Beden Diyarının Gönül Şehri
“Üstad Fuzuli derki: ‘Beden Diyarının en gözde yeri Gönül Şehridir. Bu şehrin üç dostu, üç de düşmanı vardır; Dostları Ferah, Muhabbet ve Ümit’tir. Düşmanları ise Garez, Korku ve Gam’dır. Bu dostların ve düşmanların her birinin etrafında yandaşları bulunur. Garez’in yandaşları Yalan, Kin ve Haset; Korkunun yandaşları Şaşkınlık, Dehşet ve Sıkıntı, Gamın yandaşları ise Dert, Mahrumiyet ve Hasrettir. Gönül şehrinin dostlarına gelince; Ferah’ın yandaşı Güzellik, Muhabbet’in yandaşı Aşk, Ümiti’n yandaşı ise Akıl’dır. Gördüğünüz gibi, düşmanların yandaşları, dostların yandaşlarından daha fazladır. Bu durum da Gönül Şehrini, Beden Diyarının en hassas yeri haline getirir.” 
Sayfa 179·Kitabı okudu
Alıntı
Üstad Fuzuli derki: Beden diyarının en gözde yeri gönül şehridir. Bu şehrin üç dostu, üç de düşmanı vardır. Dostları ferah muhabbet ve ümittir. Düşmanları ise garez, korku ve gamdır. Bu dostların ve düşmanların her birinin etrafında yandaşları bulunur. Garezin yandaşları yalan, kin ve haset; korkunun yandaşları şaşkınlık, dehşet ve sıkıntı, gamın yandaşları ise dert, mahrumiyet ve hasrettir. Gönül şehrinin dostlarına gelince. Ferah’ın yandaşı güzellik, muhabbetin yandaşı aşk, ümitin yandaşı ise akıldır.  Gördüğünüz gibi, düşmanların yandaşları, dostların yandaşlarından daha fazladır. Bu durum da gönül şehrini beden diyarı nın en hassas yeri haline getirir. 
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Üstad BEDİÜZZAMAN derki :
Teveccühü nas istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlası kaybeder, riyaya girer. Şan ve şeref arzusuyla teveccühü nas ise ücret ve mükafat değil, belki ihlassızlık yüzünden gelen bir itap ve mücazattır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Vatan...
(...) Yurdum, kimi derki doyduğum yer; mideyle vatan mukaddes olmaz! Bir başkası, akçe koyduğum der; altın dolu kalbe sevgi dolmaz! Yoktur deseler de ben inanmam; milliyeti var, adaletinde... Gadretse de milletim yemem gam; milliyeti var kanın, etin de... Haksızlığa uğrasam da bir gün, cennet görünür gözümde sürgün. (Mahmud Cevdet Sezer, "Kısa bir manzumesi"Doğan Güneş dergisi IX. sayısı)
Sayfa 232 - III. Kısım, Medine-i Münevvere -Nurlu Belde'de Elli Yıl-, Mahmud Cevdet Sezer Bey'in Çıkardığı "Doğan Güneş" dergisinde neşredilen şiirlerinden seçmeler, Kaynak Yayınları
Şiir
EY GECE UZA!..
Üstad Mahmud Şakir, yine bir sohbette, sözlerine, âna ve mekâna muvafık edebî birkaç cümle ile nihayet vermek istedi. Ecdâd derki, diye söze başladı: "Yâ leyl tul, yâ nevm zul, / Yâ subh kıf, yâ tabl ul..." Ey gece uza ki, sohbetimiz devam etsin, / Ey uyku, gözümüzden silin ki, uykumuz gelmesin. / Ey tanyeri, sen de ağarma şafak atmasın ki daha gündüze çok var, / Ve ey darbuka sen coş..."
Sayfa 312 - 313 2.Kısım, (Kahire, Ezher'de Okuduğum Yıllar), -Üstad Mahmud Şakir-, Geceye Şiir, Kaynak Yayınları
Üstad derki; Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve ahireti unutup, dünyaya talip bedbaht nefsim!
Sayfa 112·Kitabı okudu