2/10
·128 syf.··
2026 9. kitabı
Arka kapağını beğenince bu kitaptan beklentim arttı sanırım. Kitapta, içinde über zengin kişiler barındıran bir arkadaş grubu, gruptan iki kişinin düğünü için Japonya’da terk edilmiş bir malikhaneye gidiyor. Malikhanede de bir hayalet gelinimiz var. Über zengin insanları okumaya, hele bir de kötü yazılmışlarsa asla katlanamıyorum. Karakterlerin hiçbiri bana etten kemikten insanlar gibi gelmedi çünkü yazar karakterleri diyaloglarla tanıtırken sadece yüzeysel kalmış. Karakterizasyonlar bir süre sonra ‘’bu iki kişi bir zamanlar ilişki yaşıyordu fakat ayrıldılar, sonra güzel ceketli yakışıklı olan şuradakiyle takılıp buna şunu söyledi, sonra diğeri de oradakine şöyle yaptı’’dan öteye gidemiyor. Böylesine potansiyeli yüksek bir temelle yola çıkıp büyük resimde hikayenin bu kadar sığ kalması beni üzdü. Diyalogların lisede yazdığım fan kurgusu hikayelerden öteye geçememesi de cabası. Kitapta olan biten anlatılırken devamlı bir benzetme kullanma meyli vardı ve bu beni okurken çok rahatsız etti. Bana kalırsa şiir gibi bir tür dışında bu kadar benzetme, kitabın ciddiyetinden götürüyor. Şiirden bahsetmemin sebebi, kitaptaki korku verici sahnelerin birçoğunda bu benzetme kalabalığının beni rahatsız etmemiş olması. Karakterler arasındaki iletişimde ve sahne nitelenirken fazla fazla gelen imge, benzetme ve metafor kullanımı kitabın paranormal kısımlarında beni rahatsız etmedi. Japon efsanesi kısımları beni aldı götürdü, ancak sadece taslakta kalmış gibiydi.
İngilizce Kitaplara Türkçe İncelemeler
Nothing But Blackened TeethCassandra Khaw · Tor Nightfire · 20214 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 41. kitabı
Sadece yazım vs olarak değil de manevi olarak bitirmek beni çok üzdü. Başladığıman beri uzun zaman geçti ve tekrar tekrar sahneleri de okuduğum bir kitaptı. Ortaokulun 3.yılı başladığım Kitap lisenin 3.yili (yaza girdiğimiz için böyle dedim) bitti ve ben eski bir dostuma veda etmiş gibi hissediyorum
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202659 okunma
Reklam
"Toz pembe hayaller vardı. Pembesi gitti, tozu kaldı. "
8/10
·144 syf.··
2026 20. kitabı
SPOILER İÇERİR. Irène Némirovsky’nin henüz 23 yaşında yazdığı ilk romanı Yanılgı, adının hakkını sonuna kadar veren, aşkı ve insan ilişkilerini romantik bir pırıltıdan arındırarak "iletişimsizliğin" ve "yanlış beklentilerin" trajedisine dönüştüren muazzam bir psikolojik tahlil eseri. Demet Akalın'ın şarkısında dediği gibi toz pembe hayallerin, pembesinin gidişini ve tozunun ortada savrulmasını okuyoruz. Yanılgı, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından güney Fransa'da bir sahil kasabasında yolları kesişen aristokrat Denise ile savaşın gölgesinde her şeyini kaybetmiş gururlu Yves'in trajik aşkını (Denise evlidir,aslında bu bir aldatma) konu alır. Birbirlerini çok farklı ideallerle kafalarında büyüten bu iki insan, Paris’in gri ve boğucu atmosferine döndüklerinde aralarındaki sınıfsal uçurumla ve aşılmaz karakter zıtlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Aslinda bambaşka hayatlar yaşayan iki insanın arasında yaşanan, belirli kısa zamanlarda buluşarak tamamen cinselliğe dönen ve gerçek hayatlarına ve kimliklerine dair hicbir sey paylaşamadıkları bir iletişim biçimi haline gelir. Hatta öyleki ilerledikçe Yves bu ilişkiyi bir zorunluluk olarak görmeye ve bunalmaya başlar. Denise, Yves’e karşı yıkıcı ve körü körüne bir tutku besleyerek ailesini bile ihmal ederken; Yves içine düştüğü depresyonun, kibrin ve maddi yetersizliklerin faturasını sessiz duvarlar örerek Denise'e keser. Némirovsky, her iki karakterin de aslında birbirini hiç anlamadığını ve tamamen kendi zihinlerindeki illüzyonlara aşık olduğunu göstererek, bu iletişimsizliği kaçınılmaz ve sarsıcı bir duygusal kopuşla noktalar. Karakterlerin birbirini asla gerçekten "görememez" . Bir yanda savaşın getirdiği yıkımla sadece maddi refahını değil, ruhsal dengesini de kaybetmiş, gururu ve kibri yaralı Yves var; diğer
