İnsanın yaşadıklarını unutturacak cinsten, ölüme yakın, deliksiz bir uyku.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Tüm hayatı boyunca yarı uyur yarı uyanık kalmış bir adam gibiyim, uyanmadan önce nasıl biri olduğunu bulmaya çalışan…
Sayfa 90 - Koridor·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çok eski zamanlarda İsa'ya aşık yedi genç bir mağaraya kapanmışlar Efes'te. Yemliha, Mislina, Mürselina, Mernuş, Tebernuş, Sazenuş, Kefeştatayuş imiş adları, bir de köpecikleri varmış Kıtmir. Ne yapsınlar ki, barınamamışlar koca şehirde: yıllar geçmiş, bir zamanlar Peulus'un Vaızlarına kulak as­mayan Efesliler güçlü hatibin şehre ikinci gelişinde bu İsa dininde bir şeyler var diye düşünmeye baş­lamışlar. Hem yalnız Paulus değil, Juhanna da gel­memiş miydi, İsa'nın anası dediği bir kadıncağızı getirip yerleştirmemişmiydi Lysimakhos surlarının ötesinde pınarların çağladığı yemyeşil bir yamaca? Oldum olası tanrı anaları görmüştü Efesliler, şeh­rin kurucusu Amazon tanrıça idi, ulu Artemis'ten doğmuştu yeryüzünde ne kadar canlı, ne kadar bit­ki varsa. Ama Artemis'in papazları para babası ol­muşlar, habire yığıyorlardı altınları tanrıçanın sü­tundan bir ormanla çevrili tapınağına, fakir fıkarayı hiç sokmuyorlardı içeriye. Yoksulların koruyucusu İsa'dan yanaydı bu yedi genç, ama Hıristiyan ol­duklarını söyleyemiyorlardı açık açık, çünkü devlet deniz aşırı göçmüş, Roma denilen şehre yerleşmiş­ti. Roma'nın zorbası Decius puta tapmayan kim var­sa kafasını uçurtuyordu Efes'te. İsa'ya tapan bu ye­di genç de Panayır dağının dibinedek inen bir ma­ğara bulmuşlar, oraya sığınmışlardı. Mağara kapı­sına Kıtmir'i bekçi dikmişlerdi. Bir gece derin derin uyuyorlarmış ki, Decius'un adamları gelip mağarayı koca kayalarla örtmüşler. Yedi genç aldırmamışlar karanlığa, uyuyorlarmış nasıl olsa. Aylar, yıllar, yüzyıllar geçmiş, yedi genç uyuyor, Kıtmir de uyu­yormuş. Bir sabah incir ağaçlarının altında keçile­rini otlatan bir çoban mağaranın önündeki bir ka­yanın biraz kaydığını görmüş, var gücüyle yaslan­mış kayaya, onu biraz oynatmış, derken mağaranın içine bir güneş ışını sızmış. Kıtmir
Sayfa 149·Kitabı okudu
...Uyku iyidir, ölüm daha da iyidir, fakat tabii ki En iyisi hiç doğmamış olmak olurdu..
“ Boğazına düşkün olan kimsenin iki gece gözüme uyku girmez: Bir gece taş gibi olan midesinin ızdırabınından, diğer gece de gönlünün darlığından dolayı uyuyamaz…”
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Bilinç içeren bir deneyim olarak düş görme, bizim uyku halindeki beyinsel etkinliğimizden ara sıra haberdar olmamızdan öte bir şey değil. Bu görüşe göre, REM uykusunun temelinde yatan beyin etkinleşmesi de düş görmenin gösterişli işlevlerini sergilemekte: ruhsal dengenin sağlanması, yakın tarihte ve geçmişte öğrenilenlerin bütünleştirilmesi, kişisel bilgi dağarcığımızın duygusal açıdan anlamlı (ya da uygun) yönlerden pekiştirilmesi. Bu önemli işlevlerin tümünün de biz onların farkında olsak da olmasak da kesinlikle gerçekleştirilmeleri gerekmekte. Eğer bizim düş görmenin bilinçli bir biçimde farkında olmamıza dayansalardı, başımız büyük belada olurdu - özellikle de düşlerini anımsamayanlar açısından.
Sayfa 71 - E-Pub·Kitabı okuyor
Psikoloji