Kendini dış dünyaya, sosyal medyanın beğenilerine veya başkalarının beklentilerine kaptırıp kendi benliğinden uzaklaşan herkes için bir kendine dönme ve uyanış mesajı" bana göre. Akıcı, yormuyor.
Görünüşü, ışıltısı, bakışı, öyle sersemletici şekilde masumdur ki yer gök bir olsa da kötülük yapacağına inanmayız. Fakat en kokuşmuş düşünceleri en mide bulandırıcı işleri barındıran onlardan başkası değildir. Kendi çıkarları için dünyayla dahi top sektirirler. Kumar birer yaşam felsefesidir. Felsefesi tamamen iyilik makyajı yapmak, pis kokuyu esanslarla maskelemektir. Dorian böyle bir yapıydı. İnsan denilemeyecek kadar insandı. Tanrı'ya kafa tutandı. Tüm varlığıyla âdem ruhuyla iblis.
Bakara suresi sohbetleri 1 ve 2 kitaplarını önceki senelerde okumuştum. Ancak Bakara suresi sohbetleri 3 kitabı benim için o kadar sarsıcıydı ki...
Kur'an tefsiriyle yeni tanıştığım zamanlarda 'Allah Kuran'da ne kadar çok Yahudilerden ve onların geçmiş kıssalarından bahsediyor' diye düşünürdüm. Hatta meal okurken hikaye gibi olduğundan hızlıca okur geçerdim. Zamanla anladım ki Allah onların düştükleri hataya düşmeyelim diye bize onların kıssalarını anlattı. Serinin 3. Kitabında yazar o kadar çok benzerliklerimizden bahsetmiş ki okurken hayrete düştüm. Bu kadar da olamazdı ama çoktan olmuştu. Rabbim Müslüman ümmetine uyanış ve dirilişi tez zamanda nasip et!
Şahsen Chuck Palahniuk’un okuduğum her bir eserinden sonra içimde açıklaması zor bir taşma hali oluyor; sanki modern dünyanın bütün düzeni, kuralları ve ‘makul yaşam’ maskesi bir anda fazla dar geliyor. Binaları havaya uçurasım, sokaklara absürt bir anarşi salasıma, herkesin ezberlediği o steril hayat düzenini kökünden bozup bir süreliğine tamamen dağılmış bir dünyada dolaşıyormuşum gibi hissettiriyor. Hatta bir noktadan sonra daha da ileri gidip çadırlarda yaşayasım, avcı-toplayıcı gibi ormanda sürünürken “medeni insan” denen şeyle dalga geçesim geliyor.
Garip olan şu ki; bu bir öfke patlaması değil sadece, aynı zamanda ironik bir özgürlük hissi. Sanki yazar, insanın içine usulca bir kibrit bırakıyor ve sonra gidip tüm düzeni yakma fikrini fısıldıyor. Tabii bunu gerçekten yapmak istemiyorsun; ama okurken zihninde bir yerlerde ‘ya aslında neden olmasın?’ diyen karanlık, gülümseyen bir ses beliriyor. Bir yandan gülüyorsun, bir yandan da toplumun tüm bu “normal” dediği şeylerin ne kadar kırılgan olduğunu fark ediyorsun.
Chuck Palahniuk'un Gösteri Peygamberi (Orijinal adıyla Survivor), modern toplumun, medya kültürünün ve inanç sistemlerinin son derece karanlık ve yıkıcı bir eleştirisidir. Kitap, yapısal olarak kendi sonuna doğru hızla ilerleyen bir kurguya sahiptir; bölümler ve sayfa numaraları geriye doğru sayarak bizi kaçınılmaz bir sona, bir uçağın düşüş anına hazırlar.
Yazarın Dövüş Kulübü (Fight Club) gibi eserlerinde de derinden hissedilen o sistem karşıtı, nihilist ve isyankar ton bu kitapta din ve popüler kültür ekseninde işlenir. Modern insanın konfor alanlarına, beyaz yakalı hayat tarzına veya televizyon ekranlarına hapsolarak gerçek benliğini kaybetmesi teması her iki eserde de ortaktır. Bireyin uyanış süreci, toplumun ikiyüzlülüğüne karşı duyulan öfke ve
Kaya Ataberk’in titiz çevirisiyle dilimize kazandırılan ve Thomas Esther Mugerditc’in (Mughdian) kaleme aldığı Ermenilerin Kaleminden Kürtleşen Ermeniler, sıradan bir tarih okumasının çok ötesine geçerek Türkiye’nin sosyo-politik sinir uçlarına dokunan sarsıcı bir araştırma.
