Ebû Bekir (r.a) şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v) kendisine sevinç verici bir haber veya bir müjde gelince, Allah'a şükretmek üzere secdeye kapanırdı." (217)
Şükür secdesinin açıkça yapılması müstehabdır. Ancak belâya uğrayan kimseyi gören kişinin, kendisi de öyle bir belâya uğramadığı için yapacağı şükür secdesini gizli yapması sünnettir. Ki belâya maruz kalan kişi görüp de üzülmesin.
Şükür secdesinin rükün ve şartları, yani yapılışı aynen tilâvet secdesi gibidir. Yalnız niyet değişir. Bir de secdedeki normal tesbihten sonra şu duâyı okumak sünnettir:
اللهم اكتب لي بها عندك أجراً وضع عني بها وزرا واجعلها لي عندك. كمَا تَقَبَّلْتَهَا مِنْ عَبْدِكَ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلَامُ ذخراً، وتقبلها مني .
"Allah'üm- mektub lî bihâ indeke ecran ve da' annî bihā vizran, vec'alha li indeke zühran, ve tekabbelhå minnî kemâ tekabbelteha min abdike Dâvûd aleyhisselâm." (218)