uyarı(lar)
şimdi tam sırasıdır kaldır başını ve çevrene bak vazgeçilmiş güzellikler göreceksin, alışmalısın. şimdi tam sırasıdır kaldır başını ve yüzlerine bak ısrarlı aldanışlar göreceksin, alışmalısın. şimdi tam sırasıdır kaldır başını ve gidenlere bak yanlış yalnızlıklar göreceksin, alışmalısın. şimdi tam sırasıdır kaldır başını ve kalanlara bak söyleyecek söz bulamayacaksın, alışmalısın
Alıntı
Bu şaşırtıcı ve dokunaklı gösteri ne anlatıyordu bana? Ölümü mü, kış yapraklarının kolay, istekli ölümünü mü? Hayatı mı, ansızın uyanan iradeyle kendilerine yer açan tomurcukların arzu ve sevinç dolu gençliğini mi? Hüzünlü müydü, şenlendirici mi? Bana, bu ihtiyara, yapraklar gibi benim de kendimi hafifçe toprağa bırakmam gerektiğinin işareti miydi bu, gençlerin ve güçlülerin yerini belki de işgal ettiğimi söyleyen bir uyarı? Yoksa kayın yaprakları gibi sonuna kadar inatla ayakta kalmam, daha sonra, doğru anda vedalaşmak kolay ve keyifli olsun diye direnmem, dayanmam için bir çağrı mıydı? Hayır, her rüyet gibi, yüce ve ebedi olanın ifşası, örtüşen tezatların gerçeğin potasında eriyip birleşmesiydi sadece, bir anlam taşımıyor, bir uyarıda bulunmuyordu ama her şey anlamına geliyordu, varlığın sırrıydı ve güzeldi, görebilen için mutluluktu, anlamdı, armağan ve keşifti, Bach'la dolu bir kulağın, Cezanne'la dolu bir gözün olduğu gibi. Yaşadığım deneyimde bu isimler ve yorumlar yoktu, onlar ancak sonradan geldi, deneyimin kendisi ise sadece tezahür, mucize ve sırdı, hem güzel hem vakur hem hoş hem de acımasız.
Sayfa 21
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Uyarı
Bu anlatılanlara bir saik atfetmeye kalkanlar cezalandırılacaktır; bu anlatıdan ahlak dersi çıkarmaya çalışanlar sürülecektir; bir konu bulmaya çalışanlar ise vurulacaktır.
Alıntı
Yeni Sinema, bir başyazısında, kişisel çıkarlarını maskelemek için "ulusallık" kavramını kullanmanın tehlikeli olduğunu belirtmişti. Bu uyarı çok kısa bir süre sonra ne kadar doğru bir teşhise dayandığını ispatladı. Devrimci olmadan ulusal olmaya kalkanlar, sonunda "Osmanlı usulü bir faşizm"in, yani gülünç bir kuramın dişlerine takılıp kaldılar.
Sayfa 303·Kitabı okuyor
Alıntı
"Sadece bir aptal yerde sürünüyor diye bir yılanı ezmeye kalkar," diye mırıldandı Hodbin. "Yanlış yılana denk gelirsen sokulman kaçınılmazdır."
Sayfa 165 - hodbin·Kitabı okuyor
Yol da sizsiniz yolcu da. Aranızdan biri düştüğünde, arkasındakiler için düşmüştür, taşa takılıp tökezlenmeye karşı bir uyarı...
Sayfa 22·Kitabı okudu