"Yavaşlıkla anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bu yüzden de bir şeyi anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık az önce yaşadığı bir olayı unutmaya çalışan insan da elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Yavaşlamak, hayatın içerisinde görülmeyeni, fark edilemeyeni fark etme çabasıdır. Aynı zamanda da bir keyif hâlidir. Modern insan bu keyif halini yitirdiği için kâinatın içinde artık kendisini bulamıyor ne yazık ki."
Türkiye'de, bizim tartıştığımız bağlamda bir "eğitim çevresi"nin eksikliği devam ettiği sürece, eğitim çerçevesi sorunu da çözülemez. Eğitim çerçevesi sorunu devam ettiği sürece eğitim sistemi de, herhangi bir dönemin siyasi iktidarının ideolojisi, politik çıkan, keyfi, isteği içinde anlamlandırılıp biçimlendirilecektir; ki her şeyi sil baştan değiştirecek bir başka iktidar gelinceye kadar. Özetle, düşünsel yönden güçlü, felsefi ve bilimsel temelleri sağlam, uygar bir dünyanın içinde yer aldığının bilincinde insanlardan kurulu bir eğitim düşünürleri kadrosu, bir eğitim çevresi, Türkiye'nin en hayati ihtiyaçlarından biridir. Bu kitap, işte bu eksikliğin altını çizerek belki de Türk eğitim tarihinde önemli bir misyonu yerine getirmektedir.