3. kitabı
Hem ele aldığı meseleler hem üslup açısından muazzam bir edebi eser. Değerli olan üzerine epey düşündüren, kendimizi ve hayatı sorgulatan, insan olmanın doğasına dair öyle güzel dersler veren bir kitap! Hele yazarın dili kullanımı, hayranlık uyandırıcı! Çok etkilendim. Yazarla ilk olarak Bakele öyküsüyle tanışmıştım; uzun bir aradan sonra okudum, iyi ki yeniden buluşmuş yollarımız.
Düz DünyacılarSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023799 okunma
Sonu için okunur bence;))
7/10
·318 syf.··
2026 100. kitabı
Bu kitabı, ortaokul 7 olmalı;evet o zaman okumuştum ve hatırımda kalması güzel:)) o zamanlar okuduğumda kitaplar hakkında dahası yazım şekli - üslup vs. hakkında pek bilgili değildim ama bana aşırı güzel gelmişti dahası heyecan vericiydi. Bu gün şu an ki aklımla tekrardan gözden geçiriyorum o kadar şahane diyemem ama geçmiş yıllar ve şu an ki yıllara kıyasla fena değildi. Kitapta iki kız kardeş arasındaki çarpık aşk oyunları, nefret ve fazlasıyla kıskançlık teması işlenmişti ve asıl bombayı da sonda patlatıyordu yazar . Heyecan verici bir kitaptı bu arada . Yazım şekli ise daha önce denk gelmemiştim belki de ondan o zamn çok etkilenmiştim ve unutmadım herhalde :) Yazarımız bizi şimdiki zamandan geçmiş zamana götürerek bugüne varmamızı sağlayacak bir yazım tekniği kullanmıştı ve bu da kitaba ayrı hava katmıştı bence .
Duygu ve Düşünce
Çilekteki NefretCeyda Kılınç · İlya Yayınevi · 20071,379 okunma