Evlerin İçindeki Gizli Gökyüzü...
9/10
·118 syf.··
2026 229. kitabı
Behçet Necatigil’in Serin Mavi kitabını okumak, benim için edebiyatın o yüksek perdeden konuşan, büyük ve gürültülü iddialarından sıyrılıp; evlerin içine, odaların o loş yalnızlığına, küçük insanların o kimselere duyuramadığı gizli iç çekişlerine sızmak gibiydi. Necatigil, o kelimeleri adeta ince bir tül gibi dokuyan, her dizede sessizliğin resmini çizen o eşsiz kalemiyle beni öyle dingin ama bir o kadar da derin bir girdabın içine çekti ki, sayfaları çevirirken metnin ritminde değil, kendi kalbimin o en kuytu odalarında yürüdüğümü hissettim. ​Bu kitap benim gözümde, sadece mektuplardan, yazılardan ya da şiirsel kırıntılardan oluşan bir derleme değil; modern dünyanın o yakıcı, aceleci ve hoyrat telaşına karşı çekilmiş gümüşi bir set, bir "serinlik" sığınağı. Necatigil; dar evlerin, geçim dertlerinin, saklı tutulmuş sevdaların ve o her gün yanından geçip gittiğimiz ama fark etmediğimiz mahcup hayatların şairi olarak, bu eserinde de o meşhur "orta halli" hüzünlerimizin haritasını çıkarıyor. "Serin mavi", insanın sığınmak istediği o dingin gökyüzü ya da kuytu bir deniz gibi; ama o maviliğin altında, hayatın tüm o gizli fırtınaları ve kırgınlıkları usulca akmaya devam ediyor. ​Yazarın o fısıltı tadındaki, süssüz ama her kelimesi bir kuyu kadar derin olan üslubu beni en duyarlı yerimden yakaladı. O, büyük laflar ederek okuru ezmiyor; aksine, bir mutfak tezgahının üzerindeki bardaktan, bir pencere önü bekleyişinden ya da sokaktan geçen bir işportacının sesinden koca bir varoluş trajedisi çıkarıyor. Necatigil’in dilinde hüzün, gürültülü bir feryat değil; akşamüstü eve dönen bir memurun omuzlarındaki o sessiz yorgunluk, kimselere söylenmemiş bir vedanın o ince sızısıdır. O, evlerin dış kapılarını kilitler ve bizi o mahrem, o korunaklı ve içli dünyanın baş köşesine
İnsan ve Duygular
Serin MaviBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2017259 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Petrikor  //  Jonah Axon  //  Limera Yayınları Selam bu defa size gerçek mi yoksa hayal mi diye düşündüğüm bir kitapla geldim. Petrikor gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu. Ayrixa burasi Yokluk Ülkesi.Çünkü yağmur önceki sessizlik,yağmurdan sonraki o eşsiz toprak kokusu ve sessizlik insan ruhunun derinliklerine kadar dokunabilmesi. Her şey bir ofisin sessizliğinde başlar ve  isimler yoktur.Sadece adam ve kadın. Sessiz ve sakin bir adam, gururunun arkasına saklanmış duygularını göstermek istemeyen,gösterince de uzaklaşan bir kadın.İkisinin arasındaki ilk yakınlaşma bir fincan kahveyle başlar ve bir fincan bardak çayla başlayan devam eden ilişki.Ama bu aklınıza sevgili gibi bir gelmesin. Aralarındaki durum bazen huzur ve sükunetken,bazen ani çıkışların olduğu uzak,soğuk,mesafeli bir duruma dönüşebiliyor.Bu durumu bazen aşabiliyorken,bazen zor oluyor onlar için. Adam kadına zamanla aşık olur.Kadına olan sessiz sevgis,kadının gururunun baskın olması.Adam sevdiği kadına ulaşmak için çok çabalar.İçindekileri kadına hissettirir.Kadın bu sahiplenme hoşuna gitse de,kendi kurduğu kalkanını kaldırıp kendi yarattığı huzurlu dünyasından uzaklaşmak istemediği için, kalkanını indirmek istemez.Adam kadın için çok uğraşırken kovalarken,kadın kaçıp çevresini kalkan olarak kullanmaya başlar. Bir süre adam bu sesi sevgisini içinde kadına sevgisi ile kadını bekler ve öznar ama bir yerden sonra vazgeçmesi gerekir Kendi iç dünyası duygularıyla yeniden yüzleşir.Artık bu durum adamın kendi dünyasında savaşı ve barışını.Adam anlarki sevmenin bir yerde yetmediğini... Oasis(adam),kendi sessiz varlığında yörüngesini usulca sürdürürken,kusursuz görünürken,Lapis dev sert,köyü,aşılmaz bir duvar gibi duruyordu. Bu iki farklı sessiz kişiliğin zaman zaman mutlu olsalarda asla ikisi bir bütün olup mutlu
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202676 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kasıtlı vazgeçiş'lerden.
