Seni bir boşluğa attım
gövdemi başka gövdeler bilmeyecek artık
boşluk sesi ol...
hoşluk sesi ol...
sonra dönüp üz beni.
*
Yüzüm yüzünü terk edeli kıştı.
Yeni yeni kıştı.
Kollarım kendi
bacaklarımı sarmıştı.
Fotoğrafta görünmeyen
ışıklar vardı.
Sandalyenin ucuna oturmuştum.
Gözlerim bacaklarıma dolanan kollarıma,
sonra bacaklarıma, sonra daha uzağa,
salondan
da uzağa,
o yok yere bakıyordu. seni bir boşluğa attım
gitmek üzereydim kalktım
boşluk sesi ol...
hoşluk sesi ol...
*
Gözlerimdeki ay ışığı
gözlerinin körlüğü içindi.
*
Hadi benim umarsızım
ben ölmek üzereyim
yorgunluğum da öyle
sabrımın son parçasını da yedim
az önce.
"Sevişirken, sade dünyayı mı, aşkı bile unutur insan. Bir tek o olur. Dünyada bir tek sevdiği insan olur. Ve o olsun diye , o hep olsun diye artık kendisi olmaz.”