sümeyye üstündağ

sümeyye üstündağ
@ustundag
lisans
ankara
altındağ
24 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2019 11:29
Merhaba içimizdeki yabancılara, Toplumun kalıplarına karşı duranlara, Her şeyi olduğu gibi kabul etmeyenlere, Sorgulayanlara, İnsanların görmek istediği gibi olmayanlara ,bundan hiç gocunmayanlara Kendinden taviz vermeyenlere, İnandığı gibi yaşayanlara, Göründüğü gibi olanlara, İnsanlara yaranmaya çalışmadan açık sözlü olanlara, Korkmayanlara, Cesur olanlara... merhaba dostlar. Kitabı okumaya başladığımda benim için oldukça tuhaf hiç tanımadığım bir karakterle karşılaştım. Nam-ı değer Mersault. Adam için hiçbir şeyin önemi yoktu. Ne yediğinin, ne düşündüğünün, sevip sevmediğinin, isteyip istemediğinin, sahip olup olmadığının... bir seçeneğin ötekinden hiçbir farkı yoktu. Açlığın veya tokluğun, sevginin veya nefretin... onun için hepsi aynı sokağa çıkan farklı yollar gibiydi. Sözlerin bile bir önemi yoktu. Konuşmak yerine susmanın ya da susmak yerine konuşmanın da bir anlamı yoktu. Bu hayat bana çok yabancı -oldukça- yabancı gelmişti. Bir türlü anlayamadım bu adamın iç dünyasını. Son ana kadar benim için gerçekten bir yabancıydı; ta ki son ana kadar... O son anda hayat yine yapacağını yapmıştı. O aydınlanma anını, o hayatın artık ellerinden kayıp giderken ki çözülmesini yabancı da yaşamıştı. İçini döküp, kendisi ile yüzleşmişti. Daha önce farkına varmadığı şeyleri anlamıştı. İçimi ürperten kısmı şuydu; kendinden emindi, yaşadığı hayattan emindi, beklediği ölümden emindi. Pişman değildi, umutsuz hiç değildi. İşte o an içimde ona karşı bir hayranlık uyanmıştı. Belki kendimden hiç o kadar emin olmadığım içindi bilemiyorum. Ben sevdim yabancıyı. Onun için fark etmeyeceğini bildiğim halde :) İyi okumalar herkese :)
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2019 13:19
Kitap hikayelerden oluşuyor. Aslında hepimizin zaman zaman üzerinde düşündüğü cevaplar aradığı sorulara basitçe yanıt verilmiş. Özellikle kitapla aynı isimli hikayesi oldukça hoştu. Ağzınız da güzel bir tat bırakacak kısa bir deneyim diyebilirim. .
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
9/10
·574 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Size biraz Liesel'dan bahsedeyim. Bazı hayatlar vardır ölümün bile dikkatini çeker. Liesel Meminger'ın hayatı da onlardan biriydi. Savaşın ortasında hiç olmaması gereken yerde, kalbi saflıkla merhametle örülmüş bir kız çocuğuydu. Kardeşinin ölümüne şahit olmuştu. Bu ileri-de onu çok zorlayacak, sürekli kabuslar görecekti. Annesi onu evlatlık vermişti. Bir zaman sürekli annesini özleyecek, ona karşılığını hiçbir zaman alamayacağı mektuplar yazacaktı. Kitap okumayı her şeyden çok severdi. Bazıları onun kitapları çaldığını düşünse de o sadece ödünç alıyordu. Okumadığı zaman yoktu. Aynı kitabı defalarca okurdu. Bazen siren seslerinden sığınılmış bir bodrumda okur, insanlar sakinleşirdi. Bazen bir hastanın başucunda okur onu hayata bağlardı. Bazen yaslı bir kadına okur acısını hafifletmeyi dilerdi. Kelimelerden zaman zaman nefret ederdi. Çünkü yanlış insanların ağzında ölümcül cümlelere dönüşürlerdi. En yakın arkadaşı altın saçlı