Zeynep

Her insan, içinde farklı kişiliklerin tohumlarını taşır; bunlar, başka başka insanlara ait, henüz filizlenmemiş potansiyel çekirdekler gibidir. İnsan yaşamı, sadece içerinden birini geliştirir ve o, baskın kişilik haline gelir. Ancak diğerleri de hâlâ içimizde varlıklarını sürdürür. Olgunlaşmamış, eksik, henüz tam biçim kazanmamış olsalar da yine de oldukça somut ve gerçektirler. Baskın kişilik, herhangi bir nedenle zayıfladığında, içimizdeki diğer kişilikler seslerini duyurmaya başlar. Delilik, kötü güçlerin eline düşme durumu, içsel parçalanmışlık işte buradan kaynaklanır. Aynı şekilde, aşk da buradan doğar.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ve her şey betimlenmeye değerdir. Yalnızca azizlerin yaşamları, büyük felaketler, savaşlar ya da kralların evlilikleri değil, bir dokumacının yedinci çocuğunun doğumu, yoksul bir köydeki hasat, Mantes’de bir bakım evinde geçen bir günde bunak bir ihtiyarın gördüğü rüyalar. İnsanlar sezer ki, bu az ya da çok önemli olaylar bir araya getirilip tek bir bütün haline, büyük bir mozaiğin dağılmış taşları gibi, yerli yerine konduğunda yaşam ve ölüm gerçek anlamlarını gözler önüne serecektir.
Edebiyat
Dünya, Tanrı'nın nefesiyle can bulmuş maddeden ibaretti.
Edebiyat
Bir rasyonalist, Descartes'ın takipçisi ve aklın savunucusu olan biri olarak Burling, ruhunun derinliklerinde akıl dışılığın, masalın ve batıl inancın kaynağından su içmeye ihtiyaç duyuyordu.
Edebiyat
Yola çıkarken şunu unutmamak gerekir: Hazırlanmış güzergâhlara, haritalara, önceden ayarlanmış konaklamalara, tesadüflere ve beklenmedik olaylara rağmen, yolları önümüzde açan Tanrıdır.
Edebiyat