Nasihat etme, nasihat ol. Söylemeyi bırak eylemeye bak. Kendine dinletemediğin güzelliği başkasına söylesen ne fayda? Eylediğin söylediğinle bir değilse, sözünü kulaklar işitir belki ama dinleyenlerin kalpleri meramına sağır olur
"Ne için varım" sorusuna cevabı olmayan kişi, hakikatte var mıdır?
"Ne için varım" diye bir sorusu olmayan var olsa ne olur olmasa ne olur?
"Yaşamak ne, ölmek ne" diye bir meselesi olmadan yaşayan, yaşayan bir ölü değil midir? Ölmeden evvel ölmek mesuliyetini yüklenemeyenden 'yaşıyor' diye bahsetmek mümkün mü?
Bugün var ve iyi gibi olan bütün bu şeylerin o gün sıratı geçemezsem bir faydası yok, bugün var ve kötü gibi duran her şeyin de sıratı geçebileceksem bana bir zararı yok.
Muhibbî merhum; "Hây u huydan fâriğ ol âlemde sultanlık budur" diyor. İstediğin her şeyi elde edebilecek kadar çok malın olduğu vakit değil, elde etmek istediğin şeylerin çokluğundan kurtulacak kadar tok gönlün olduğu zaman âleme sultan olursun.
Varlığını aradan kaldırmak seni var edeni tanımakla ele geçer, O'nu tanımak da kendini tanımakla... O zaman dünyaya kendimizi tanımak için geldik, diyebilirsiniz ama bu doğru olmaz, çünkü kendimizi bilmek ulvî bir çaba ama sadece vasıta, gaye O'nu tanımak.