Eserin kendisi gibi kısa ve öz bir inceleme arz etmeyi isterim. Okuyanların birleştiği ana düşüncelerden biri kitabın ilk 10 15 sayfasının amaç ve bağlam kaygısı taşımadan bir nevi motorun rölantide devam ettiği yönünde. Herkes giriş kısmının kitabın aleyhine bir duruma tekabul ettiğini beyan ediyor fakat ben pek öyle olduğunu düşünmüyorum. Yazarın herşeyin farkında olarak o durgun kısmı kaleminden çıkardığını tahmin ediyorum çünkü ben daha çok doğal ve süregelen atmosfere dahil olmuş hissiyatına kapıldım filmlerde görmeye aşina olduğumuz biçimde. Giriş kısmından sonrası da gayet tadındaydı. Verdiği anlamlar eserin kendisi gibi gayet sade ve özdü. Tüm bunların dışında Levent Cinemre'nin eşsiz çevirisine hayranlık duymamak mümkün değil. Bazen merak ediyorum acaba kitapların asılları bu kadar güzel mi diye.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Jack London'ın okuduğum 4. eseri olmakta kendisi. Açık konuşmak gerekirse tüm gün anlatsam bir miktar ifade edebilirim jack london'ın kaleminin büyüsünü. "Beyaz diş" ile "Vahşetin çağrısı"eserlerini okurken kendime hep şunu sormuştum: köpekler ve kurtlar üzerinden bu sembolik göndermeleri, bu hoş çağrışımları sağlayabiliyorsa bir yazar, temasının insan üzerine olduğu diğer eserlerinde kim bilir neler sunar da çarpıcı gerçekleri dosdoğru gözler önüne serer? Cevabını da daha kitabı yarılamadan almış oldum. O kuvvetli doğa tasfirleriyle resmen uzun metraj film edasıyla bizlere uzaklarda, okyanusların ötesinde bir yolculuk sağlarken Wolf Larsen ve Humphrey Van Weyden arasındaki felsefi tartışmaların ardından Maud'un gelmesi ile birlikte yoğunluğu artarak devam eden Materyalizm-İdealizm çarpışması ile hem edebi hem de felsefi olarak doygunluğa eriştiren bir eser bırakmış diyebilirim London için. Çıktığımız bu yolculuk boyunca birçok kişiyle haşır neşir oluyoruz her karakterin görüntüsünün yüksek çözünürlükte hayalinizde canlandığını tahmin ediyorum. Özellikle o kanlı canlı yarattığı nefes alabilen karaktere ne demeli? Kim olduğunu kitabı okuyanlar çoktan anladı:Wolf Larsen...
Evet diyeceklerim bu kadarla sınırlı değil tabiki lâkin okumayanları da sıkmak istemem. Okumayı düşünüyorsanız tereddüt etmeden alın ve yaşayın demek istiyorum.