Puan vermedi·112 syf.·
2025 361. kitabı
Kitapta aşk, yalnızlık, merhamet, insanın iç kırgınlıkları ve modern hayatın ruhsuzluğu gibi temalar öne çıkar. Nurullah Genç’in şiirlerinde belirgin olan şey; klasik Türk şiirinin duyarlılığı ile modern insanın iç dünyasını birleştirmesidir. “Çiçekler Üşümesin” ismi bile başlı başına sembolik bir anlam taşır: burada çiçek, çoğu zaman insanın saf kalan tarafını, sevgiyi, vicdanı ya da kırılgan ruhunu temsil eder. “Üşümek” ise sevgisizlik, ihmal ve manevi yalnızlık anlamına gelir.
Çiçekler ÜşümesinNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20201,541 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 08:06
Bir Oyun Bir Eğlence ~ James Salter Merhaba sevgili kitapseverler, başkasının teninde üşümek, kendi hiçliğini bir başkasının tutkusuyla örtmeye çalışanların en karanlık edebi cezasıdır, diyerek sonda söyleyeceğim şeyi baştan söyleyip ana temayı özetlemek istedim. Kitap ilk bakışta Fransa'da, pastoral manzaralar eşliğinde yaşanan tutkulu bir aşkı anlatıyor gibi. Phillip Dean; yakışıklı, pervasız ve hiçbir yere kök salamayan bir adam. Anne-Marie ise sıradan bir genç kız. Dean için o, tıpkı kitabın adı gibi, sadece "bir oyun, bir eğlence." Ama Salter'ın asıl yaptığı şey bambaşka. Bize bu hikâyeyi anlatan ses, başlarda her şeyi bilen tanrısal bir anlatıcı gibi görünüyor. Oysa sayfalar ilerledikçe fark ediyorsunuz ki bu ses Dean'in hayatına, bedenine, tenine sahip olamayan, bu yüzden onu uzaktan izleyen, onu kafasında kurgulayan hastalıklı bir röntgenciden başkası değil. Anlatıcının dudaklarından dökülen o "Aşkta başarılı olan tüm erkeklerden korkuyorum" itirafı, aslında Dean’e duyduğu o ezik ve saplantılı hayranlığın en net özeti. Kamerayı Anne-Marie’den çok erkeğin bedenine, cinselliğine ve eylemlerine odaklamış olması da bu gizli takıntının en büyük kanıtı. Satır aralarında hep o çaresiz yankıyı duyuyorsunuz: “Asıl benimle aşk yaşasaydın, sana bunları yaşatmazdım." Bu roman, kendi hiçliğini başkasının kurgusal bedeni üzerinden örtmeye çalışan bir adamın varoluşsal açlığını anlatıyor. Salter, kitapta güvenilir anlatıcı denilen o sarsılmaz tahtı paramparça ediyor. Bizi, bir adamın başka bir adamı izlerken kendi dondurucu yalnızlığını nasıl ifşa ettiğine tanık ediyor. Ve bütün o efsunlu anların, oyun ve eğlencenin sonuna, Dean’in ölümüyle buz gibi bir gerçekliği yerleştiriyor. Anlatıcının bu karanlık yüzü, röntgenciliği ve Salter'ın cesur anlatımını çok sevdim. Kısaca
Bir Oyun, Bir EğlenceJames Salter · Jaguar Kitap · 202554 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8 Gerilim 1 Kitapta - Alacakaranlık Öyküler
8/10
·165 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 14:04
Alacakaranlık Öyküler kitabı değerli yazar ve arkadaşım Mesut Harun Akdaş ’ın yazdığı 8 gerilim hikâyesinden oluşuyor. Kapak tasarımı çok hoş olmuş. Sizlere en sevdiğim birkaç öyküsünden bahsetmek istiyorum. Koleksiyoncu en sevdiğim iki hikâyesinden ikincisi. İçerisinde hem ürperten hem de güldüren bir kara mizah söz konusu. Diş Doktoru Deniz’in en büyük takıntısı acaba neymiş? İnsan aklına koyduğunu yapma konusunda ne kadar ileri gidebilir bunu okumuş oldum. Favorime gelecek olursak Büyük Keşif. Arkeolog Yakup’un travmatik bir şekilde eşini kaybetmesi, bu acıyla yaşaması ve Ağrı Dağı’nın eteklerine uzanan yolculukta küçük bir çoban çocuğun uyarısını dikkate almayıp “Uğursuz Tepe” denilen yerde bir mağaraya girmesini okudum. Sonu epey şaşırtıcı ve ekosistemdeki yerimizi insan olarak sorgulatıcı düzeydeydi. 19.Gişe ise başka dünyaların uğursuz şarkılarını çalan bir melodi gibiydi. Sai Stephen King’in “Kara Kule” roman serisini özlediğimi fark ettim bu öyküyü okurken. Tren gişesinin eski çalışanlarından Aziz bey ve yeni işe giren Engin’i ıslak, yosunlu duvarların ardında neler bekliyor? Karanlık çöktüğünde içinizi huzursuz edecek tipte bir ışık savaşına tanıklık ettim. Değerli yazarımızın yüreğinden gelen kelimeler beyni ile kesişmiş ve sihirli parmakları ile bu eseri bizlerle buluşturmuş. Yazmak, üretmek ve okurlar ile buluşmak hem bize hem de kendisine iyi gelir umuyorum. 1000K sakinlerimiz diğer öykülerin isimlerini de paylaşayım. Polaroid, Kestirme Yol, Göz Açıp Kapayıncaya Kadar, Ressam, Hikâyeci’nin Kulübesi isimli öyküler sizler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Okuma dili son derece akıcı, hiç sıkmayan, keyifli ve bir o kadar tekinsiz bu kitabı en kısa sürede edinmenizi ve kitaplığınızda ona yer vermenizi tavsiye ederim. “Güneş batmak üzere ve üşümek istemeyiz değil mi?”
