Her ne kadar tavsiye üzerine kitap okumaktan hoşlanmayan bir okur olsam da bazen kitapla ilgili görüşlerine değer verdiğim birinin güzel bir yorumunu gördüğümde veya kitapta geçen ve beni düşünmeye sevk eden bir cümle gördüğümde o kitaba karşı kayıtsız kalamıyorum. Albert Camus'nun Yabancı isimli bu kitabını da Mustafa A.'ın şu #26344396 incelemesi sayesinde okuma kararı aldım. Öncelikle kendisine teşekkür ederek incelemeye başlamam gerekir...
Kitaba dair beni okumaya sevk eden ikinci özellik ise, kitapta geçen "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." cümlesi oldu. Çok etkileyici bir cümle gibi geldi ilk gördüğümde. Böyle bir cümlenin geçtiği bir kitabın son derece güzel olduğuna kanaat getirdim. Sonra öğrendim ki, "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." cümlesi kitabın ilk cümlesiymiş. Bildiğiniz üzere, bir kitabın ilk cümlesi son derece önemlidir. Kitapla ilgili önemli bir "tavsiye mektubu"dur.
"Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." cümlesini okuduğumda, bu cümleyi kuran kişinin annesinin ölümü karşısında son derece üzülmüş ve yeis içerisinde böyle bir cümle kurduğunu düşündüm. "Ulan adama bak, annesinin ölümü sebebiyle hangi günde olduğunu bile unutmuş. Bu nasıl bir acıdır?" diye düşündüm. Oysaki kitabımızın ana kahramanı Meursault hiç de bu düşünceye sahip bir kişi değilmiş. Meusault, herkese, en çok da kendisine yabancı bir karakter. "İnsanların hayatları farklı değildir ki, herkes aynı yaşar," diyebilecek kadar rasyonel, cinayetten sorgulanırken bile karşısındakileri irdeleyen onların her şeyi bu kadar önemliymiş gibi yaşamalarına şaşıran bir yabancı... Meursault aynı zamanda topluma ve toplumu oluşturan insana dair ve yine toplumca oluşturulmuş değer yargılarına karşı uyumsuz biri. Sabahattin
Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin 5 kitabının bir arada olduğu basım. Öncelikle söyleyeyim çok uzun bir kitap. 900 küsur sayfa. Benim gibi uzun kitaplara alışkın değilseniz, bir de bilim-kurgu pek ilgi alanınıza girmiyorsa okurken çok zorlanabilirsiniz. Ben ancak ilk iki kitabı okuyabildim. Başlarken hepsini okumayı düşünüyordum. Açıkçası hepsini okumaya gücüm yetmedi. Ne olursa olsun kitapları yarım bırakmayı sevmiyorum. Bu nedenle araya kitaplar koyarak bitireceğim sanırım.
Kitabı okumadan önce ekşi'de ve 1000kitap'ta yorumlara bakmıştım. Bir çok yorum anlam itibari ile şöyleydi: "Çok saçma bir kitap ama yarım da bırakamıyorsunuz. Sizi içine hapsediyor." Bu tür yorumları görünce şaşırmıştım. Ama biraz okuduktan sonra aslında kitaba pek uyan yorumlar olduğunu fark ettim.
Yazar kendi kafasında bir evren yaratıyor -kim bilir belki de gerçektir-. Sizi karakterlerle beraber bu evrenin bir ucundan diğer ucuna sürüklüyor. Ufkunuzu çok genişletecek bir kitap. Pek çok yerde durup tekrar tekrar düşünmek zorunda kalıyorsunuz. En basitinden insanlar fare üzerinde deneyler yapar ya, yazarımıza göre aslında fareler insanlar üzerinde deneyler yapıyor. Veyahut evrende Dünyadan başka gezegenler var ve buralarda başka ırklar da yaşıyor. Dünya ise diğer ırkların yaşamı sorgulamak, yaşamın anlamını bulmak gibi sorulara cevap verebilmesi için üretilen bir robot. Biz insanlar da aslında bu robotun birer parçasıyız. Neyse çok spoiler vermeyeyim. Sonuç olarak 'saçma' da olsa bir olay örgüsü var ve ister istemez merak ediyorsunuz sonunu.
Çeviri olmasına rağmen yazarın değişik dil kullanımının tadına varabiliyorsunuz. Çevirmenlere puanım 10 bu bakımdan.
Ülkemizin ziyaretçi sayısı bakımından en iyi 8. sitesi olan, dünyada kendi alanında bir ilk olan ve 1999'da kurulan ekşi sözlük'ün
Bir gün bir yerde kitap buluyorsunuz ve üstünde bir not, yıllar sonra kitaplığınızın rafında denk gelip o mutlu ana tekrar dönüp anımsıyorsunuz. Birilerinin kalbine dokunmak iyileştirir. Sen Okursan Dünya Değişir adlı Sosyal Sorumluluk Projesini aktif olarak kullanıyorum. Sizleri de davet ediyorum. Hep birlikte kuvvetliyiz. instagram.com/senokursandunya...