Önemsizlik hissini yenebilmek için, kendimizi daha önemli bir konuma getirmeye uğraşmak yerine, herkesin eşit derecede önemsiz olduğunu kavramak gerekir. Bizden birkaç milimetre daha uzun olan insanları kafaya takmak yerine, binlerce kat büyük şeylerin karşısında hayranlık duymayı seçebilir, hayranlık duyduğumuz şeye de sonsuzluk, evren ya da (basitçe ve çok daha işe yarar bir biçimde) Tanrı adını verebiliriz.
Kendimize duyduğumuz güven, başkalarının hayranlığı,
Bizi bir şey olduğumuza ikna ediyor, sinsice,
Türümüzün ortak seviyesini aştığımıza inanıyoruz.
Oysa mezar, boşa çıkarıyor pürüzsüz övgüleri
Ve tıpkı bir dostun acı söylemesi gibi,
Ne olduğumuzla yüzleştiriyor bizi.