çocuk Rudy'di. Onunla futbol oynamayı severdi. Aslında bir kere tanıştıktan sonra bir daha hiç ayrılmadılar. Ta ki o üzücü olay yaşanana dek... Üvey babası -gerçeği olsa bu denli benzemezdi- Akerdeon yüzlü Hans'dı. Ne kadar iyi bir adamdı Hans. İyiliğin peş para etmediği bir yerde iyi olmakta önemsizdi.Tam tersine iyi olmak bütün felaketlerin başı olabilirdi. Çok dikkat etmesi gerekiyordu ama maalesef Hans hiç dikkat etmezdi. Hiç paylaşmaması gerekenlerle ekmeğini paylaşıyordu, hata ediyordu. Evinde saklamaması gereken bir yahudi saklıyordu, sonunu hazırlıyordu... Üvey annesi -dırdırcı- Rosa. Rosa'nın bile bir kalbi olduğunu bana Liesel gösterdi. Bir keresinde kocası savaşa gittiğinde boynunda onun akardeonu ile uyumuştu. Evinde bir yahudi saklıyordu. Kocaman bir kalbi olmasa bunları yapamazdı. Ve bodrum arkadaşı Max. Max'in tek suçu yahudi
Kitap HırsızıMarkus Zusak · Martı Yayınları · 202114,5bin okunma
Körlük
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
İnsanlara sorsak sizce manevi körlük mü daha zor fiziki körlük mü ? Manevi körlük diyenlerin daha önce fiziki olarak görme yetilerini kaybetmediklerini varsayarsak; aldığımız cevap bizi ne kadar tatmin eder. Özellikle körlük kitabını okuduktan sonra. Bütün diğer ihtimalleri değerlendirdim. Görmemek mi duymamak mı ? Görmemek mi konuşamamak mı ? Görmemek mi bir uzvun eksikliğimi ? Hangisi daha beter daha kötü olurdu ? Muhtemelen görmemek, evet o hepsinden zor. Birde sizinle birlikte bütün bir şehrin görmediğini kör olduğunu düşünün. Gerçekten tam bir felaket. Yavaş yavaş nasıl insanlıktan çıkılabileceğini, hiçbir şeyin önemi kalmadığını anlarsınız ... isimlerin bile. Evet yanlış duymadınız adınızın ne olduğunun bile önemi yok. Bu yüzden kitapta bir isim bulamıyorsunuz. Eğer beyaz körlüğün içindeyseniz sizi tanımlamak için şaşı çocuk, ilk kör, koyu renk gözlüklü genç kız diyorlar. Bütün bunların içinde, yani bütün o kör insanların içinde tek gören olmak nasıl olurdu peki ? İçten içe sevinir miydi insan bu duruma? Yoksa görmek zorunda kaldığı iğrençlikler yüzünden isyan mı ederdi? Her gün benim sıram ne zaman gelecek diye sızlanır mıydı ? Evet bunların cevabını da kitaptaki tek gören insan olan doktorun karısından alabiliriz. Hala okumadıysanız ve sizi meraklandırdıysam hemen başlayabilirsiniz. :)
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
8/10
·325 syf.··
2018 12. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2018 12:54
Klasikler arasında adı geçen, ün yapmış, ele aldığı konu itibariyle dönemin gerçeklerini yansıtan bir eser olsa da beni hiç etkilemedi. Okurken çoğu diyalog da sıkıldım. Sanki yazar konuyu havaya bırakmış ve oradan oraya yaprak gibi savrulmasına izin vermiş gibiydi. Karakterler arasında ki diyalogların çoğu anlamsız geldi bana. Biri hava bugün çok sıcak derken, diğeri çok üşüdüm hırkam nerede diyor sanki. Biri anya diyor diğeri konya anlıyor gibi kopuk ve alakasız cümleler, sohbetler var. Yine de klasik okumayı seviyorum. İstediği kadar anlamsız gelsin tat vermesin ama okumaya da devam edeceğim. Saygılar :)
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İletişim Yayıncılık · 201655,8bin okunma