"Ahu yenge, tam olarak Timur Komutan'ımda ne buldunuz?"
"Adam, Ahuzar için tüm İstanbul'u ayağa kaldırdı. Kanpusu adını her yere kazıdı," diyen masanın ucundaki Cengiz'di. "Sizin tim arkadaşınız. Onu daha iyi tanıyor olmanız lazım. Bu da soru mu şimdi?"
"Valla ben tanımamışım." dedi Barbaros anında, "Yeminler olsun, yıllarca sırt sırta silah tuttuk ama ben bu adamı tanımamışım. Ağzını açıp, ettiği iki kelamdan biri küfürken bu adam nasıl evlendi, oğlum?" Yanındaki Zülfikar'a dönmüş, isyanını ona dökmüştü. "Bu nasıl mümkün olabilir? Adam konuşmuyordu, lan?"
Zülfikar aynı isyanları duymaktan bıkmış gibiydi.
"La, oğlum, bu adamın bu seviyeye gelebilmesi için konuşması lazım." diye isyanını sürdürdü Barbaros. "Konuşmadan böyle olunur mu lan?"
Timur ne denli sessiz kaldıysa hiçbiri şaşkınlığını atamıyordu. En çok da Barbaros.
"Konuşuyor ki," dedim.
Bu defa hepsi şaşkındı. "Ne konuşuyor?" dedi Süleyman.
"Misal?" dedi Aybüke.
"Ay, ben de merak ettim," diyen Gökçen'di. "Azıcık anlat, lütfen."
Murathan hep bu anı beklemiş gibi keyifle baklava yiyordu. Yusuf Ali, Timur'un kinini anladığından olsa gerek bu sefer onun göğsüne tünemiş, bir eliyle amcasının yanağını okşayarak, yatıştırmaya çalışırken diğer eliyle gizliden Güneş'in elbisesinin uçlarıyla oynuyordu.
"Lan, Tönge," diye keyifle bağırdı Doruk. "Adamlara ne yaşattın? Hepsi şaşkınlık içinde."
Mukbil kendince bir çıkarım yapmıştı. "Dostum, adam ekip lideri olana kadar bizi bile ciddiye alıp konuşmadı. Hepimiz bize emir versin diye peşine koştuk. Kendi ekibine on katını yaptığına eminim. Sence şaşırmaları normal değil mi?"
Tim üyeleri daha çok şaşırdı. "Ekip lideri mi?" dedi hepsi aynı anda.
Bunu bireysel olarak en net şekilde dile getiren Aliş oldu. "Kim? Timur Komutan'ım mı ekip lideriydi?"
Kızılgerdan ekibi
Her bayram olduğu gibi, geçtiğimiz bayramda da ölülerimi ziyarete gittim. Bu da tuhaf geliyor gerçi. Artık elleri olmayan insanların ellerini öpmeye gider gibi koştur koştur kendimi mezarlıkta bulmak... Neyse işte, oturdum mezarlara uzun uzun baktım. Tam duygulanacak gibi olmuştum ki, kendimi hemen toparladım. Yaşamın kıymetini ölülerden iyi anlatanı arasan bulamazsın, bunca yıllık mezarlık deneyimimle konuşuyorum bak. Yeraltı edebiyatını git bir de onlardan dinle sen. Mezarlara diyorum, uzun uzun baktım. Yok valla, ölüm benim aklıma hiç yatmıyor. Ne zaman bir şeylerden şikâyet etmeye kalksam bunu düşünüyorum. İşler ne kadar kötü giderse gitsin, sonuçta biz daha ölmedik be Osman.