10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 179. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 03:22
"FERDENGEÇTİ ÇİÇEKLERİ" "Ferdengeçti çiçeği rüzgârda salınan eteklerindeki mor haleleri görebilmek için başını eğmek istedi. Ama alt tarafı bir çiçekti. Yapamadı. Eteklerindeki renkleri göremiyorsan, çiçek olmanın ne anlamı var?" Babam hiç bana vurmadı ama her vuruşunda kanayan bir yara gibiydi ruhum. Çocukluk yıllarında en güvende olmamız gereken yerdir ailemiz. Ama ya güvende hissettiğimiz liman, fırtınanın merkeziyse? Küçükken tanık olduğumuz ya da hedefi olduğumuz baba şiddeti, sandığımızdan çok daha derin yaralar bırakıyor. Peki, bu yaralar üzerine kalın yorganlar çekip "hiç yaşanmamış" gibi devam mı ediyor hayat? Sanmıyorum. Küçük bir kız çocuğu için babası, ilk kahraman, ilk koruyucu, ilk erkek ve ilk sınırları koyan figürdür. Onun sevgisi, güveni, sınırları hepsi bir dünya kurar o çocuğun zihninde. Ama baba şiddet varsa, bu dünya sarsılır. Ve o çocuk büyüdüğünde, o sarsıntı izleriyle hayata devam eder. Aile içi şiddet denilince akla pek çok başlık gelir ama yazar, belki de en çok göz ardı edileni, en çok "mahrem" sayılanı ele alıyor: Baba şiddeti ve babanın işlevi. Ne yazık ki toplumumuzda "baba" denildiğinde akla ilk gelen güç, otorite ve disiplin oluyor. Peki ya şefkat, güven, koruma ve sevgi? Eserde bu eksik kalan parçaya odaklanıyoruz. Ve bunu yaparken de yalnızca kuru bilgilerle değil; bilimsel verilerin ve yapılan araştırmaların ışığında hazırlanmış. Gerçek hayattan izler taşıyan kurgusal hikâyelerle, kadınların kalplerinde o günlerden kalan izleri de gördüğümüz dört hikâye; baba şiddetine uğrayan kadınlarla yapılan görüşmeler neticesinde şekillenmiş ve tamamen kurgusaldır. Ama bu kurgusallık, onları etkisiz kılmıyor. Aksine, her bir hikâye o kadar gerçekçi ve samimi ki, okurken "Bu benim komşum, bu benim arkadaşım, belki bu benim" demeden edemiyoruz.
Edebiyat
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve SonrasıAzize Nilgün Canel · Pinhan Yayıncılık · 095 okunma
İnsan Ruhunun Sessiz Çatışmaları
9/10
·264 syf.··
2026 10. kitabı
Karmaşık Duygular, insanın içinde sakladığı, söyleyemediği ve bazen kendinden bile gizlediği duyguları anlatan etkileyici bir eser. Stefan Zweig, yine insan psikolojisinin en ince noktalarına dokunan sade ama derin anlatımıyla okuru karakterlerin iç dünyasına çekiyor. Kitap boyunca sevgi, hayranlık, bağlılık, utanç ve korku gibi birbirine zıt duyguların insan üzerindeki etkisini görüyoruz. Zweig’in en güçlü tarafı ise büyük olaylar yaratmadan, küçük anlar ve düşünceler üzerinden karakterlerin ruh hâllerini çok gerçek hissettirebilmesi. Kısa bir eser olmasına rağmen bıraktığı etki oldukça uzun sürüyor. Okurken asıl hikâyenin yaşananlardan çok, karakterlerin kendi içlerinde verdikleri mücadele olduğunu fark ediyorsunuz. Zweig okumayı sevenler için insan ruhunun karmaşıklığını gösteren, sakin ama sarsıcı bir kitap. Bitirdiğimde aklımda kalan şey, bazı duyguların isim koyulamayacak kadar karmaşık olabileceğiydi.
Karmaşık DuygularStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202113,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yazı dilinin katlettiği bir kişisel gelişim kitabı :(
5/10
·184 syf.··
2026 24. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:27
Yazarın kitap yazmadaki kötülüğü mü çevirinin yazılanları tam aktaramaması mı bilmiyorum ama beğenemedim, sıradan bir kişisel gelişim kitabı gibi geldi zaten pek aramın olmadığı bir tür kişisel gelişim, maddeler halinde yazılanlar olması, yazarın araya anılarını sıkıştırıp bilgi satmaya çalışması ve satmaya çalıştığı bilgilerin yüzeyselliği beni uzaklaştırdı kitaptan, mükemmelliyetçi yanımın fazla olmamasından kaynaklı bana hitap ettiğini de düşünmedim. Utanç, duygular, aile, nasıl yaşamak gerekir üzerine yazdığı kısımlardan daha kendi emin değilmiş gibi geldi muhtemelen çeviriyle alakalı kitabın anlatımını ve tonunu çok etkilemiş bu durum kitabı bitirdikten sonra bir konuşmasını dinledim kitaptan 10 kat daha etkiliydi gerçi yine o da bana çok hitap etmedi ama seven etkilenen çok insan var gibi söylediklerinde anlam bulacak çok fazla insan vardır diye düşünüyorum, boş bir içerik değildi sadece beni etkilemedi.