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024706 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:53
Keyifle, heyecanla sonunu merak ettiğim bir kitaptı sonuna kadar cinayet sebebinin gerçeğini aradım ve bulamadım.Burası biraz üzdü beni. Bir yandan da işleneceği toplum tarafından bilinen bir cinayetin bu kadar engellenemez durumda olması, insanların bencilliği de üzdü.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 8. kitabı
Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları beni çok etkilemişti. Piruze’nin de böyle içime dokunacak , acıklı , beni etkisinde bırakacağını düşünerek okudum ve yanılmadım. Birini sevmenin , insanın ona güvenmesi , inanması, kimsenin lafını dinlememesi ve en kötüsü de herkesin haklı çıkması Piruze’nin ise aşk uğruna bir şeyler yaşaması beni üzdü. İlk başlarda Piruze’ye kızmıştım Sevim teyzesinin ona gerçekleri anlatması sakince belki dinler diye düşündüm ama sevgi insanın gözünü kör ediyor maalesef. Bir annenin çocuklarından ayrı kalması, dayak yemesi, iftira atılması, aldatılması ve en kötüsü de babasının eskisi gibi olmaması arkasında durmaması çok kötü. Kimsesiz kalıp bi şekilde kendi ayaklarının üzerinde durması beni çok etkiledi. Çocuklarını görmek için Şam’a gidip de dayak yemesi, hapise atılması ve en acısıda bunlara rağmen çocuklarını görememesi beni çok üzdü. Her şeye rağmen ayakta durabilmesi ve yıllar yıllar sonra 20 yıl sonra oğlunu görmesi beni çok etkiledi. Diğer kitabını hemen okuyup puzzle tamamlamak istiyorum. Keyifli okumalar .
PiruzeSinan Akyüz · Alfa Yayınevi · 202013,2bin okunma
Ged'in Gölgesi!
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin'in 1968 yılında yayımlanan fantastik romanıdır. Bu eser, yazarın Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır. Bu, Le Guin'den okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce Anlatış ve Mülksüzler'i büyük bir beğeniyle okumuştum. Yazarın bilimkurgu türündeki bu iki romanından sonra, Yerdeniz serisine de hiç düşünmeden başlama kararı aldım. İyi ki de başlamışım. Çünkü Yerdeniz Büyücüsü, büyümeyi, bilgeliği ve büyü dünyasını anlatan, farklı ve etkileyici bir eser olarak bende kalan etkisi yoğun oldu. Roman, yazarın kurguladığı Yerdeniz adlı adalar dünyasında geçiyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri de Yerdeniz haritasının bizzat Ursula K. Le Guin tarafından hazırlanmış olmasıydı. Böyle bir harita oluşturmak bile başlı başına emek, sabır ve hayal gücü gerektiren bir uğraş. Bu harita sayesinde yazarın yarattığı dünyayı ne kadar önemsediğini ve ona gerçeklik duygusu kazandırmak için gösterdiği çabayı hissetmek mümkün. Dikkatimi çeken bir başka konu ise Yerdeniz serisinin, daha sonra yazılan bazı ünlü fantastik eserlere ilham verdiğiydi. Özellikle Harry Potter serisine yapılan benzerliklerden okuduğum ve dinlediğim pek çok yazıda da söz ediliyordu. Harry Potter dünya çapında çok tanınan ve sevilen bir seri olmasına rağmen, Yerdeniz Büyücüsü'nün aynı ölçüde bilinmemesi doğrusu beni biraz üzdü. Çünkü okudukça, bu eserin fantastik edebiyatın önemli yapıtlarından biri olduğunu hissettim. Ancak Yerdeniz Büyücüsü'nü benim için özel kılan şey, büyülerden çok insanın kendi yarattığı gölgesiyle yüzleşme olayını anlatması oldu. Romanın kahramanı Ged, olağanüstü yeteneğe sahip genç bir büyücü adayıdır. Güçlüdür, zekidir ve öğrenmeye son derece heveslidir. İlk büyücülük derslerini kendisini büyüten teyzesinden alır. Gont Adası'nda yaşayan Duny, henüz bir yaşındayken
İnceleme
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Reklam
Reklam