Korku-Gerilim
Alacakaranlık ÖykülerMesut Harun Akdaş · Mahlas Yayın Grubu · 202524 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 10. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 15:28
Şimdi ile yetinmeyi bilmiyorum... Terlediğimde üşümek istiyorum. Üşüdüğümde terlemek istiyorum. Yalnız kaldığımda biriyle birlikte olmak istiyorum. Biriyle birlikte olduğumda yalnız kalmak istiyorum.
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
Yoksulluğun Onuru ve Acının İlk Hali
Puan vermedi
İnsancıklar ​Giriş: Bir Dehanın Doğuşu Dostoyevski dendiğinde aklımıza Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler gelir ama her şey bu incecik kitapla, "İnsancıklar" ile başladı. Bu kitap yayımlandığında ünlü Rus eleştirmen Belinski'nin kapıyı çalıp "Yeni bir Gogol doğdu!" diye bağırması boşuna değildi. İnsancıklar, sadece bir roman değil; edebiyat tarihinin en büyük psikologlarından birinin "Ben geliyorum" deyişidir. ​Kurgu ve Üslup: Mektupların Sessiz Çığlığı Kitap, yaşlıca ve oldukça yoksul bir memur olan Makar Devuşkin ile uzaktan akrabası olan genç ve hasta Varvara Dobroselova arasındaki mektuplaşmalardan oluşuyor. Mektup-roman (epistolary) tekniği, karakterlerin iç dünyasına, o "küçük insan"ın (Rus edebiyatındaki Little Man arketipi) ruhuna doğrudan girmemizi sağlıyor. Araya bir anlatıcı girmediği için acıyı, utancı ve çaresizliği birinci elden hissediyoruz. ​Derinlikli Analiz: Yoksulluk Sadece Açlık Değildir Dostoyevski bize bu kitapta şunu çok net gösteriyor: Yoksulluk sadece karnının doymaması ya da soğukta üşümek değildir. Yoksulluk; toplum içinde görünmez olmak, bir düğmesi koptuğunda duyulan utanç, ayakkabının altı delik diye insan içine çıkamamanın verdiği ezikliktir. ​Makar Devuşkin, Varvara’ya yardımcı olabilmek, ona şekerlemeler, giysiler alabilmek için kendi boğazından keser. Kendi onurunu ayaklar altına alıp borç ister ama Varvara’nın yüzü gülsün diye yaşar. Bu fedakarlık, okuyucunun boğazında koca bir düğüm bırakır. Kitaptaki o meşhur "Palto" detayları, Gogol’a bir selam niteliğindedir ama Dostoyevski o paltonun içindeki insanın ruhunu Gogol’dan çok daha derin deşer. ​Neden Okunmalı? Eğer Dostoyevski’nin o ağır, kasvetli ama bir o kadar da insanı iyileştiren dünyasına girmek istiyorsanız, başlangıç biletiniz bu kitap olmalı. "İnsancıklar", bize yanımızdan geçip
Alıntı
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
Puan vermedi
Turgut Uyar’ın on bir adet şiirinin yer aldığı kısacık bir şiir kitabı. Uyanınca Üşümek şiiri çok güzeldi. Bir oturuşta bitebilir, çantada da taşınır.
Edebiyat
Tütünler IslakTurgut Uyar · Dost Yayınları · 1962356 okunma