Mükemmel Olmamanın HediyeleriBrene Brown · Butik Yayınları · 2011615 okunma
Bir Çocuğun Kalemiyle İnsanlığın Yüzüne Çarpan Tokat
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 162. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:41
Bazı kitaplar vardır, okursun ve bitirirsin. Bazıları ise biter ama içinden çıkamazsın. Anne Frank’in Hatıra Defteri benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kitabı kapattığımda elimde sadece bir günlük yoktu; yarım kalmış bir çocukluk, susturulmuş bir ses, büyümesine izin verilmemiş bir kız çocuğu ve insanlığın en karanlık tarafıyla yüzleşmiş bir kalp vardı. Anne Frank’i okumak, sadece savaş döneminde saklanan Yahudi bir kızın yaşadıklarını öğrenmek değil. Onun odasına, korkularına, hayallerine, öfkelerine, kıskançlıklarına, umutlarına ve çocukça inatlarına misafir olmak demek. Bu yüzden kitap beni çok sarstı. Çünkü Anne bir tarih figürü gibi değil, kanlı canlı bir insan gibi duruyor karşında. Bazen çok zeki, bazen kırılgan, bazen öfkeli, bazen umut dolu, bazen de sadece anlaşılmak isteyen küçücük bir kız. Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Anne’in yaşına rağmen dünyayı anlama biçimi oldu. O küçücük saklanma yerinde, ölüm korkusunun gölgesinde bile kendini, insanları, ailesini, hayatı ve geleceği düşünmeye devam ediyor. Dışarıda savaş var, nefret var, yakalanma ihtimali var; ama Anne’in içinde hâlâ yazma isteği var. Hâlâ güzel şeylere inanma çabası var. Hâlâ bir gün özgürce yaşayacağına dair inancı var. İşte insanı en çok burası yıkıyor. Anne beni ağlattı. Bunu süslü bir cümle olsun diye söylemiyorum. Gerçekten bazı sayfalarda durup nefes almak zorunda kaldım. Çünkü onun yazdıkları sadece acıklı olduğu için değil, çok gerçek olduğu için can yakıyor. Günlüğünde büyük laflar etmeye çalışan biri yok. Kendini kahraman gibi göstermeye çalışan biri yok. Anne bazen annesine kızıyor, bazen babasına sığınıyor, bazen kendini yalnız hissediyor, bazen âşık oluyor, bazen haksızlığa uğradığını düşünüyor. Yani aslında büyüyor. Biz onun büyümesini satır satır
1000Kitap
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Avni İnsel Kitabevi · 19588,9bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:17
Kitap beni çok etkiledi. Sonuna kadar büyük bir heyecan intikam duygusuyla okudum. Fakat tek bir cümle ile son buldu Evet ondan da vazgeçiyorum. İnanılmaz bir üslüp inanılmaz bir dil inanılmaz bir yazar
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,538 okunma
Yağmurun Elli Adı
8/10
·436 syf.··
2026 48. kitabı
"Bir kez daha dünyaya açılmak için duyduğu derin özlemi hissetti. Ama göğsündeki sancılar bu tür düşünceleri zihninden uzaklaştırmasına neden oldu. Bunlar sadece acı çekmesine yol açıyordu. Sahip olamayacağı şeylerin üzerinde durmanın hiçbir faydası yoktu." Selam canlar Bugün sizlere thekitapyayinlari 'dan tarihî bir kurgu olan #yağmurunelliadı kitabı ile geldim... Tarihî kurgu ve aile dramını bir araya getiren romanları okumayı severmisiniz ? Cevabınız evet ise sizi böyle alayım. Benim severek okuduğum bir kitap oldu yazarın dili akıcı ve sürükleyici bir anlatıma sahip. Yağmurun Elli Adı hikâyemizde II. Dünya Savaşı sonrası Japonya'sında 8 yaşındaki Noriko'nun küçük yaşta büyük acılarla yüzleşip yaşama tutunma mücadelesini okuyoruz. Yağmurun Elli Adı, 1948 yılında Japonya'da başlar ve evli Japon aristokrat bir aileye mensup olan Seiko Kamiza'nın bir Amerikalı asker sevgilisinin yaşadığı ilişkiden doğan gayri meşru kızı olan Noriko'nun yaşama tutunma mücadelesini okuyoruz. Noriko ailesine göre bir utanç kaynağıdır. Annesi tarafından büyükannesinin evine terk edilen Noriko ten renginin ve kökeninin farklılığı nedeniyle büyükannesinin malikanesinde yıllarca gizli tutulur, hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kalan Noriko, sevgiden ve özgürlükten yoksun büyür. Taki üvey ağabeyi Akira'nın onun hayatına girip ona sahip çıkana kadar. Akira'nın ona ilgi göstermesiyle Noriko'nun hayatı değişmeye başlar. Akira büyükannesine rağmen ona dış dünyayı tanıma fırsatı sağlar. Ancak Noriko'nun mutluluğu çokta uzun sürmez. Aile baskısı, toplumsal önyargılar ve kişisel kayıplar onun sürekli sınanmasına yol açar. Noriko çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğunda sizlerde ona eşlik etmek isterseniz gönül rahatlığıyla tavsiyemdir. Okuyunuz efendim... "Uykuyla uyanıklık arasında
1000Kitap
Yağmurun Elli AdıAsha Lemmie · The Kitap · 202485 okunma