Puan vermedi
Geçici bir inceleme. Okumak için yanlış bir dönem, yanlış bir tercih. Okunmayı hak ediyor olduğu gerçeğini suistimal etmeden usulca bırakıyorum kitabı. Bir zaman sonra, belki hüzne ve acıya daha dayanıklı olabileceğim bir zaman yeniden deneyeceğim. Bir yaşamın korkunç acılarına muhatap olmak yaşayan ve yazan kadar olmasa da okuyan için de dirayet gerektiriyor.
Hayata Dair
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
...içinde konuşan Tanrı'yı söze getiren, sessizliktir.
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:25
Kendi atmosferini oluşturabilmiş şairler, başka bir bakış geliştirebilenler değil de, bakışını koruyabilenlerdir belki de... Çünkü her ruhun olağanüstü bir başkalığı var... Bunu biraz kendi ruhuna şahitlik etmiş herkesin onaylayacağını zannediyorum. Şiirin tasarlanabilir bir edebi tür olmadığını, onda teselliden çok mecburiyet olduğunu, sıkıntının ve taşmanın varabildiği bir kanal olduğunu, zihnin doğal akışından kopamayacağını Necatigil şiirinde görebilirsiniz. Bu doğal bakışın saflığında, insanın ruhuna giden müthiş patikalar keşfetmiş... Özellikle bu eserde, kişisel ızdırabı, sosyal bağlama öyle ustalıkla yerleştirmiş ki, bir müddet o evlerde yaşadığınıza, o kederi ve sevinci, maddi kaygıları birlikte taşıdığınıza inanabilirsiniz. O dönemin, bu günlerle benzerlikler göstermesi de üzerinde durulmaya değer konulardan biri. Uçlarda yaşamlar... Çok zengin ve çok fakir... Ama aslında zenginlik maddi güçten ibaret midir? Bilgelik bilgiyle ne kadar ilgiliyse :) "Büyük şair bize kendi zenginliğimizi hissettirir..." diyordu Emerson. Okura bir süreliğine kişisel varlığını unutturan, sadece duyguya dahil eden, o derinliğin içine usulca bırakan, hayretiyle başbaşa bırakan bir eylemdir şiir. Necatigil'de zamanının ötesine geçebilmiş üstadlardan biridir. Ve -bütün nüanslarıyla- Walt Whitman şiirine ne çok benzediğini farkettim, hattâ dönüp Whitman'ın dizelerini şaşkınlıkla okudum :) Esere özgü bir cümle seçilecek olsaydı bu; “Susanlara hiçbir şey sormayınız." cümlesi olurdu. Necatigil'in bu cümleyle olan bağını, kızı Ayşe Sarısayın şöyle anlatıyor; -Sıcaktan bunaldığımız yaz geceleri biraz olsun serinleyebilmek için deniz kenarındaki çay bahçesine veya yazlık sinemaya giderdik. Bazı filmlerde ağlayışlarını anımsıyorum babamın, ya da komik filme kendini kaptırıp çocuklaşarak
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20265 okunma
9/10
·144 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:47
Kendimden, özlemden, kabullenişten parçalar bulduğum bir kitap oldu. Bazı sayfalarda durup nefes almak gerekti. Böyle hissettirebildiğin için teşekkürler @minikbinot Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise insanın kalbine dokunur. Kalbime dokunanlardan oldu... Bazı yaralar kabuk tutuyor sanıyoruz. Sonra bir kitap geliyor, bir sayfa açılıyor ve içimizde hâlâ yaşayan özlemleri usulca hatırlatıyor...
Öyle Bir Şey DeğilTuğba Bağırgan · Librum Kitap · 20266 okunma