Bu eser, tarihi gerçekleri belgelerle ve tanıkların mektuplarıyla ortaya koyarken, asıl çarpıcı yüzleşmeyi günümüze taşıyor. Kitap; tarihsel süreçte şekil değiştiren, "Kürtlük" maskesi ardına sığınan ve "Kripto Ermeni" olgusuyla toplumun kılcal damarlarına sızan bir yapıyı tüm çıplaklığıyla deşifre ediyor.
Bugün toplumda "Ahmet", "Ayşe" gibi en sıradan, en bizden isimleri kullanarak önemli konumlara gelen kişilerin aslında kim olduklarını okuyacaksınız. Kilit unvanların arkasına saklanan bu gizli Ermenilerin, günümüz Türkiye siyasetinde Türk milleti için nasıl sinsi ve büyük bir tehlike oluşturduğunu net belgelerle göreceksiniz. İşin en kötü tarafı ise maalesef kimsenin bu büyük tehlikenin farkında olmaması.
Tarih meraklıları ve akademisyenler için zengin bir kaynak olmasının yanı sıra, milli şuurla meselelere bakan herkesin okuması gereken bir uyanış çağrısı. Ezber bozan, maskeleri düşüren ve sahnede oynanan oyunun perde arkasını gösteren çok kıymetli bir başvuru eseri.
Kaya Ataberk
UYANIŞ
KATE CHOPIN
196 SAYFA
Nedensiz yere mutsuz olduğu günler vardı, sevinmeye de üzülmeye de değmezdi sanki hiçbir şey için, yaşamak ya da ölmek farketmezdi. Hayat tuhaf ve korkunç bir kargaşa, insanlarsa kaçınılmaz yok oluşa doğru körlemesine ilerlemeye uğraşan kurtçuklar gibi görünürdü gözüne.
Evli ve iki çocuk annesi Edna Pontellier, dönemin sosyal ve toplumsal kuralları gereği kusursuz bir eş ve anne olmak zorundadır. Bu kusursuzluk çabası içinde yaşadığı hayat onu sıkmakta ve mutsuz etmektedir. Fakat toplumun dayatmalarına boyun etmiştir genç kadın.
Ailesi ile gittiği bir yaz tatilinde Robert Lebrun adında genç bir adamla tanışır. Bu tanışma zamanla yakınlaşmaya döner ve genç kadın hem duygusal hem fiziksel açıdan kendini anlamaya başlar. Dayatmalara baş kaldıracak, bağımsız olabilecek, mutlu olma yolunda adımlar atabilecekler.
İkili ilişkilerdeki baş kaldırısı yanında sanata da yönelir. Resim yapmaya başlar. Resme duyduğu bu ilgi bağımsız olmak, birey olmak çabasından başka bir şey değildir aslında.
Konu itibariyle Gustave Flaubert'in Madam Bovary romanına oldukça benzeyen bir hikayeydi Uyanış. Sevgili Zeynep ile okuduk. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim tatlım Her iki eserde evli kadınlara toplumun biçtiği rol, yaşadıkları boğucu evlilikler, kusursuz eş-anne olma dayatmalarına karşı bir uyanışı ve isyanı anlatıyor. Madam Bovary beni daha fazla etkilemişti diye ufacık bir kıyaslama yapayım izninizle.
Hiçbir söz o sessizlik anlarından daha anlamlı, arzunun ilk kez hissedilen ve nabız gibi atan kabarışından daha fazla bir şeylere gebe olamazdı.
Benliğinin (şimdiki benliğinin) eski benliğinden farklı olduğunu biliyordu yalnızca. Artık çevresine başka gözlerle bakıyor ve içindeki, onu değiştiren, renklendiren yeni koşullarla tanışıyordu.
Hatırladığı,
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,442 okunma